ozkanerdem84 @ gmail.com

Hemen yanı başımızda olan komşumuz Suriye’de 2011 yılında bir iç savaş çıktı.  Bu savaş esnasında binlerce kişi ölürken, milyonlarca kişi de canını kurtarmak pahasına ülkesinden hicret etmek, göç etmek zorunda kaldı.

Birçok ülke bu göçmenlere sınır kapılarını kapatırken Türkiye ise sınır kapılarını açıp savaş mağduru milyonlarca Suriyeli insanı bağrına bastı, ülkesinde barındırdı. Türkiye’nin bu tutumu batılı birçok ülke tarafından hayranlıkla izlendi, takdirle yad edildi. Türkiye’nin sınır kapılarını açacağını öngöremeyen o batılı ülkeler, sınır kapılarını kapatmakla yaşadıkları mahcubiyeti gizlemeye çalışırsalar da, beceremediler.

Devletimizin öncü kadroları sayesinde Suriyeli sığınmacı kardeşlerimize sağlık, barınma gibi konularda yardımcı olmanın yanı sıra; Türkiye kültürüne ve Türkiye eğitim sistemine uyum sağlamaları açısından da bir proje başlatıldı.

Bu proje “Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi” olup, amaçlanan en önemli hedef “Ülkemizde geçici olarak korunan Suriyeli kardeşlerimiz için Türkiye’deki eğitim olanaklarına erişimlerine katkı sağlamak” şeklinde. Proje kısaca “PICTES” olarak telaffuz edilmekte ve proje ile ilgili haberler, duyurular pictes.meb.gov.tr adresinden yayınlanmakta.

Milli Eğitim Bakanlığı ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından ortaklaşa imzalanan bu proje ilk defa 3 Ekim 2016 tarihinde başlatılmış olup 2 yıl süre ile sınırlandırılmış ve Ağustos 2018’de sonlandırılması öngörülmüştür.

Hem ülkemiz açısından hem Suriyeli kardeşlerimiz açısından oldukça önemli olan bu projede 6200 Öğretmen görevlendirildi.

Projede görev yapan tüm öğretmenler KPSS’ye girmiş, aldıkları yüksek puanlar neticesinde mülakata alınmaya hak kazanmış, mülakatı başarıyla geçmiş, güvenlik araştırmasından da temiz bir şekilde geçtikten sonra göreve başlamaya hak kazanmışlardı.  

Yani, günümüz koşullarında yapılan öğretmen alım atamalarında bir Sözleşmeli Öğretmen hangi basamaklardan geçip göreve başlıyorsa PICTES projesinde görev alan 6200 öğretmen de aynı aşamalardan geçip göreve başlamışlardı.

Sözleşmeli öğretmen arkadaşlar özverili, gayretli, çalışkan arkadaşlardır; haklarını teslim edeyim. Yalnı PICTES projesinde görev yapan öğretmen arkadaşlar, aynı aşamalardan geçip görev yapan Sözleşmeli Öğretmenlerden daha zor fiziki koşullarda çalışmaya başladılar.

Soğuk ve çamurun bol olduğu çadır kentlerde, ya da şehir merkezinden uzak konteynırlarda çalıştılar. Veyahut il milli eğitim müdürlüklerinin belirlediği bazı okullarda örgün eğitimdeki çocuklar dağıldıktan sonra bu okullarda Suriyeli çocuklara eğitim verdiler. Üstelik bu 6200 öğretmenin çoğu ailelerinden uzakta, kendileri ise başka illerde görev yapıp bu zorluğa katlanıp Suriyeli kardeşlerimize dilimizi, kültürümüzü, ülkemize ait değerleri öğretmeye çalıştılar.  

Yazılarımı takip eden kadrolu, sözleşmeli, hatta ücretli öğretmenlik yapan okurlarla konuştuğumda PICTES’li bu öğretmenlerin çalışma koşullarının zor olduğu ve empati yaptıklarında böyle bir ortamda çalışmak istemediklerini dile getirip, gösterdikleri özveri ve gayretten ötürü bu öğretmenleri tebrik ettiklerini dile getirdiler.

Gerçekten de şöyle bir düşününce savaş mağduru bu çocuklara öğretmenlik yapmanın kolay olmadığını anlıyor insan; Zengin iken bir anda yoksulluğu yaşamış ve fakirliğe maruz bırakılmışlardır, çaresizlik içerisinde beklemişlerdir, mermilerin havada uçuştuğu, kanların akıtıldığı, insanların öldüğü o iç savaşa tanıklık etmişlerdir.

Bu çocukların çoğunun psikolojileri bozulmuştur, ruhlarında derin yaralar ve giderilmesi oldukça zor olan izler vardır. Yaşadıkları travmaları atlatmaları kolay değil, belki de imkansız değildir. Yetim ve öksüz olmalarının çaresizliğini yaşıyorlardır.

Bu projede yer alan tüm öğretmenler, bizler adına, tüm halkımız adına mazluma uzanan birer nefer, birer el oldular; Suriyeli çocukların imdadına koştular, yaralarını sardılar, dertlerine deva, ruhlarında açılan hastalığa şifa olmaya çalıştılar. Bunların hepsini büyük bir özveri ve gayretle yaptılar.

Bana mesaj gönderen bir PICTES’li öğretmen “Sadece dil öğretmek değildi amacımız hiçbir zaman. Kültürümüzü de aktarabilmekti önemli olan. Öğrencimizin ağzından dökülen ‘Öğretmenim keşke Atatürk’ü görme şansımız, Erdoğan ile konuşma imkânımız olsa’ cümlesi ile başka şeyleri aktarabildiğimizi, yüreklerine belleklerine başka sevgileri de nakşedebildiğimizi anladık” diyordu.

Bir başka öğretmen ise; “Bizler bu işe inandık.  Başka ülkelerin sırt çevirdiği Suriyeli miniklere bizler kucak açtık. Yaralarına merhem olmaya çalıştık. Bir uçak sesinden ürken ve kaçacak yer arayan öğrencinin psikolojisini düzeltmek kolay olmadı” diyordu.

Savaş ortasında kalmış, mağdur olmuş bir çocuğun, savaşsız bir ortamda gökyüzünden geçen bir uçak sesinden ürkmesi…

Hakikaten zor bir meslek öğretmenlik; yüreklere dokunmak, sevgiyi anlatmak, sevgiyi yaşatmak gerekiyor. Çoğu PICTES’li öğretmenin bunu başarıp, üstesinden geldiğine inanıyorum.

Bir PICTES’li öğretmen bana gönderdiği mesajda “Öğretmenim seneye de siz olacaksınız, değil mi?” diye sorduğu soru karşısında çaresizce “inşallah” demekle yetindiğini yazmıştı.

Ailelerinden uzakta…

Zaman zaman bazı okul idarelerinin “Bu kadar çabaya gerek yok hocam. Geçicisiniz” sözüne rağmen aşkla şevkle çalışan…

Fiziksel yorgunluktan hiç şikayet etmeden özveri ile Suriyeli çocuklarla ilgilenen…

Hayalleri yıkılan çocuklara umut, ümitleri yıkılan minik yavrulara ışık, korkutulup ürkütülen savaş mağduru çocuklara cesaret ve motivasyon olan…

Ağlayan yüzlerde tebessüm, kırılan yüreklerde sevgi, vatansız mektepsiz çocuklara hem vatan hem mektep olan bu PICTES’li öğretmenler büyük bir umutla bekleyiş içindeler…

Zaman geçtikçe, projenin sonuna doğru yaklaştıkça görevlendirmeleri bitecek olmaları nedeni ile hepsinin aklına endişeli olarak “Ne olacağız?” sorusu var.

Devlet büyüklerimiz, devletimizin öncü kadroları gerçekten son zamanlarda ülke genelinde ülkemizin bekası, milletimizin refahı için çok güzel işler başarıyor. PICTES’li öğretmenlerin beklentisi devletimizin bir güzellik daha yapıp onları KHK ile, sözleşmeli öğretmenlik statüsün almaları yönünde.

Savaş mağduru, ruhlarında derin yaralar olan Suriyeli binlerce yüzü güldüren PICTES’li öğretmenlerin yüzünü devlet büyüklerimiz bir KHK ile güldürür mü, bekleyip göreceğiz…