beycosan @ hotmail.com

15 Temmuz gecesi, FETÖ tarafından meşru hükümete karşı cüret edilen darbe girişimi ve ihanet kalkışması, bir milletin tarihinde derin izler bırakacak, kolay kolay hafızalardan silinmeyecek öneme haiz bir olaydır.

Olaydır dediğime bakmayın siz, mazisi tarihe yön vermekle maruf bir milletin yeniden tarih sahnesine çıktığı bir diriliş / uyanış gecesidir o gece.
15 Temmuz'un 1.yıldönümü hafta boyunca çeşitli etkinlik ve anmalarla hem milletin destansı geri dönüşü ve muhteşem direnişi kutlanacak, hem de canlarını vatanı uğruna feda eden 249 şüheda rahmetle, minnetle ve dualarla yad edilecek, 2 bin 193 gazimiz ziyaret edilerek minnettarlığımız bildirilecek kendilerine.
Bu vesileyle şehidlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize sıhhat ve afiyetler diliyorum.

Lider...
15 Temmuz, liderin liderliğinin tescillendiği gecedir. O lider ki, "lider taşın arkasına saklanırsa, millet dağın arkasına saklanır" sözünü haklı çıkarırcasına ve canı pahasına sadece milletini meydanlara, havalimanlarına davet etmekle kalmamış, onlarla birlikte omuz omuza vererek darbeye "dur" demiştir.

Bugün, o geceye ait yeni ortaya çıkan görüntüler de gösteriyor ki, havaalanından darbeciler tarafından yol verilerek ayrılan ve soluğu belediye başkanının evinde alan, milletin direnişini HD kalitesiyle, ayağında terliğiyle kahvesini yudumlarken izleyen adamdan lider olmuyor işte.

Milletin asil duruşu... 
15 Temmuz, milletin cesaret ve ferasetinin tescillendiği tarihi bir dönüm noktasıdır aynı zamanda. Asil bir duruş sergileyen, tankların önüne yatmaktan imtina etmeyen, şehadete göz kırpan, ölüme adeta meydan okuyan bir milletin yeniden doğuşuna şahit oldu dost-düşman herkes.

Menderes ve arkadaşlarının idamını çaresizce / sessizce izleyen millet yoktu artık karşılarında.

28 Şubat sürecinde, Erbakan Hoca'ya ve temsil ettiği zihniyete reva görülen muameleye rıza gösterip sineye çeken bir millet bekleyenler fena halde yanıldılar. Özüne / köküne dönmüş, üzerinde oynanmak istenen oyunun farkına varmış, cesaret ve ferasetini cümle aleme göstermiş bir millet gördü herkes o karanlık gecede.

Minarelerden yükselen salalar...
15 Temmuz, hiç şüphesiz ezan, bayrak, vatan diyenlerin gecesiydi. Gecenin bir yarısında tüyleri diken diken eden salaları, sabah ezanlarını huşu içinde dinleyenlerin önünde kim / kimler durabilirdi ki?

O gece meydanlara çıkma cesaretini gösterenler, minarelerden yükselen muhteşem salaları dinlerken, hıçkıra hıçkıra gözyaşı döken sayısız insan manzarasına mutlaka şahit olmuşlardır.

İhanetin zirvesi... 
O gece, vatanına / milletine / bayrağına / milletin değerlerine ihanet edenlerin gözü dönmüşlüğüne, ihanetin ne idüğüne ve nasılına tüm çıplaklığıyla şahit olduğumuz sabahı aydınlık olan kapkaranlık bir geceydi kuşkusuz.

Nasıl pervasızca tankları insanların üzerine sürdüklerine, Gölbaşı Polis Özel Harekat Merkezi'ndeki yiğitlerin üzerine nasıl acımasızca bomba yağdırdıklarına, TBMM'yi bile bombalamaktan çekinmediklerine şahitlik etti bu aziz millet.

Nasıl unutulsun ki?

Unutulabilir mi bu ihanet?

Ve kendi kaygısının peşine düşenler... 
Bütün bunlarla birlikte 15 Temmuz gecesi, gelecek kaygısı ülke kaygısının önüne geçen hesapçı / menfaatçi bir kitlenin de hiç azımsanmayacak kadar aramızda var olduğunun ispatlandığı bir gecedir.

Darbe girişiminden haberdar olur olmaz soluğu bankamatiklerde ve AVM'lerde alanlar, darbenin gidişatına göre konumlananlar, sosyal medyada sessizliğe bürünenler, üç-beş gün tepki vermekten, yorum yapmaktan bile kaçınanlar, ihanet gecesinin apaçık kayıpları ve kaçaklarıdır. Şüphesiz onlar kaybedenlerdir, dik duramayanlardır.

 
O gece dimdik duranları unutmadık, duramayanları da,
Meydanlara koşanları da unutmadık, soluğu marketlerde / AVM'lerde alanları da,
Direnişin destanını yazan kahramanları da unutmadık, ihanette zirveye koşanları da,
Şehitlerimizi de unutmadık, gazilerimizi de,
Darbe gecesi milletiyle destansı bir mücadeleye imza atan lideri de unutmadık, sığındığı evde milletin direnişini belki de iç geçirerek izleyen ve bugün yargılanan darbecilere "adalet" isteyerek kontrollü yürüyenleri de,

İhanet girişimini itibarsızlaştırma ve sulandırma peşinde olanları da, "kontrollü darbe" ve "20 Temmuz darbesi" safsatasını ortaya atanları da unutmadık,

Unutmayacağız,

Unutturmayacağız.