cvtykgm @ gmail.com

SİYASİ PARADİGMA MI?

MEYVE SEBZE TANZİM Mİ?

YOKSA DANS MI?

          Seçimleri seçime giren partilerden daha büyük bir heyecanla bekleyenler varsa o da mevcut hükumeti düşürmek ya da bir şekilde devlet idaresinde etkin olmak isteyen batılı dostlarımız (!) ve onların; umduklarını muhalefetten bulamayacaklarını anlamaları dolayısıyla, özellikle Ak Parti küskünlerinden oluşan küçük bir zümredir. Bu iki zümrenin kendi adına oluşturabileceği bir paradigma olmayınca ya da mevcut iktidar onların neredeyse tüm oyunlarını boşa çıkaran hamleler yapmaya devam ettikçe dolardan patatese, soğandan toplum nezdinde alay konusu olan cücük vaatlere varıncaya kadar bu güne kadar görülmemiş enteresan sahnelere şahit oluyoruz.

          Bu seçimin kaybedeni ve kazananından daha çok bunlar akılda kalacak gibidir. Sol siyaset fikir, heyecen ve proje üretmekten uzak olmaya devam edeceğe benzer. Kendi kemikleşmiş oyunun dışında kendi tarafına çekebileceği yakın oylara bile bir güven telkin etmekten oldukça uzak bir seyir halinde bulduğuna şükreden bir çizgide berdevam olacağa benzer. Hoş farklı bir şey üretmek ve umut vermek için çabalarken bile bazen sanki bilerek yapılıyor hissi uyandıran tuhaf hal ve tavırlardan da geri durmuyorlar. Kendisine ait yeni ve eski belediyelerde ki ekonomik kokuşmuşluk ve çöküşü gözlerden saklamaya çalışarak asgari ücret konusunda AGİ ile beraber her yerde mevcut olan durumu allayıp pullayıp 2200 tl olduğu savıyla vaatte bulunması bunlardan sadece birisi.

          Sol; belediyeleri en son Refah Partisi’nden önce almış ve büyük çoğunluğunu batırmış olarak teslim etmişti. Kaybettikleri bir kaç belediye dışında ki onlar da genel seçimlerde de oyları yüksek olan yerlerdir bir daha geri alamamış olmasını sadece siyasi beceriksizlikle açıklamak aşırı iyi niyet ve saf dillik olur. Ancak beraberinde başarısız olmalarına rağmen ısrarla kazanmaya devam ettikleri yerlerin olması da bir başka ilginç durumu ortaya serer. Netice itibariyle doksanlı yıllarda Refah belediyeciliği ile hizmeti tatmış olan insanlara söyleyecekleriniz başarılı bir iktidar ve belediyecilik ortaya koymuş olan bir partinin manifestosunu form değiştirerek bir de fazla madde koyarak sunmak olamaz herhalde.

          Sadece konuşma ile ancak taraftarlarınızı yanında tutabilirsiniz. Ancak tümüyle yeni bir kavramsal bütünlük ve içerik taşıyan beyanlar ve alanda ki örnek uygulamalarınız bir miktar çevre oyların size akmasını sağlayabilir ki bu da Sol'a belediye kazandırmaya yetmeyecek düzeyde kalır. Her pazarın kendi dili vardır ve bu dili orada güçlü olanlar belirle ki bu seçimlerde de böyle olmuş manifestolar atımasını Ak Parti kazanmıştır. Çünkü kullandığı dil ve yaptığı icraatler uyum içerisinde. Ve son zamanların profesyonel siyaset üretme becerisini hala elinde bulunduruyor olması da ayrı bir avantaj oluşturmaktadır. Yapılan ittifaklar seçmen sayıları veya bölgesel hassasiyetler çerçevesinde yapılırken ulusal çapta ortaya çıkacak sorunların hesap edilmediği de ayan beyan ortadadır.

          Şişli hatası soldan belediye kaybının önünü açar mı bilinmez ama benim olsun küçük olsuncu bir genel başkanla zaten başkası da olmaz gibiydi. Sol'un yeni dönemde umut oluşturmak adına parti ismi değişikliği yaşama ihtimaline kapı aralanır gibi de bir durum var sanki. Çünkü isteseler de özellikle hem şehri mutena semtleri ya da elit kesimine hitap eden hem eski ifadeyle varoşlara ifade eden bir siyasi organizasyonun karşısında bir varlık gösteremeyeceklerini onlar da bal gibi biliyorlar. Merkezi hükumetin dul, yaşlı, engelli ve benzer mağdur insanlara yaptığı desteklemeler yerel yönetimlerin sosyal destek müdürlüklerinin yaptığı faaliyetler dikkate alındığında işlerinin zor olduğunu kendileri tarafından dahi kestirmek zor olmasa gerektir.

         Ancak işin en zorunu genç ve İmamoğlu olmasına rağmen Ekrem beye yüklemiş olduklarını alan ziyaretlerinde fark etseler de iş iten geçmiş oldu. Adamcağız partisinin hatalarını değil savunmak, izah etmek kabullenen bir tavırla destek isterken genel seçimde Tayyip Bey’ e verebilirsiniz bu seçim için ve bana desteğinizi istiyorum tarzı cümleler kurması hem işinin ne kadar zor olduğunu hem de daha şimdiden bayağı moralinin bozuk olduğunu göstermektedir. Aslında benim İmamoğlu’na bir tavsiyem var. Nasıl olsan kazanamayacaksan şöyle şatafatlı ve partinin güçlü olduğu bölgeler kapsayan ve milletle birebir değil de mitingler yaparak çalışırsan iyi olur. Çünkü vatandaşla yakın yaptığın her diyalog senin için puan kaybına vesile oluyor bilesin. Mizansen olanlar ise karın doyurmuyor.

          Gelelim yeni bir paradigmayı nasıl oluşturabileceğine muhalefetin. Aslında bir yazar için çok kolay değil bu ve koca koca partilerin çuvalladığı bir mesele olması bakımından tehlikeli sular olarak bile kabul edilebilir ama ben denemekten vaz geçmeyeceğim.

1) Öncelikle eski bilgileri ve mevcut belediyelerde ki hatalarımızdan ders aldık demek suretiyle başlasanız fena olmaz. Çünkü eski yeni ne kadar belediyeniz varsa tam bir fiyasko. İzmir şurada herkesin bildiği üzer vaziyet malum.

2) İkinci olarak sahte değil samimi olarak milli duruşlar sergilemeniz gerekir. Yani hükümet ne derse desin ne yaparsa yapsın makul bir siyasi parti ya da ittifak olarak sağlam br duruş sergileseniz bu konularda çok yararlı olacaktır.

3) Üçüncü olarak afaki olmadan özellikle mevcut belediyelerin neler yaptığına bakıp yapılmış şeyleri yapacağız diye değil de yapılmamış şeyleri bularak vaat etmek.

4) Dördüncüsü özelde İstanbul ve genelde tüm büyükşehirelerde toplu ulaşım, su, konut ve tabela vergileri ve benzer hususlarda indirim yapacağınızı vaat etseniz.

5) Her şehri kendi bölgesel imkan ve ihtiyaçları açısından analiz ederek bunların temini için adı konmuş projeler önerirseniz. ( Zira adı konmadan Proje dediğinizde inandırıcılık içermemektedir.)

6) Şehrin varlıklarını değerlendirip hem yerel anlamda hem turistik anlamda ziyaretçilerle şehir ekonomisine yarar sağlayacağınızı vaat etseniz.

7) Şehirlerde yerel borsalar kurmak suretiyle üretilen ürünlerin değerinde ve geniş alana pazarlanmasında öncülük edeceğinizi vaat etseniz.

8) Organize sanayileri kurup küçük atölyeler ile üretim merkezleri oluşturcağınızı ve genç istihdamı ile şehirlere canlılık kazandırmayı vaat etseniz.

9) Nerdeyse her şehirde kurulmuş üniversitelerle işbirliği yaparak ortak Arge ve  üretime yönelik çalışmaları yapmayı vaat etseniz.

10) Her şehrin kendine özel bir çözülememiş meselesini tespit etmek suretiyle o hedefin çözümüne dair çaba sözü verseniz.

11) Eski şehir değelerini, mimarisinden sokaklarına ve harabe evlerin tamirinden hatırların korunmasına kadar hassa çalışmalar husunda güvence veren bir kampanya yapsanız.

          Bir zamanlar sizin liderinizin de dediği gibi tüm bunları ben söylesem de galiba bu saatten sonra sizi ben bile kurtaramayacağım.

          O zaman dans…

          Vesselam

          Cevat YEK

          12.02.2019 02:00