ajanskamu @ gmail.com

Bilmiyorum, bilseydim bu yazıyı kaleme almazdım.

Yine de bana sorarsanız Hüseyin Soner Yalçın için şöyle derim:

Onun alametifarikası çokça kullandığı komplo teorileridir. Fabrikatörün tezgâhında yetişmiş biri olduğunu ürettiği sayısız komplo teorisinden anlamak mümkün. Bu işler böyledir. Sen onun-bunun hakkında sayısız komplo teorisi üretirsen birileri de senin hakkında hesapsız komplo teorileri üretir.

Rakamı tam olarak bilmiyorum ama Yalçın. 30 küsur kitap yazmış.

Ortalama her biri 400 sayfa olsa 12 binden fazla sayfa sayısı eder.

Araştırmacı bir yazar olduğu söyleniyor.

Yazdığı kitapların her bir sayfasının şekil alması için bir gün araştırma yaptığını varsaysak bu kitapları yazması ona 30 yılı aşkın bir süre lazım.

Adam dinlenmemiş, tatile gitmemiş, hastalanıp ara vermemiş, arkadaşlarıyla eğlenmemiş, sadece çalışmış desek ancak böyle olur.

Kimsenin böyle bir hayatının olamayacağına göre bir "araştırmacı yazar" için 30 küsur kitap yazmış olmak nereden baksan 50 yıl alması gerekir.

Hüseyin Soner Yalçın zaten 55 yaşında.

Bir yandan da habire köşe yazısı yazıyor ve ona vakit ayırıyor.

Otuzdan fazla kitap yazmış olması bana biraz garip geliyor, sizce de öyle değil mi?

 Bizatihi Yalçın, bu minvalde bir açıklama yaparsa birlikte öğrenmiş olacağız.

***

Etrafımızda akşamdan sabaha ne olacağını kestiremediğimiz bir vasatta ben niye Soner Yalçın’ı konu ediniyorum?

Açıklayayım.

Geçen günlerde bir yazı yayınladı.

Her zaman olduğu gibi makaleyi Oda tv Sözcü gazetesinden naklen verdi.

Geçmişine öykünmüş olacak ki yazısında Maocu Komünist Çin’e methiyeler düzmüş.

Olabilir, adam aidiyetini belli etmiş, diyebilirsiniz.

Ancak öyle değil.

Çin’den ve komünist yöneticilerinden sıtayişle bahsedeceğim derken kel alaka kurarak imam hatiplileri diline dolamış.

Merak edenler için yazının linkini zaruretten buraya yazıyorum:  https://odatv.com/imam- hatipli-olmayani-yeteneksiz- sayanlar-bu-mucizeyi-merak- ediyor-mu-02012039.html

Makalenin içeriğini teğet geçiyorum.

İmam hatipliler hakkında zımni yersiz mesnetlerle dolu.

Aslında zahiren imam hatiplileri suçlayan ifadeler yok.

Çinli komünistlerin faziletlerinden dem vurarak imam hatipli olmayanları yeteneksiz görenlere laf sokmuş oluyor, sanki “kabiliyet” denen cibilliyeti sadece imam hatiplilere has bir özellik olarak görenler varmış gibi.

Her zaman ki gibi yeterli araştırmayı yapmamış, önüne servis edilen yazıya bir iki dokunmuş bu arada kel alaka bir başlık atmış deyip istihfaf ederek geçebilirsiniz.

Ben burada bir ayrıntıyı izhar edeceğim.

Mezkûr yazıda sözü edilen kitap Giray Fidan’ın çevirisiyle Kopernik Kitap isimli yayınevi tarafından Ağustos 2019’da yayınlanan bir eser.

Anladık ta ne var bunda, dediğinizi duyar gibiyim.

Olan şu: Yalçın’ın Komünist Çin’i yücelteyim derken kel alakalı bir şekilde imam hatiplilere değer verenlere laf sokmaya çalışmıştı ya.

İşte o kitabı yayınlayan Kopernik Kitab’ın sahibi de bir imam hatip lisesi mezunu.

Ha, bir şey daha Yalçın’ın imam hatip nefreti neden bu kadar koyu?

İnsan üzerine makale yazdığı kitabın yayınevinden hiç söz etmez mi?

Soner Yalçın bu, bildiğiniz gibi.