ajanskamu @ gmail.com

Memur ve memur emeklileri için 2020-2021 yıllarını kapsayacak Toplu Sözleşme görüşmeleri yarın başlıyor. 3.2 milyon memur ve 1.9 milyon emekli memurun mali, özlük ve sosyal haklarında ne tür iyileştirmelerin yapılacağının belirleneceği toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde çalışan kesimin sözleşmeden çıkacak sonuçtan çok da ümitli değil. Çünkü sözleşme masasına oturulmasa da hükümetin vereceklerinin değişmeyeceği, yetkili sendikanın sadece görüntüsel bir etkisinin olduğu artık herkes tarafından kanıksandı. 2013, 2015 ve 2017 toplu sözleşme görüşmeleri de bunu doğruluyor zaten.

Özgür Eğitim-Sen MYK Üyesi Bekir Birbiçer, toplu sözleme öncesi kaleme aldığı seri yazılarda işte bu durumun altını çiziyor:

Sendikal örgütlenme, dünyada sanayileşme ile ortaya çıkan işçi sınıfının hak ve çıkarlarını korumak amacıyla yapılanmıştır. İşçilerin, insanlık dışı ağır çalışma koşulları altında, uzun çalışma saatlerinde, sefalet içinde yaşamalarına neden olan düşük ücretler karşılığında çalıştırılmaları, işçilerin güç birliği ederek haklarını savunmak amacıyla sendikal örgütlenmeyi başlatmalarını beraberinde getirmiştir. Yalnız, yasal olarak kurulabilmek bile yaklaşık 100 yıllık bir mücadeleyi gerektirmiştir. Tüm ülkelerde verilen mücadeleler, ödenen bedeller sonucunda çalışma şartları ve çalışanların mali ve özlük hakları bugünkü insani seviyesine ulaşmıştır.  Zamanla kamu çalışanları da sendika çatısı altında örgütlenmiş ve işçi sendikaları kadar derinlikli bir maziye sahip olmamakla birlikte mali ve özlük hakları bağlamında pek çok kazanım elde etmişlerdir.

Yazının Devamı İçin TIKLAYINIZ