dumanselehattin @ hotmail.com

 

Türkiye’ye S400 ler geldi; hiç bir şey olmadı. ( Bir şey olmayacağı anlamına gelmiyor bu.)

İstanbul’u CHP aldı kıyamet kopmadı. ( Çok şey görüp hatırlayacak İstanbul Seçmeni.)

PKK gibi binlerce insanın katili olan bir terör örgütü siyasette son derece etkili olarak seçim sonuçlarının istikametini ve ayarlarını bozdu.

İstanbul gibi değerli bir şehrin ismi gayri ahlaki bir sözleşme ile özdeşleşti, kimsenin gıkı çıkmıyor ya da sahiplenenler geri adım atmıyor, değişen bir şey yok.

Belediyelerde işçi kıyımı ve sendikal baskı var, Ankara’ya yürüdüler bitti.

Suriye’de Zalim Esed her geçen gün gücünü topluyor, İdlib’e bomba yağdırıyor dünya 3 maymun.

İsrail Golan Tepelerini işgal ediyor, Trump ben onayladım diyor, BM, Nato ve Dünya seyrediyor.

Yemen ölüyor, ses yok; İran ile savaş beklenirken orada tuhaf bir durgunluk ve değişim söz konusu.

İsrail bir yandan Afrika turu yaparken bir taraftan Suudi Arabistan ve Bae ile aşk yaşıyor, şaşkın bakışlarla izliyoruz.

Gün aşırı eşini, çocuklarını ve kendini öldüren insanlar haberlerde hissizce aktarılıyor,

Maganda’nın biri hatta ikisi aracında ki aileye saldırıyor, tahliye ediliyor, seyrediyoruz.

Okullarında eğitimlerinin belli aşamasını geçmiş öğrenciler bir üst kısıma kayıt yaptırıyor, okullar destek bekliyor veliden, veli önce nereye ve nasıl şikayet edeceğini öğreniyor.

Suriyeliler ülkemizi alttan alta işgal ediyormuş gibi ucube konuşmalar yapan Prof’lar (!) Vekiller ekranlarda boy gösteriyor, savunanlar yüzüne gözüne bulaştırıyor, yanlış doğru gibi algılanıyor.

Hükumet ülkeyi savunuyor muhalefet adam öldürüyor '' Katil Devlet '' diyor.

PKK’ya destek olmak için açıklama yapan akademisyenler (!) haklı bulunuyor (?), siyasiler seçmenden çekinmeden ulusal güvenlik konusu olan bir meselede az kalıyor terör örgütünü desteklediğini beyan etsin.

Aileler birer birer dağılıyor, yirmi yıldır görmediği karısına nafaka ödemeye mahkum edilen erkek başta kadınlardan ve bu kanunlardan nefret eder hale gelmiş sesini duyan yok. Hem de daha önce banka üzerinden ödememiş olduğu ( elden ödenen) tüm nafakaları tekraren ödettiriyor hakim.

LGBT-İ Sorosçu vakıflarca desteklenerek ülkenin ve yeni nesillerin kanına girmek üzere sokaklara, medyaya her yere tacizde bulunuyor, Rusya’nın LGBT-İ yi yüz yıl boyunca yasakladığı haberini bile tahlil edemiyoruz toplum olarak.

Sosyal Medya alabildiğine içine çektiği büyük sayıda insanla özgüveni eksik, ahlak seviyesi düşük bir toplum inşa ediyor gözümüzün içine baka baka. Eğitim kurumları ve yasal düzenlemelerin hatta ailelerin bile aciz kaldığı bir yeni dönem yaşıyoruz bu bağlamda.

Taciz ve tecavüzlerle ilgili önemli tedbirler alınırken varlığı iğdiş edilmiş, pelte haline getirilmiş bir erkek profili oluşturuyor, kadını ve erkeği ile izlemeye devam ediyoruz.

Topluma zarar verdiği için yasaklanan evlilik programlarının yerini alan ve hafiyeciliğe soyunan kanallar, programlar içten içe kemiriyor tüm değerlerimizi; seyrediyoruz !!!

Her hangi bir konuda yapılan yanlışa din adına açıklama yapan diyanet her geçen gün daha bir değer kaybına uğratılıyor,

Cemaatler çıldırmış gib davranırken, cemaat ve tasavvuf düşmanlığı dini hassasiyetleri birer birer alaşağı ediyor anlayamıyoruz.

Her geçen gün neredeyse hiç bir ortak değeri kalmayacak bir kitle haline getiriliyoruz ve sadece seyrediyoruz. Tüm kavramlarımızın altı oyulurken milli şahsiyetimizle ilgili kayıpların hesabını tutamıyoruz.

Sevgimiz sahte, öfkemiz nefsi, mutluluğumuz bireysel, sözümüz güvenilmez, samimiyetimiz lakayt, alış verişimiz aldatıcı. Siyasetimiz kirli, Ekonomimiz ( hem bireysel hem ulusal anlamda) batak, Vefamız hesaba bağlı. Okuyanımız az, bilenimiz çok. Anlatanımız çok yaşayanımız az. Masallar tatlı gerçekler acı.

İbadet te gizli günah ta derlerdi şimdi tam tersi ibadet gizli günah aşikar. Muhafazakarlaşmıyor aksine gevşiyoruz. O kadar ki başı örtülü annenin yanında ki çocukları o aileye ait olduğunu anlamak imkansızlaştı. Yetiştirdiğimiz nesillerin ibadet ile bağlantısı bizim yedirdiğimiz lokmalar ve kendi dönüşümümüzle paralel ilerliyor. Sapkınlık adeta alışılmış bir hal alıyor. Hem de her cihetle sapkınlığı normal karşılar hale geliyoruz.

Ulaşmak istediği hedefe her şeyi mübah gören anlayışın her kesimde kazandığı yaygınlık derecesi ürpertici boyutlara ulaşmış durumdadır. Yakalanmayacağını bilse herkes aklına geleni yapacak hale gelmiş vaziyette maalesef. Burada bir kelam-ı kibar aktaralım.

‘’ Her günah sarhoş etseydi ayık insan bulamazdınız. ‘’ Neredeyse keşke öyle olsa da herkes herseyi fark etse diye dua edecek hale geldik.

Ortak ve milli değerlerin bile sorgulanı hale geldiği bir zaman ve zeminde ne siyaseten ne ekonomik ne de ahlaki ilerlemeden, kalkınmadan söz edemeyiz. Her şeyin nihai hedefi menfaat olunca herkes kendi aklınca menfaatini güdecektir. Neticede kimse ne diğeri için ne de toplum için bir fedakarlık yapmayacaktır.

Böyle bir durumda ne çevremize ne rakiplerimize ne de Dünya’ya söyleyeceğimiz hiç bir sözümüz kalmayacaktır.

Ya vaz geçeceğiz, vaz geçmeyi öğreneceğiz ya da böyle giderse Tükeneceğiz, tükenmeye devam edeceğiz.

Vesselam

Selehattin DUMAN

01.08. 2019 03:52