ufukdilekci @ gmail.com

FEN, SOSYAL, MESLEKİ, SANAT VE SPOR ORTAOKULLARININ AÇILMASI

         Ülke olarak eğitim üzerine derin tartışmalar yapıyoruz. Eğitim sisteminin içinde ve dışında olan herkes, eğitim adına fikirler üretebiliyor. Ama birçok fikir üretmemize ve çoğu yaptığımız uygulamalara rağmen, eğitim çıktılarımız hiç bir zaman istediğimiz noktaya ulaşmıyor.

      Eğitimin uzun bir süreç olduğunu unutup, yaptığımız temelsiz derin müdahalelerle eğitimi istendik hale getirmeye çalışıyoruz. Akademik eğitimi günden güne artırarak öğrencileri yazılı kâğıtları ve çoktan seçmeli sınav kâğıtlarına bağımlı yapıyoruz. Yoğun olarak vermeye çalıştığımız akademik eğitimin bir sonucu olarak da özellikle başarılı olmak için çabalayan öğrencilerimizi asosyal bir kişilik haline getiriyoruz. Öte yandan zihinsel ve fiziksel yetenekleri farklı olan öğrencilerimizi de akademik eğitimle boğarak eğitimden soğumalarına neden oluyoruz. Ülkemize hizmet edecek başarılı insanları keşfedemeden eğitim sisteminden eliyoruz. Eğitim sistemimizin “Bir balığı ağaca çıkma yeteneğine göre değerlendirmekten hiçbir farkı olmadığı ve bu balığın da değerlendirme sonucu bütün hayatını başarısız olduğuna inanarak geçireceği” gerçeği olduğu apaçık ortadadır. Bu gerçeklik de yanlış mesleki yönlendirmelerle kişinin bütün hayatını mutsuz ve psikolojik sorunlarla geçirmesine sebep olmaktadır. Kişinin mutsuzluğu ve psikolojik sorunlarının sebepleri psikoloji bilimini ilgilendirirken, kişinin sorunları toplumu etkilediğinde de bir sosyoloji sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

          Yetenek eğitimlerine yönlendirme yaşı kaç olmalı? Nasıl yapılmalıdır?

      Aslında yetenekten kasıt, öğrencilerin fiziksel olduğu kadar zihinsel yeteneklerinin de keşfedilmesidir. Zihinsel yeteneklerin de süreç içerisinde kendilerini nasıl geliştirdiklerini öğrenciler üzerinde yapılan bilimsel araştırmalardan rahatlıkla anlayabiliriz. Bu yaşlarda kişiye verilecek olan eğitimin yüksek derecede başarı getireceği hem kişi için hem de ülkemiz için faydalı olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

           Sayısal, sözel, mesleki, sanatsal ve sportif alanlara yönlendirme yaşı ilkokul çağından hemen sonra yapılmalıdır. Okullarda kurulacak yetenek seçimi için eğitim almış bir kurul ve öğretmen yönlendirmeleriyle, öğrenci yeteneklerini rahatlıkla keşfedebiliriz. Özellikle de sınıf öğretmenlerimizin öğrencinin sayısal, sözel, mesleki, sanatsal ve sportif yetenekleri hakkında en net bilgiyi verecek ve yetenek yönlendirmesi yapacak yetkinliğe sahip olduklarını düşünüyorum. Yapılacak yönlendirmeler sonucu özel olarak tasarlanmış fen, sosyal, mesleki, sanatsal ve sportif alan ortaokulların da öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda eğitim görmeleri sağlanabilir. Bu sistem ülkemizin ihtiyacı olan alanda yetişmiş insan ihtiyacını da büyük ölçüde giderecektir. Öğrenci, yetenekleri doğrultusunda eğitim göreceğinden, ilerleyen süreçlerde mesleki anlamda da herhangi bir sapma yaşamayacaktır. Örnek verecek olursak, hukuk fakültesinde okumak isteyen bir öğrencinin, yeterli puan alamadığından sistemdeki açıktan yararlanıp beden öğretmeni olmasını sistem otomatik olarak engelleyecektir.

        Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Mesleki Eğitim,  Sportif Eğitim,  Güzel Sanatlar eğitimi verecek ortaokul seviyesinde okullarımız açılabilir mi?

        Eğitim sistemimiz içerisinde lise seviyesinde fen, sosyal, mesleki, spor ve güzel sanatlar liselerimiz mevcut. Öğrencileri lise çağında alana özgü yetiştirmeye çalışıyoruz.  Bu yaşlardan sonra eğitim alan öğrencilerimizden de yüksek performans bekliyoruz. Alanda zamanında verilemeyen eğitimin zorluğunu da basit bir örnekle açıklarsak, “Araba sanayiinde kaporta ustası olarak çalışan bir kişiye 15 yaşından sonra birini iyi bir usta olarak yetiştirebilir misin?” diye sorduğumuzda bize vereceği cevap, “Çok geç kalmışsınız” olacaktır. Alana özgü eğitim de biraz buna benziyor. Geç kalınması halinde kişinin bireysel yeteneklerini ve bütün hayatını etkileyecek olması kaçınılmaz bir gerçektir. İş işten geçtikten sonra dünyaca ünlü bir bilim adamı, sanatçı, mesleğinde uzman bir usta ya da olimpiyat şampiyonu bir sporcu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Özellikle eğitim sistemimiz içerisinde bulunan imam hatip ortaokullarımız gibi yetenek alanlarına göre fen, sosyal, spor, sanat ve mesleki ortaokullar açılabilir ve eğitim, istenilen yönde ilerleyebilir.

       Uzaklarda kendimize eğitim sistemi aramamıza gerek yok. Çünkü eğitim sistemimizin başarısı da kendi içerisinde gizlidir. Sadece bireylerin erken yaşta yetenek seçimlerinin yapılması ve bu alanlarda kurulacak ortaokullarla eğitim sistemimizin başarı seviyesi de artacaktır. Kişiyi istemediği bir alanda yıllarca eğitmenin bir fayda sağlamayacağı ortadadır. Yoksa bir balıktan her zaman ağaca çıkmasını bekleyeceğiz. Balığın ağaca çıkması hiçbir zaman gerçekleşemeyeceği için dönüp dolaşıp, eğitimi ve öğretmenleri tartışıp duracağız. Eğitimde başarı istiyorsak, kişileri kendi yetenekleri doğrultusunda erken yaşta eğitmemiz şart. Bu eğitimden sonra yetişecek olan insanlar, ülkeyi olduğu yerden daha da ileriye götüreceği apaçık ortadadır. Erken dönem eğitimlerinin önemi unutmamalı ve gerekli hassasiyet gösterilmelidir. Bizim için başarılı eğitim çıktılarını verecek bu sistemdir.