ajanskamu @ gmail.com

Yaslı Gittik Şen Geldik…

Yaslı Ada;

Bir Yaralı Demokrasi Hikayesi…

İstiklal mahkemeleri vardı hani! Bir gül bahçesine girer misali kurtuluş savaşında İstiklal uğruna cepheden cepheye koşan, şehadet için coşan yiğit Anadolu evlatlarını asmak için hainler tarafından kurulan. Hani o, Türk İslam yurdu Anadolu’dan Türkleri göndermek ve İslam’ı yok etmek isteyenler tarafından, devletimizi milletimizden koparmak için kurulan CHP DİKTATÖRYASININ kanlı celladı, İstiklal Mahkemeleri !

Batılın sembollerini Anadolu’da zorla kabul ettirmek uğruna İstiklal mahkemelerinde hukuksuz, adaletsiz ve insafsız kararlarla sayısız katliama imza atanların asıl amacı şehit kanı ve imanla yoğrulmuş Anadolu topraklarında İslam sancağını indirmek, İslam birliği ve Ümmet bilincini sindirmekti.

İstiklal mahkemesi denen Katliam Tezgahlarında masumların katledilmesinin üstünden yüz acı dolu yıl geçti, geçti ama ne acımız dindi, ne de acıtanlar ihanetinden vazgeçti. Bilakis, ittihat terakki nesli hainler bugünde batıl tapınağa dönmüş hücre evlerinde, batıla bağımlı, batıya bağlı, kötüye kul, kötülüğe köle ve çaresiz siyasetlerine devam etmekte ve milleti ihanet oklarıyla sırtından vurmaktadır.  

Siyonist devşirmesi klonlanmış siyasi piyonlar, densiz duruş ve dinsiz söylemleri ile Kızılelma Ülküsünü yok etmek için Kızıl Komünist hainlerle ihanet birliği içinde Türk İslam dünyasına saldırmaya devam ediyor. 

Kızılelma Ülkü’süne ihanet etmekle beraber birer elma kurdu misali ülkemizi, milletimizi ve devletimizi içten kemirip, milli ve manevi değerlerimize saldırarak birlik ve beraberliğimizi yok etmeye çalışan ihanet örgütünün militanları, ağababalarından aldıkları emir ile sokağa düşmeye, ve militanlarını sokağa çağırmaya başladı.

Terörden beslenmek için teröristi besleyenler siyasi bitmişlik ve politik tükenmişliklerini gidermek için yaslandıkları terörden medet ummaktadır. Yassı Ada’da katlettikleri, 80 de zindanda çürüttükleri, 28 Şubat’ta tankla ezdikleri Milli İradeyi düşman bilip, Ataları olan diktatörlerin izinden giderek Tank ve Palet demokrasisine güvenenler 15 Temmuz’da Milli İrade darbesiyle halkın gücünü görmüşlerdir.  Batı komutasının sözcüsü olan CHP HDP İyi parti şeytan üçgeni arasında dolgu malzemesi olup ihanette saadet arayanların her biri düşmanlarımızın beslenme çantasında birer öğün olmaktan öteye gidemeyecek, milletimiz ihaneti unutmayacak, hainleri asla affetmeyecektir.

24 Haziran tüm darbe ve muhtıralarla demokrasiye şekil verip, milli iradeye rota çizmek isteyenlere verilecek tarihi bir cevap olacaktır. 25 Haziran’dan itibaren Yassı Ada acıları, 12 Eylül Zindanları, 28 Şubat tankları ve 15 Temmuz hainlerinin demokrasi ve devlet içindeki elleri kırılacak, kolları kesilecektir.

24 Haziran, yurdumuzda hür, devletimizde muktedir oluşumuzun ilk günü olacak. 

24 Haziran, bürokrasimizden Amerikan manda ve himayesinin silinip atıldığı, İnönü, Gürlek, Gülen teslimiyeti ile batıl sömürüsünün tüm uzantılarının bitirildiği ve kurtuluş savaşının tamamlandığı gün olarak batmayan güneşimizin doğuşu, aydınlık sabahımızın şafağı olacaktır.

İnönü siyasetinin bedeli esaret prangaları ile batıya esir edilen devletimizin hürriyetine kavuşacağı gün olan 24 Haziran, MİLLİ ve YERLİ DEVLET anlayışı ile yeniden yapılanmanın başlangıcı olacaktır.

Anadolu’dan sürülüp denize dökülürken yaptıkları gizli anlaşmalar ve sinsi ittifaklarla CHP putperestliğine güvenerek Anadolu’yu terk eden düşmanlarımız, CHP eliyle önce Atatürk’ün izlerini silip İnönü putperestliğini Anadolu’da yaymış, ardından İslam ve Müslümanlara savaş açmıştır.

Atatürk’ün vefatı olan 10 Kasım’dan sadece bir gün sonra apar topar Köşke çıkarılan İnönü ile anlaşılmıştır ki “ Beni Türk Hekimlerine Teslim Ediniz” sözü ihanetin ve suikastin geldiğinin habercisi idi.

Atatürk sonrası yıllarda İnönücü anlayış ve bağnazlığa esir edilen devlet ve millet, Demokrat Parti ile bir kez daha Millet ve Ümmet olma bilinciyle bir Lider etrafında toplanıp zalime dur, zulme yeter diyerek haykırdı ve esaret zincirlerini kırdı. İstiklal aşkı minarelerde ezan olmuş, diriliş Anadolu’nun bereketli topraklarında filizlenmiş ve tüm yurda yayılmış iken düşmanlarımız ve onların hain hizmetçileri Millet İktidarını yıkmak için 27 Mayıs Darbesini düzenlemişlerdir.

27 Mayıs Darbesi Milletin Devletinde esir düşürülmesi operasyonudur. Milleti Lidersiz ve başsız bırakma, korkutmaya çalışma ve demokrasiyi katletme oyunudur.

27 Mayıs darbesinde katledilen demokrasi ve yok edilmek istenen Saltanat ve Hilafet coşkusunun Millette yeşerme ihtimali olan filizlerinin korku ve zulümle yok edilmesi idi.

27 Mayıs’ın ardından Yassı Ada artık Yaslı ada olmuştur. Demokrasimiz yaralı, milletimiz suskun ve umutlarımızın boynu bükük vatanımızda devletimizi ele geçirmiş batıl yapıların yansıması olan CHP diktatöryasının baskısına boyun eğmeye zorlandık.

27 Mayıstan 15 Temmuz’a tüm darbelerin ardında aynı zihniyet ve vesayet odakları vardır. Gücünü diktatörlükten alan zalimlerin amacı, Türklerle İslam arasında batıl tutulmasının karanlığı ile egemenlik kurarak Türkleri batının istediği bir toplum haline getirerek Batıl Dünya Devleti önündeki tek engel olan Müslüman Türk Milletini yok etme planını Gerçekleştirmek isterken, 15 Temmuz gecesi Çanakkale Ruhu ile Osmanlı ruhunu dirilten bu şanlı millet kadim tarihinden aldığı güç ile batıya giden trenin arka vagonu değil Doğudan kalkacak trenin lokomotifi olarak dünyaya yeniden istikamet çizecek şekil verecektir.