adnankalkan01 @ gmail.com

Devlet olarak her ne kadar ulaşım, sağlık, teknoloji alanlarında ciddi yol kat etsek de, maalesef eğitim ve kültür konusunda halen ciddi sıkıntıları olan bir ülke konumundayız. Eğitim ve kültür konularında eksikliklerimizden dolayı maalesef istenen kalitede insan yetiştirme problemimiz de devam etmektedir. Eğitim camiasında haklı olarak şu bakış açısı yaygındır: “Bugüne kadar maalesef eğitim kökenli bir bakanın görev almaması alan dışında göreve gelen bakanlar da eğitimi tam manası ile bilmemesi, bu sorunu istenen düzeyde çözememiştir. Bugün geldiğimiz noktada yeni bir sisteme geçilmesi ile beraber, artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yakışır, liyakatlı, sınıfta öğrenciler ile tebeşir tozu yutmuş, okulda idarecilik yapmış, ilçe veya il müdürlüğü görevlerinde bulunmuş, yani eğitim sürecinin her kademesinde görev yapmış, tecrübeli eğitim kökenli bir Milli Eğitim Bakanı göreve getirildiği takdirde eğitim ve kültür alanı düzelecek ve Milli manevi değerler ışığında bilinçli öğrenciler yetişecektir. Nitekim masa başında işin ehli olmayan bir Milli Eğitim Bakanı göreve getirildiği takdirde yine kaybeden Türkiye olacaktır.

Bunların dışında atanacak milli eğitim bakanının şu konulara da dikkat etmesi gerekiyor:

1.        Öğrenciler, öğretmenler ve idareciler ciddi bir eğitimden geçirilmesi gerekiyor. Bunun için Uzmanlar tarafından eğitimler verilmeli. Tespit edilen sorunlara çözüm üretilmelidir.

2.        Bilim ön plana çıkarılmalı ve Milli manevi değerlere eğitimde ciddi yer verilmelidir. Din ve fen ilimleri birlikte okutulmalı ki öğrenciler maddi ve manevi doyum sağlayabilsinler.

3.        Zorunlu eğitim kesinlikle kaldırılmalı. Yeteneği olan öğrenciler yetenekli oldukları alanlarda değerlendirilmelidir.

4.        Eğitimcilerin itibarsızlaştırılması, rol modeli eleştirilen bir toplum eğitimde başarılı olamaz.

5.        Çıraklık eğitimine önem verilmeli. Teknik alanda öğrenci yetiştirilmelidir.  Bunun için kesinlikle meslek liseleri yaş itibariyle fıtrata aykırı olup bir an evvel Teknik eleman yetiştirme adına meslek ortaokulları ve spor ortaokulları açılmalıdır.

6.        Kuşu, balığı ve öküzü aynı yarışa Tabii tutarsanız birinden biri kendini aptal-yeteneksiz hissedecektir. İstediği kadar yetenekli olsa da… Bir an evvel yetenek doğrultusunda eğitime geçilmelidir.

7.        Öğretmenler kendini güncellemeli, ders saatleri düşürülüp bilimsel çalışmalar yapmalı ve bu çalışmalar maaşa yansımalıdır.

8.        Öğrenciler bir günde en fazla 5 saat ders görmeli, geri kalan saatlerde en az 2 ve 3 saat bedensel-sportif faaliyetler yapmalıdır.

9.        İmam hatipler başta olmak üzere, okul türlerine göre liyakatli okul müdürleri atanmalıdır. Özellikle İmam hatiplere, bu okulların ruhuna uygun Milli manevi değerleri bünyesinde barındıran idareciler atanmalıdır ve ilerleyen süreçlerde öğretmen atamalarında da bu prensip gözetilmelidir.

10.    Teknik ve meslek okullarında teorik dersten çok pratik ders ve staj ön plana çıkmalıdır.

11.    Milli Eğitim Bakanlığı değerler eğitimi konusunda sivil toplum kuruluşları ile ciddi işbirliğine gitmeli ve yetişen nesle Milli manevi değerler kazandırılmalıdır.

12.   Karma eğitime kademeli olarak seçenek sağlanmalıdır. Karma eğitim, kız okulları ve erkek okulları açılmalıdır. Avrupa da dahi zararları bilimsel olarak kanıtlanan karma eğitim dayatılmamalıdır. Böylece seçenek sağlanıp devamsızlığın önüne de bir nevi geçilip kız çocukların okutulma oranı a artırılacaktır.

 

İşte bu ve benzeri çalışmaları yapan bir bakan istiyoruz ve böyle bir bakan atandığı zaman biz de “Yeni Milli Eğitim bakanımız Hayırlı Olsun Deriz.”

Adnan Kalkan

Psikoterapist

Aile Eğitim Danışmanı