18.06.2018, 23:03

MEB BAŞARISIZ DİYENLER BALIK HAFIZALI MI?

          Devlet yönetimine dair en küçük fikirleri olmayanların ve yapacak eleştiri bulamayanların sığındığı ve herkesin çocuğunu göndermesi dolayısıyla bir şekilde muhatap olduğu eğitim ve ilgili bakanlığı üzerinden hükumete sallamak son zamanların en moda işi haline gelmiş. E aslına bakarsanız haksız da sayılmazlar. Çünkü o kadar büyük işleri yap et, yüzlerce okul yap, yüz binlerce öğretmen ata, dünya kadar özlük hakkı ile ilgili iyileştirme yap, engelliye ayrı, hastaya ayrı eğitim imkanları ile evde dahi eğitim ver yani denizi geç aslanlar gibi sonra git basit atama işlerinde ya da yönetmeliklerde basit hatalar yap derede boğul. Biraz da bu yüzden haklı duruma geliveriyor bu tür eleştiriler.

          Ancak tüm eleştiriler de haksız sayılmaz derken bir yandan devlet yönetiminin gerektirdiği ciddiyet açısından eksik boyutlar bile yaşanmadı değil ama tüm bunların her dönemde zaman zaman olabildiğini düşünürsek biraz daha insafa yönelmek; adaletin gereği ortaya çıkacaktır. Senelerdir peşinden koşulmuş olan bir mücadele konusu halinde ki 3600 ek gösterge meslesi neredeyse unutulmaya doğru gidiyor. Bu arada önce gerçek mi şakamı der gibi karşılayanlar oldu bu vaadi. Sonra sadece bir kısmı değil ayrım yapılmadan tüm memurlar dahil olsun diyenler oldu. Arası çok sürmedi behemehal isterik demeye başladılar ki bu bir seçim vaadi idi ama herkes seçimi falan unuttu. Nerdeyse ola ki Ak Parti seçilmezse gelen kim olursa olsun nasıl olsa veremeyecek bu 3600 ek göstergeyi en azından seçimden önce alıverelim diye sıkıştırmaya başladılar.

          Piyasada hükumet ile ilgili her hangi bir siyasi yapının üyesi olmadan ve her hangi bir siyasi tecrübe sahibi olmadan sallamasına eleştirenler de az değil hani. Ama karşılarında azıcık iş bilen biri oldumu aslında sen de haklısın diyerek ucuz kıvırmalar da yapılmıyor değil. Hatta yapılan ve yapılacağı mevcut hükumet tarafından vadedilen işler ile ilgili olarak nasıl olsa yapılacak iş ve harcanacak para devletin olduğuna göre her gelen yapacak bu hizmetleri gibi tuhaf hatta akıl denetiminde ve samimiyetten yoksun ifadeler kullananlar var. Kendisine yönelik faydalı hizmet üretilmiş veya bir yarar sağlamış mesela emekliyim bize ikramiye verdi, yaşlı anama bakıyorum para alıyorum ama ben yine de vermeyeceğim diye körü körüne itirazcılık edenlerin varlığı maalesef acı. Kim olsa verecek 3600 ek göstergeyi diyecek kadar saf olanlar bile var maalesef.

          Halbuki on altı yıllık iktidar diye değiştirme ifadelerinin dışında akla yatkın bir söz de yok ağızlarında. Hatta yine ben vermeyeceğim ama inşaallah bunlar alır çünkü diğerleri bunlar kadar da yapamaz, ya da sırf laf olsun diye bunlar batırdı başkaları gelip toplamasın gibi iler tutar yanı olmayan laflar dolaşıyor piyasada. Acı olan bu tipler maalesef alt tabakada olup ekonomik olarak bu hükümetin iktidarı sonrasında adam akıllı gelir sahib olup rahat bir hayat sürmeye başlamış olan insanlar olmalarıdır. Bu hükumetin uygulamaya koyduğu bedava ders kitabı hususunda öncesinde kitap bulamamak veya en azından bulsa bile parasını ödeyememek gibi sorunları yaşayarak en çok muzdarip olanların da aynı kişler olması tesadüf müdür bilemem. Mesela eksiden de olsa şimdi de olsa bir eli yağda bir eli balda olsa, yaşanacak mali sıkıntılardan zerrece etkilenmeyecek olsa yine belki bir nebze anlaşılabilir ama heyhat…

          Hem yaşanacak özellikle mali sıkıntılardan en çok ve en önce etkilenecek insanların böyle vurdum duymaz ifadeler kullanmaları hem de kendileri ve çocuklarının geleceği adına gerçekten endişelenmemeleri çok şaşırtıcı. Milli Eğitim Bakanlığında yaşanan devrimleri tek tek sayacak değiliz ve belki de Teog gibi kendi elleri ile kurdukları sistemi bile yine kendilerinin neden kaldırdıklarını anlayamayan insanlar eleştirebiliyor olabilir doğal olarak. Ancak mevcut hükümete rağmen ve Fetö ile ciddi bir mücadele yürütülmesine rağmen hala daha Fetö mensuplarının ürettiği materyaller piyasada kullanılıyor ise. Bir kısım okul müdürleri bu tarz kitapları hala daha hem de fahiş fiyatla sattırıp ciddi bir gelir elde edilmesini sağlayabiliyor ise. Hala daha milletin sırtından inmemekte direnen bu hainlerin başka şekilde zarara uğratılma imkanının kalmadığını anlamayabilir birileri.

          Okullar bu dönemden önce ne fiziki açıdan ne iç kalite ve imkanlar bakımından eğitim ortamına uygun düzeyde kurumlar değildi. Hatta büyük şehirlerde bile çoğu okula pislikten, kokudan girilmeyecek durumlar yaşardık. O günlerde ne okullar ne hastaneler ne de başka kurumlar hiçte iç açıcı değil idiler ancak bunları kimse konuşmak bile istemiyor. Hatta o günlerden söz açıldığında bir çok kişi o ortamların dertlerini konuşmak hatta hatırlamak dahi istemiyor. Herkes işine geleni ve hoşuna gideni konuşmak hakkı teslim ederken bile ihsanda bulunur gibi tepeden bakarak sadece kendi talebine bir an evvel ulaşmak istiyor. İşte bu tarz bir basınç dolayısıyla acil kararalar alınıyor ve tabii ki doğal olarak hatalar da yapılıyor. Böyle olunca bir bölgede acil ihtiyaca cevap verebilme telaşı ile bir anda bir çok meslek liselerinin anadolu lisesine dönüştürülmesi uygulaması ile karşılaşınca şok olup tepki verebiliyor.

         Meslek lisesi elbette yerine göre değişiklik arz etmekle beraber çok büyük bir ihtiyaç. Her öğrenci her türden okula kolayca ulaşabilemeli. Öyle ki birçok yerde mahallesinde üniversite okuyabilecek durum var ancak mahallesinde ki lise de okumak sıkıntılı hale geliyor. Bir de herkesin anladığı en mühim konulardan biri de direkt bu husus zaten. Çocuk hiç bir yeri okuyamazsa da en azından meslek sahibi olur umudu ile son çare durumundadır bu okullar. Başka bir okul bulamayınca veya’ hanım kızımız (kuşuk hanım )ya da bey oğlumuz (kuşuk bey) tarafından bulunan okul ‘’bunanınca’, cidi kriz. Hatta öfkeli tavırlarla hak ararken eğitimcileri ve kurumları yargılayan kişilere öğretmenlik mesleğine ait meziyetlerden birine azıcık istidadı var mı diye soracak olmasın aman her hangi bir eğitimci. O eğitimci / öğretmen veli tarafından hemen kimin menfaati için konuşuyorsunuz diye imalı ifadeler bile kulanabiliyor muhatap olduğu kişilere yönelik olarak. Devletin işini yapan ve oradan ekmeğini kazanan kişi ancak devlet adına iş yapar ve konuşur elbette.

          Sahada yaşanan mücadele özellikle menfaat çatışması merkezli olup ta işe bir de terör örgütü katılınca durum değişir. İşte her tür menfaat şebekesinin önünü kesmenin yolunu bulmak için mücadele veren MEB sahada böylece yalnız bırakılıyor, hem de bizim kendi camiamıza mensup bazı arkadaşlar tarafından yapılan zamnasız ve acımasız eleştirilerle. Kimse kutsal değilse ki öyle; birleri eleştirilebilir olduğu kadar eleştirenler de bu tarz bir sorgulamanın muhatabı olabileceklerdir. Bu da böyle biline.

          Milli Eğitim Bakanlığı en fazla sınıfta ki öğretmenin özverisi kadar başarılı olacaktır doğal olarak. Milli Eğitim Bakanlığı okulları yöneten insanların kalitesi kadar başarılı olacaktır haklı olarak. Milli Eğitim Bakanlığı İlçelerin / İllerin emanet edildiği Milli Eğitim Müdürlerinin öncekilerden farklı, gayretli, başarılı ve ahlaklı oldukları kadar başarılı olacaktır.

          Bu makamların yukarısında olanlar açısından da durum aynı vaziyette olup bu konuda kimse muaf yada masun değil. Bilakis daha fazla mesai ve çalışma ve samimiyet ve aşkla beraber yeniden hep birlikte samimiyetle çalışıp tüm hainlere galip geleceğiz / gelmeliyiz inşaallah / evelallah.

          Haydi yeniden bismillah.

          Vesselam

          Selehattin DUMAN

          19.06.2018 23:57

Yorumlar (0)
banner51
30°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Namaz Vakti 12 Ağustos 2020
İmsak 04:26
Güneş 06:04
Öğle 13:14
İkindi 17:04
Akşam 20:14
Yatsı 21:46