03.02.2019, 04:28

MOBBİNG & TACİZ NEDEN VE NASIL YAPILIR?

 

          Türkiye’ de hak sahibi olmak ve bunun farkındalığı kadar hak arama yöntemleri konusunda da ciddi yanlış anlamlar ve uygulamalar var. Aslında uzun yıllar boyunca alıştığımız bir kavram olan Devlet Terbiyesi dediğimiz şeyin zamanla ber heva olduğunu görmek te başka bir üzücü durumdur. Tabi bu arada Mobbing gibi hayatın bir çok alanınında söz konusu olabilecek olan bir kavramı devlet dairelerine hasretmek çok büyük bir haksızlık olacaktır. Özel sektörde de kamuda da görülen bir durumdur. Ancak yapılan muamelenin ne zaman Mobbing olabileceği ya da hangi şartlarda var olabileceği hususu biraz karışık gibi.

          Taciz ve rahatsız edicilik meselesi ile şiddet iddiasında olduğu gibi beyanın esas alınması durumu söz konusu olursa bir gün şaşırmayın. Böyle bir durumda ortalık bir çok Mobbing (işyerinde psikolojik taciz) iddiasının yersiz olarak ortaya atılmasına ve işlerin yürütülmesinde büyük handikapların ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Bu açıdan bakıldığında sözlerimiz yapılan Mobbing ve Taciz olayının ortaya çıkmasını engellemek ya da işi zora koşmak gibi bir düşünce algılanmamalıdır. Ve elbette her halükarda yapılması tasvip edilmeyecek iki şen’i harekettir her ikisi de. Ahlaki yönden çöküş işaretleri taşıyan bireysel ancak tesiri bakımından toplumsal marazlardır bunlar.

           Şimdi biz işin bu kısmını fazlaca irdelemeden bir başka açıdan bakarak şöyle açalım meseleyi. İşini güzel yapan bir kişi eğer Mobbing’e maruz kalıyorsa bunun en büyük sebebi muhatap yöneticinin mesleğinde yetersiz olması dolayısıyla başarılı olan meslektaşını çekememesidir diyebiliriz. Ya da farklı bir ses ve düşünceye hayat hakkı tanımak işine gelmiyor olabilir. Eğer yönetici genel anlamda psikolojik bir tedaviye ihtiyaç duymuyorsa muhatabı olan kendi yönetimi altında ki insana durduk yere Mobbing yada daha normal bir ifadeyle baskı neden yapsın ki. Hoş bir kusur durumu olsa dahi meşru görülemez ama bir tespit açısından bakınca böyle ifade etmiş olduk.

          Kendi zaafını gizlemek adına ya da başka bir takıntılı davranışı nedeniyle bu yola başvuran yönetici en basit ifadeyle zaten acizdir. Peki ya sırf işini iyi yapmayan ya da art niyetli bir çalışan böyle bir iddiada bulunursa ne olacaktır. Bu durumda müddeinin Mobbing ya da tacize uğradığını ispatı değil de itham edilenin kendini ispat etmesi gibi ilginç bir yöntem tercihi işi mağduriyete taşıyabilir. Bir mağduriyet yaşanmasa bile en azından böyle bir iddianın varlığı yöneticiyi o personele karşı olumsuz hislere itebilme riskini barındırır. Nitekim iftiraya uğramış olmanın reaksiyon oluşturması doğal olacaktır. Ancak bilinçli bir yönetici bu süreci de kolaylıkla olgunlukla karşılayıp, çalışma huzurunu korumak için elinden geleni yapacaktır zor olsa da.

          Aslında Mobbing ile Taciz arasında ilginç bir sebepler benzerliği olduğunu ifade edersek büyük bir yanılgı içerisinde olmayız zannımca. Yüzde yüz böyle değildir doğal olarak ancak bir kısım zeminsel ortaklıklar olduğunu değerlendirebiliriz. Çünkü her ikisinin de altında psikolojik bir takım bozukluk ya da yetersizlik hislerinin olduğu bir çok vakada gözlemlenebilecektir. Bireylerin bir yerlerde yönetici yapılma süreçleri yürütülürlen hazır dile getirmekte yarar vardır kanaatimce. İşinde ve ilişkilerinde dengeli olan insanların bu bağlamda değerlendirilmelerini sağlamak ve sırf yönetici olmak uğruna kitapları ve kuralları ezberleyen kişileri değil de; mesleğinde ve iletişiminde başarı gösterenleri tercih etmenin yollarını aramak gereğini fikren de olsa dillendirelim bu vesileyle.

           Yine bir başka açıdan bakıldığında ne Mobbing ne de Taciz meselesi bizim toplumumuzun bir meselesi olmamalıydı. Zamanla yaşadığımız değişim ve dönüşüm sürecinde Batı’nın sadece kavramlarını ve kuramlarını değil beraberinde değerlerini (!) ve sorunlarını da içselleştirdiğimiz için bizim de onlarda yaşanan sorunların kaynaklarını ve bizzat sorunlarını ithal etmemizdir meslenin kaynağı. Eğitim düzeyi arttıkça şiddet, Taciz ya da Mobbing azalacak sanırken, eğitimli insanların da benzer durumları hem yaptıkları hem maruz kaldıkları gibi bir gerçeği yaşıyoruz maalesef.

          Bu gibi durumlarda özellikle bir takım siyasi ve sivil toplumdan destek bulma imkanına sahip olan yöneticilerin bu iddialara rağmen vazifelerinde ber devam oldukları da bir hakikat. Her ne sebeple yapılırsa yapılsın bir bireye yapılan baskı, zulüm ya da dışlama vb. çeşitli Mobbing ve Taciz asla ve asla cezasız bırakılmamalıdır. Bu konuda ki hassasiyeti müddeinin ispat edici doneleri ve itham edilenin savunması ve delilleri ele alındıktan başka aynı iş ortamında ki büyük çoğunluğun kanaatine müracaat bir miktar yardımcı olacaktır.

          Fakat yöneticinin baskın olduğu durumda bunlar bile yarar sağlamayacak ve yapanın yaptığı yanına kar kalabilecektir. Bu konuda da her konuda olduğu gibi ağır müeyyideler olmasının zarureti aşikardır. Ancak haklı olan bir şikayette ne kadar titiz olunması ve ağır ceza gerekiyorsa; haksız yere iddiada bulunan Müfteri’ye de benzer bir müeyyide uygulanmasını gereği izahtan varestedir. Böylelikle iki taraflı caydırıcılık sağlanmış olacaktır. ( Yürütülen bir çok soruşturmada benzer suçlamalar olan iki kişiden yüksek makamda olanın suçu sabit olmazken nasıl oluyorsa altta kalanın canı çıkıyor ve bir dünya tebliğ ile işlediği cürümler sabit oluveriyor (!).

          Yıllarca özel işyerlerinde, maaşlarını veren kişiler olarak bir çok eğitim seviyesi düşük ama ticarette başarılı olmuş insanlar bu türden basitlik içeren hiç bir suçlamaya muhatap olmamış bir çok işdamı var. Bu türden kişisel gelişimini gereken düzeyde tamamlamış olan işletme sahiplerini, yöneticileri ve çalışanları tebrik etmek isteriz. İşin ilginç yanı Mobbing ya da Taciz olayları her zaman yukarıdan aşağı istikamette de olmamaktadır. Utanmadan aşağıdan yukarı yönlü bu tür işleri deneyenler de görülmüştür. Yine aynı şekilde bir takım siyasi ya da Sivil Toplum oluşumlarının desteği ile oluşabilen böyle davranış biçimleri de yine yukarı istikametten gelen gibi acz ve mahrumiyet içerir. Öyle ki istediği halde ulaşamadığı bir yerde olana karşı hissedilen haset duygusunun da kör ettiği durumlar yaşanmaktadır maalesef.

          Bir devlet kurumunda resmi olarak yapması gereken işi / görevi defalarca hatırlatılan bir çalışan ısrarla işini yapmıyor ve tekrar tekrar uyarınca kendisini baskı altında hissediyor sonra da Mobbing yapıldığını iddia ediyorsa onun da gereken karşılığı görmesi elzemdir. Bir çok yöntemle yapılabiliyor maalesef Mobbing. Öncelikle makamın verdiği güç, özellikle bir kişiye karşı olumsuz bir biçimde kullanılarak yapılabilir. Ya da o kişi yok sayılabilir. Sosyal ortamda dışlanabilir. İş başarısı görmezden gelinebilir. Diğer çalışanlarda olduğunda ses çıkarılmayan ve usulünce düzenlenmesine fırsat tanınan yanlışları / eksikleri büyütüp bunları bahane ederek rahtsız edilebilir. Yüksek sesle konuşma, azarlama ve hakaret yolu seçilebilir. Kurumla alakası olan olmayan insanlarla şahsın dedikodusu yapılarak yıpratılabilir. İtibarsızlaştırma yapılmak suretiyle diğer çalışanlar arasında ve sosyal ortamda dışlanabilir, küçük düşürülmeye çalışılabilir. Yaptığı herhangi bir doğru / iyi / başarılı iş ve davranış görmezden gelinebilir. İftira edilerek olmayan yanlışlarla yaftalanabilir. Üst makamlara şikayet ettirilebilir. Soruşturmalarla çalışmaları engellenebilir veya çalışma azmi kırılabilir.

         Bu kadar yol ve yöntemi nereden mi biliyorum? Uzun zaman Mobbing’e maruz kalmış veya tanıklık etmiş birisi olarak saydıklarım ve hatta bunun dışında bir çok yöntem görmüş birisi olarak tecrübeyle sabit. Ama bazen ne yapılısa yapılsın inanmış bir adamı kimse yolundan alıkoyamaz. Sadece bu hususta kadınların zahmeti erkeklere nazaran biraz fazla olmaktadır maalesef. Her yönetici çalıştığı bay / bayan tüm personeline kendi ailesine davranılmasını istediği gibi muamele ederse pek sorun kalmayacaktır.   

          Vesselam

          Selehattin DUMAN

          03.02.2019 05:33

Yorumlar (0)
banner51
30°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
MEB Şube Müdürü Rotasyonu İptal Edilmeli mi ? Edilememeli mi?
MEB Şube Müdürü Rotasyonu İptal Edilmeli mi ? Edilememeli mi?
Namaz Vakti 04 Temmuz 2020
İmsak 03:32
Güneş 05:30
Öğle 13:14
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:36