Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırıları Türkiye'nin okul güvenliği sistemini değiştirecek tedbirlerin alınmasına sebep oldu. Eğitim sistemindeki en kritik güvenlik açıklarından birini gün yüzüne çıkardı. Kahramanmaraş’taki faciada rehber öğretmenin aileyi defalarca uyarmasına rağmen idari ve adli süreçlerin yavaş işlemesi nedeniyle felaketin önüne geçilemediğinin tespit edilmesi, Millî Eğitim Bakanlığını (MEB) mevzuatta köklü bir reforma gitmeye zorladı.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı itibarıyla hayata geçirilecek yeni güvenlik konseptiyle birlikte, okullarda kriz anına müdahale devri kapanıyor; yerini "kökten engelleme" modeline bırakıyor.
Rehber Öğretmenlere Doğrudan Müdahale ve İhbar Yetkisi
Yapılan düzenleme ile okul psikolojik danışmanları ve rehber öğretmenler, güvenlik ağının en yetkili unsuru haline getiriliyor. Yeni sistemin getirdiği temel değişiklikler şunlar:
Direkt İhbar Hattı: Rehber öğretmenler, risk altında gördükleri ya da tehlike arz eden durumları idari bürokrasiye takılmadan doğrudan Emniyet, Sosyal Hizmetler ve adli mercilere bildirebilecek.
Birinci Dereceden Sorumluluk: Rehberlik servisleri artık sadece danışmanlık yapmayacak, okulun risk analizini çıkartarak olası faciaları önlemede birinci dereceden hukuki ve idari sorumluluk üstlenecek.
Yönetimle Entegre Takip: Okul idarecileri, rehberlik servisinden gelen bildirimleri anlık olarak takip etmek ve kurumlar arası koordinasyonun hız kesmeden yürümesini sağlamakla yükümlü olacak.
Tehditlerin kriz noktasına ulaşmadan kaynağında kurutulmasını hedefleyen MEB, bu adımla okullardaki rehberlik servislerini pasif birer görüşme odası olmaktan çıkararak aktif birer erken uyarı merkezine dönüştürmeyi amaçlıyor.