Okullardaki konuşma ve dinleme sınavı maratonu, ders saatlerini tamamen kilitlerken Türkçe ve yabancı dil öğretmenlerini de tükenme noktasına getirdi. Sahada patlak veren bu kriz üzerine düğmeye basan Öncü Eğitim-Sen, Millî Eğitim Bakanlığına resmi yazı göndererek sınav sistemindeki tıkanıklığın çözülmesi için acil müdahale çağrısında bulundu.
Dört Beceri Modeli Sahada Neden Tıkandı?
Öğrencilerin okuma, yazma, dinleme ve konuşma yetilerini ayrı ayrı puanlamayı hedefleyen yeni yaklaşım, mevcut okul şartlarında uygulanabilirlik sınırlarını zorluyor. Uygulamada öne çıkan başlıca sıkıntılar şu şekilde sıralanıyor:
Müfredatta Büyüyen Rötarlar: Sınıfların kalabalık olması nedeniyle birebir yürütülen konuşma sınavları haftalar alıyor, bu durum ders konularının zamanında işlenmesini engelliyor.
Katlanan Kırtasiyecilik Yükü: Dört ayrı alan için ayrı ayrı değerlendirme ölçeği doldurmak ve bunları sisteme işlemek, öğretmenleri ders aralarında ve mesai sonrasında yoğun bir evrak bürokrasisine mahkûm ediyor.
Ders Saati ve Altyapı Yetersizliği: Mevcut haftalık ders saatleri ile sınıf mevcutları, her öğrenciye bireysel zaman ayrılması gereken bu sınav formatını taşımakta yetersiz kalıyor.
Sendikanın MEB’e Sunarak Çözüm İstediği Talepler
Öncü Eğitim-Sen, sistemin mantığına karşı olmadıklarını ancak fiziki ve zamansal altyapı kurulmadan geçilen uygulamanın öğretmeni mağdur ettiğini belirterek şu adımların atılmasını istedi:
Sınıf mevcutları bireysel sınavlara uygun seviyeye çekilmeli veya dil derslerinde sınıflar gruplara bölünmeli.
Birebir değerlendirmelerin yarattığı zaman kaybını telafi etmek adına haftalık dil dersi saatleri artırılmalı.
Mesai saatlerini aşan ve birebir yapılan sınav süreçleri için öğretmenlere ek ders ücreti ödemesi yapılmalı veya ayrı bir sınav takvimi tanımlanmalı.
Bürokratik yükü artıran karmaşık derecelendirme ölçekleri ve formlar basitleştirilmeli.
Sendika yönetimi, öğretmenlerin mesleki itibarını ve çalışma şartlarını korumak adına sürecin yakından takipçisi olacaklarını vurguladı.