Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 30 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı “Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği”, eğitim camiasında geniş çaplı bir hukuk mücadelesini başlattı. Başta okul öncesi öğretmenliği olmak üzere birçok branşta hak kaybı yaşandığını savunan sendikalar, liyakat ve uzmanlık vurgusuyla Danıştay’ın kapısını çaldı.
Tartışmanın Odağı: Anaokullarına Sınıf Öğretmeni Ataması
Yönetmelikteki en çok tepki çeken madde, bağımsız anaokullarına yönetici atamalarında okul öncesi branş önceliğinin kaldırılması oldu.
AES (Anadolu Eğitim Sendikası): "Anaokulu yönetimi pedagojik bir uzmanlık işidir" diyerek süreci Danıştay'a taşıdı.
EY-SEN: Fen liselerinde branş şartı aranırken anaokullarında kuralın esnetilmesini "eşitlik ilkesine aykırı" olarak nitelendirdi.
Sendikaların "Kırmızı Çizgi" İtirazları
Sadece branş değişikliği değil, yönetmeliğin bütününe yönelik ağır eleştiriler var:
BİLSEM Engeli: Mevcut yöneticilerin müdürlük yolunun "kadrolu öğretmen" ibaresiyle kapatılmasına itiraz ediliyor.
Branş Kısıtlamaları: Müzik, Beden Eğitimi ve Rehber öğretmenlerin kurum tercihlerinin daraltılması tepki topluyor.
Güvence Kaybı: Norm fazlası idarecilerin görev sürelerini tamamlama haklarının ellerinden alınması, "statü kaybı" olarak değerlendiriliyor.
Hukuki Süreç Resmen Başladı
Hürriyetçi Eğitim Sen, 12 Şubat 2026 itibarıyla Danıştay 2. Daire Başkanlığı’na 2026/783 esas numarası ile başvurarak yürütmenin durdurulmasını talep etti. Türk Eğitim-Sen ve diğer paydaşlar da adaletin tesisi için yönetmeliğin ivedilikle revize edilmesi gerektiğini savunuyor.