Bilindiği üzere ortaokullarda ve liselerde görev yapmakta olan branş öğretmenlerinin haftalık ders programlarını okul müdürleri belirlemektedir. Okul müdürleri kendilerine verilen yetki gereği ders programlarını eşitlik ilkesini gözetmek suretiyle haftanın 5 gününe yayarak düzenleyebilmektedir.
Yine aynı şekilde okul müdürünün tasarrufunda olmak üzere ders programlarında öğretmenlere boş gün verilebilmektedir. Ancak ders programlarında öğretmenlerin taleplerini dikkate alarak gerekli iyileştirmeleri yapmak yine aynı şekilde okul müdürlerinin inisiyatifindedir.
Yani her yıl okullarda görev yapan öğretmenler yaşamış oldukları özel durumlardan ötürü ders programları için istemiş oldukları düzenlemeleri yaptırmak adına okul müdürleri ile yapacakları konuşmanın stresine girmeye başladılar.
Öte yandan öğretmen sayısı kalabalık olan okullarda tüm öğretmenlerin isteklerini dikkate alarak bir ders programı oluşturmak da maalesef mümkün değil. Çok sayıda okul yöneticisi öğretmenlerin taleplerini dikkate alarak olabilecek en iyi programı oluşturmak adına günlerce mesai yapmaktadır.
Ancak ders programına öğretmenlere karşı bir yıldırma politikası olarak uygulayan okul yöneticilerinin sayısı da az değil. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yetkiyi kötüye kullanabilme ihtimaline karşı ders programlarının düzenlenmesinde okul yöneticilerinin payını en aza indirecek ülke genelinde uygulama birliği sağlayacak bir düzenlemeye gitmesi artık şart oldu.
Her yıl okullarda ders programları sebebiyle yaşanan tartışmaların ve huzursuzlukların önüne geçmek adına aynı zamanda okul yöneticilerinin üzerindeki bu ağır yükü alarak okul yönetimini daha şeffaf bir hale getirmek üzere bakanlığın sürece el atması gerekiyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencilerinin sınıflarının ve öğretmenlerinin belirlenmesi hususunda yapmış olduğu e-okul kura sisteminin faydalarını görmekteyiz. Bakanlık buna benzer bir sistemi ders programları için uygulaması halinde okullarda var olan önemli bir sorunu daha çözmüş olacaktır.