07.06.2020, 03:43

ALİCAN BAK DÜT DÜT!

ALİCAN BAK DÜT DÜT!

         Ben bir şey anlatacağım zaman hep uzatırım. Bazen taa fi tarihinden başlarım söze daha sözün ardı gelmeden yapılan itirazlar veya detayda boğulmalar yüzünden birçok mühim mesele güme gitmiştir. Ama can çıkar huy çıkmaz demişler ben yine de devam ediyorum. Bu neredeyse elimde değil gibi bir şeydir de aslında. Yine aynısı yapacağım ama bu sefer kısa tutacağım rahat olun.

         Yıllar öncesinden bir karikatür dergisinde gördüğüm bir kareyi paylaşacağım izniniz olursa. Hoş cevabınızı bilemeyeceğime göre sonuç değişmeyecek olup ben de yazmaya devam edeceğim. Ama lütfeder okusanız beğeneceğinizi umuyorum. Bir dede torununun elinden tutmuş parka gidiyor ellaham. Anadolu’da bu çok kullanılan bir ifade olup Allah’u a’lem yani Allah bilir demektir.

          Dede o sırada yanlarından geçen bir otomobili gösterir ve der ki;

         -Bak Alican bu düt düt. Torun Alican değil sadece aynı zamanda afacan. Cevabı pek mühimdir eğitim açısından. Der ki;

          -Dede o ………….. marka otomobil. İki bin motor, yüz seksen beş beygir, iki yüz tork, altı ileri bir geri vites, fiyatı da …..…………… Euro. Noktalı yerleri özellikle boş bıraktım. Hem reklam olmasın hem de ben Alican kadar bilmiyorum otomobilleri. Bu güne kadar belki kendime ait olmak üzere otuz civarında otomobil aldım / sattım hiçbiri hakkında bu düzeyde bir bilgim olmadı.

          Zamane çocukları diye başlayan konuşmalardan oldum olası haz etmem. Ama günümüz çocukları için gerçekten daha özenli olmak gerektiği konusunda hem fikir olabiliriz birçok kişi ile. Ama ben onların neleri bildiklerinden değil neleri kullandıklarından bahsedeceğim. Kullanmak ise tamamen olumsuz boyut içermektedir haber vereyim.

          Çocuklar çevreyi ve insanları çok iyi gözlemleyen ve yaşarken bu bilgilerini büyüklerinden çok ama çok yüksek düzeyde kullanan bir özelliğe sahip. Mesela büyük ister baba olsun ister anne isterse öğretmen onları nasıl sevk edeceklerini hatta menfaatlerini gerçekleştirmek için onları nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyorlar. Ve istedikleri ya da istemedikleri işlerle ilgili neticeyi her neye mal olursa olsun elde etmeyi başarıyorlar.

          Hele bir de muhatap olan büyük birazcık saf dilli ya da merhametli olunca aman Allah’ım görmeyin. Anadolu’nun bağrında sâfiyane yetişmiş bugünün büyüklerinin bu çocuklar karşısında hiç şansları yok onu da söyleyelim. Okullarda yaşanan sorunlardan sonra muhatap olunan veli profillerinin büyük çoğunluğu, bir de üstüne üstlük çocukları korumaya odaklı rehberlik servislerinin elinde oyuncak haline gelme sahneleri inanılmayacak düzeylere varmaktadır.

         Yasaklamaların, sınırların ve mahrumiyetlerin olmadığı bir hayatın ortasında her anlamda doyumsuz hale gelen bu neslin yetişkinlik dönemleri beni ölesiye korkutuyor. Yetişkin olup sorumluluk alıncaya kadar bin bir yöntemle istediğine ulaşmayı başarmış birinin ilk mahrumiyette yaşayacağı travma sonrası işin sonunu nereye vardırır siz tahmin edin. Ben korkuyorum.

         Hele bir de ebeveynlerden biri bir şey diğeri başka bir şey söyleyince arada her ikisini de idare etmeyi öğrenen çocuk okulda da her bir dersin öğretmenini ayrı bir yöntemle istediği gibi sevk idare etmeyi deniyor hatta başarıyor bile dene bilir. Çünkü öğretmenler doğal olarak alıcıları, dikkati en yüksek düzeyde açık halde olan çocuğun kendisine karşı herhangi bir tedbir ya da ön hazırlık yapma ihtiyacı hissetmemektedir.

          İster her bir ebeveyn ister öğretmen genel anlamda elbette gerekli donanıma sahip olabilir hatta olmalıdır da. Ancak öyle dahi olunsa bu konuda hangi öğrencinin hangi konuda ne tür bir strateji izlediğini kestirmek için çok büyük bir dikkat gerektirecektir. İşin ilginç yanı bazen bilinçli olarak kendisine karşı görmezden gelme ya da göz yummak suretiyle kazanma çalışması uygulayan ebeveyni veya öğretmeni için bile, belki kendi başına kaldığında ya da arkadaşları ile muhabbetinde ballandırarak anlatacağı bir kandırma becerisi hikayesine konu haline gelebilmektedir.

          Bu arada ihtiyaç duyduğunda profesyol bir şekilde duygu sömürüsü de yapabilen bu yeni nesil sürüm çocukların en kuvvetli yanı ise asla hiçbir şekilde duygu kullanımına girmemesidir. Çünkü gözlemleri duygunun kaybettirdiği yönündedir de onun için. Bu yazdıklarımızı ne geçlerimiz açısından ne ebeveynler açısından ne de öğretmeler açısından incitici olarak algılamamak gerekir. Çünkü çağın gerektirdiği bireysel varoluş biçimi bu. Önce kendin.

          Bir ara moda idi. Canım kendim lafları ediliyordu şurada burada. Canım kendim diyen bir birey asla canım annem, babam, kardeşim ve arkadaşım diyemeyecektir. İnsan doğası gereği zaten kendini koru ve gözetir. Bunu bir ritüel haline sokarsanız ne muhabbet kalır ne samimiyet ne fedakârlık ne empati. Bu arada bu kelimeye de ayar oluyorum. Çünkü empati yapılmalı denince bencillik ruhunda yer etmiş modern kafa karşıdan empati beklemeye devam ediyor.

         Hasılı kelam yeni nesle de eski topraklara da şunu söyleyelim. Kimse sizden sahabe gibi fedakârlık yapmanızı beklemiyor. Ya da yardımcı olmak, el uzatmak kullanılmak değildir. İnsan kemali vaz geçişleri ile bulur. Ancak kimse diğerini kendisinden farklı görmesin diyebiliriz. Son söz yerine Hz. Peygamberin sözünü paylaşalım.

         ‘’ Sizden birisi kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek mümin olamaz. ‘’

         Vesselam

        Cevat YEK

        07.06.2020 03:40

Yorumlar (0)
banner51
22°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Namaz Vakti 16 Temmuz 2020
İmsak 03:46
Güneş 05:39
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:42
Yatsı 22:26