29.04.2019, 19:49

Beklenen Muştu: Öğretmen Meslek Kanunu

Her 24 Kasım’da söylenen, yazılan, hatta ilanı verilen; öğretmenliğin dünyanın en eski meslek olduğundan tutun da, kutsal bir meslek olduğuna ilişkin beyanlar hafızalarımızda yer tutan, ezberlediğimiz kesitler... Sadece senede bir gün, 24 Kasım’da değerini bildiğimiz öğretmenlerimizin, yılın diğer günlerinde; yattığı yerden maaş alan, aylarca tatil yapan, aldığı parayı hak etmeyen kişiler olarak tanımlayarak; hem saygınlıklarını hem de itibarlarını yok ettik… Böylelikle, öğretmenlik mesleğini, geleceğe hazırladığı öğrencilerin nazarında, yapılabilecek meslekler arasında son sıralarda yer almasına neden olduk…

Biliyorsunuz, bugünlerde gündemdeki konulardan birisi de, “Öğretmenlik Meslek Kanunu”… Şöyle bilgisayarla, internette bir inceleme yaptım…

İlginç şeylerle karşılaştım… Mesela, “Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik" ve "Yeminli Mali Müşavirlik” (1989) ile “Turist Rehberliği” (2012) gibi mesleklerin, meslek kanunlarının olmasının yanı sıra; Perfüzyonistlik (2011) gibi belki de ismini hiç duymadığımız mesleklerin dahi, “meslek kanunu” olduğunu gördüm… Hani, “öğretmenlik mesleği dünyanın en eski mesleklerinden birisiydi”, diye düşünemeden edemedim… Şeytani bir sesin, “öğretmenlik çok da kutsal bir meslek değilmiş” diye fısıldadığını söylesem yalan olmaz…

Allaha şükür, “Öğretmenlik Meslek Kanunu”  şu an neredeyse tam bir mutabakat ve hızlı bir çalışma ile sona yaklaşıyor… Yaklaşıyor yaklaşmasına da, eğitimcilerimizin beklentilerini boşa çıkartmayacak bir çalışma olması lazım… Yurt dışında ki örnekler mutlaka incelenmeli, bizim değerlerimize ve medeniyet havzamıza ait olmalı, milli olmalı…

Yine, dünyada ki eğitim başarı sıramasın da üst sırada bulunan ülkelerin örneklerinde olduğu gibi, öğretmenlik mesleğinin kendine has bir dizi eğitiminin – üniversite – yanında; daha nitelikli aday öğretmenlik dönemi ile taçlandırılması gerekiyor. Yani öğretmen olmayı istemek, bu gün olduğu gibi son tercihlerle değil de, ilk tercihlerle olsun ki, işini ve mesleğini seven eğitimci kadrosu oluşsun…

Bunlar yeterli mi?  Tabi ki yeterli değil…

Öğretmenlerimiz; müdür, müfettiş veya neyi nasıl işleyeceğine dahi karışan müfredat gibi kontrol ve baskı unsurlarından ziyade, öğrencisinde rol model oluşturabilecek özgür ve özgün yaklaşım sergileyebilmeli, “işte benim öğrencim” diyebilmelidir. Bundan korkmamak lazım… Yapılan araştırmalara göre, nasıl ki, lider özelliklere sahip idareciler kurumlarında daha başarılı oluyorsa, emin olunmalı ki sınıflarında lider ve özgüveni yüksek, özgür ve özgün öğretmenlerimizde daha başarılı olacaklardır…

Cesaretle atılacak bu adımlar öğretmenlik mesleğinin saygınlığı ve itibarı için önemlidir. Bu ana çerçevenin yanına son dönemlerde önemli kazanımların sağlandığı özlük, sosyal ve mali hakların yanında, örneğin eğitimde ki şiddeti önleyecek, sözleşmeli / ücretli öğretmen gibi anlamsız kadrolarının kaldırıldığı, 3600 ek gösterge gibi ihtiyaç duyulan konularda yapılacak düzeltmelerle / düzenlemelerle ileri derece de “Öğretmen Meslek Kanunu’na” kavuşmuş oluruz.

Sonuç olarak bizler, eğer yeni bir medeniyet kurma iddiasında isek… Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’ yi çocukluğundan itibaren Kudüs’ün fatihi olarak yetiştiren Nurettin Zengi gibi… Şehzade Mehmed’i İstanbul’un Fatihi olması için yetiştiren Akşemsed gibi… İnanç ve ideal ile donanmış, özgür ve özgünlüğü ile de rol model olabilecek özgüven sahibi öğretmenlere ihtiyacımız var.

Son söz:

 “Öğretmenlik Meslek Kanunu”, Milli Eğitim için Yükseliş Dönemi’nin başlangıç kanunu olsun…

 

 

 

Yorumlar (0)
banner51
23°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadroya Geçen İşçiler Asıl İşkoluna Dahil Olmalı mı?
Kadroya Geçen İşçiler Asıl İşkoluna Dahil Olmalı mı?
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:01
İkindi 16:23
Akşam 19:04
Yatsı 20:23