12.05.2022, 02:59

'Hasan Sabbah' ve 'Meta Verse'

Tarihte 'Haşhaşiler' olarak bilinen örgütün kurucusu Hasan Sabbah'ı (ö: 1124), mercek altına alıp incelemezseniz, onu her yönüyle deşifre edip anlamazsanız, bugün insanlığa adeta dayatılmaya çalışılan 'Yeni Dünya Düzeni'ni ve bu kapsamda insanlığa sunulan sahte 'Yeni Din'i tam olarak anlayamayabilirsiniz! 

Hasan Sabbah, kahir ekseriyete göre, katil ve suikastçiydi, müntesiplerine göre ise, alim ve cemaat lideriydi..

Çok vahşi, acımasız ve kendisine tam bir teslimiyetle sadık, bir katiller ordusu kurmuştu. 

Sonra, "beldetü’l-ikbâl” dediği müstahkem Alamut Kalesi’ne yerleşerek Nizârî-İsmâilî Devleti’ni kurdu (1090). 

Alamut Kalesi denilen ininde, adeta sahte bir cennet oluşturmuştu. İçinde yaşadığı o kaleden yaklaşık 35 yıl boyunca hiç çıkmadı. Kaç farklı ordu, o kaleyi ele geçiremedi. 

Öyle çok kitap okuyordu ki, dünya dillerinin bir çoğunu biliyordu ve dünyadaki tüm gelişmelerden haberdardı. 

Neredeyse 7/24 kitap okuyan, sürekli kendine çeşitli memleketlerden kitap getirten bir Hasan Sabbah'tan bahsediyoruz. 

Yani aslında 'şeytani bir varlık' tan bahsediyoruz da diyebiliriz! 

Suikastçilik ise, ana geliri.. 

Hasan Sabbâh, adamlarına, sözüm ona 'cennet' vaad ediyor ve kendilerini bekleyen mutluluğu, dünyada iken tatmaları için uyuşturucu maddeler içiriyordu. Böylece onları, her türlü emrini yerine getirmeye hazır hale getirmiş oluyordu. 

Sözde din adına kurduğu yeni anlayışta, o sahte cennetinin içine girenlere, her şey serbestti. İnsan nefsinin hoşuna giden ne varsa, orada bulunuyordu. İnsanların çoğu, orada yaşamak için adeta can atıyorlardı. 

Çok bereketli toprakların ardında bir kale ve içinde sahte bir cennet.. 

Kalenin çevresindeki köylerde yaşayanlara bile, suikastlerden gelen paralardan dağıtıyor ve onları kendine bağlıyordu. 

Orayla aidiyet kuran insanlar, adeta Hasan Sabbah'a tapıyorlardı, 'öl' dese, kendilerini hiç çekinmeden öldürüyorlardı. Çünkü, köleleri haline gelen insanlara öyle bir garanti vermişti ki, öldükleri anda, buradan daha güzel bir cennete gideceklerine inandırmıştı. 

Parlak bir zekâya, teşkilâtçılık vasıflarına sahip, kabiliyetli, cebir, geometri, astronomi, sihir ilmine ve dinî ilimlere vâkıf bir kişi olan ve örgütüyle, etrafa dehşet saçan fedâîleriyle, insanların düşünce ve inanç dünyasına hâkim olmak isteyen Hasan Sabbâh, 23 Mayıs 1124 tarihinde, aralıksız otuz beş yıl faaliyet gösterdiği Alamut Kalesi’nde öldü. 

Hasan Sabbah denilen sapkın, o kale ve civarında, içinde, uyuşturucudan fuhşiyata kadar her türlü dünyevi hazzın yaşatıldığı, ahlaki ilkelerin ve yasakların olmadığı, aklınıza gelen-gelmeyen her çeşit sapkınlığın yaşandığı, lokal bir 'Yeni Düzen' ve bir 'Yeni  Din' kurmuştu. 

Aynen bugünlerde adından çokça bahsedilen ve insanlığa yepyeni bir dünya olarak sunulan META VERSE gibi.. 

Bugünün küresel şer odakları, Hasan Sabbah'ı kopyaladılar, içine yeni hazlar ve yeni sapkınlıklar katarak, modernize edip  META VERSE'yi kurdular.. 

Yani, 'DİJİTAL ÇAĞIN YENİ DÜNYA DÜZENİ'ni.. 




 

Yorumlar (1)
Yalçın Kaya 4 gün önce
Çok güzel, çok derin bir yazı, Allah razı olsun
Günün Anketi Tümü
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Namaz Vakti 29 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı