Bağcılar Güneşli Mahallesi’nde ikamet eden 45 yaşındaki Meryem Tank, geçtiğimiz Salı günü saat 16.00 sıralarında evinden çıktıktan sonra geri dönmedi. Tank daha önce 2 defa toplamda 700 bin lira çektiği kredileri kripto para dolandırıcılarına kaptırmıştı. Ailesinin bu durumu fark etmesi üzerine emniyete ve savcılığa şikayette bulundu. Ardından abla Tank’ın iş yerine giden ailesi 60 bin lira da avans çektiğini öğrendi. Tank, evden çıkmadan önce annesinden 2 bin lira istedi ve vermeyince gezeceğini söyleyip evden ayrıldı. Ailesi ise o zamandan beri kayıp olan Meryem Tank’tan haber alamıyor.

Antalya'da rüşvet operasyonu: 2 gözaltı Antalya'da rüşvet operasyonu: 2 gözaltı

Meryem Tank’ın kardeşi Ekrem Tank ise kameraya konuşarak ablasına gelmesi için seslendi.

“Telefonundaki kriptocuların bilgilerine ulaşmayalım diye telefonu kırdı”

Ablasından Salı günü saat 16.00’dan beri haber alamadıklarını dile getiren Ekrem Tank, “Mart ayının başlarında kripto para dolandırıcılarına 350 bin lira kredi çekip göndermişti. Biz iki kardeş olarak ablamızın o borcunu ödedik. O dönem bize güven sağlamak için iyi davranışlarda sergiledi. Biz telefonu elinden almıştık. Bize ceza vermek ister gibi dışarı çıkıp geç geliyordu. Biz merak ettiğimiz için telefonu geri verdik. Telefonundaki kriptocuların bilgilerine ulaşmayalım diye telefonu kırdı. Kadir gecesi ben ona bir cep telefonu aldım. Camiye gidip geleyim uygulamaları beraber yükleriz dedim. Ben camiden gelince telefona uygulamaları kuralım dediğimde bankacılık şifrelerini bilmediğini söyledi. Bankaları arayıp şifreleri aldık. Bankacılık uygulamalarına girdiğimizde tekrardan 350 bin lira kredi çektiğini gördük. O akşam ifade vermek için beraber karakola gittik. Kadir gecesinin ertesi gününde savcılığa ifade vermeye gittik” şeklinde konuştu.

“60 bin lira avans çektiğini söylediler”

Ablasının iş yerine giden Tank, “Pazartesi ablamızı iş yerine götürdük. İşyerindeki müdürleriyle görüştük. Ablamızın içerden 60 bin lira avans çektiğini söylediler. Hiç bir yerde beni tehdit ediyorlar demedi ama o gün iş yerinde müdürüne ‘abi beni tehdit ediyorlar’ dedi. Daha sonra ufak tefek şüpheli hareketler yapmaya başladı. Yanımızda durmak istemiyor, kaçıyor. Telefonu bizde olduğu için kriptocuların ulaşabileceğini zannetmiyorum” diye konuştu.

“Evimiz cenaze evi gibi”

Ablasının evden ayrıldığı günü anlatan Ekrem Tank, “Abla ben çocukları parka çıkarıyorum. Sende bizimle beraber gel dedim. Ablam bizimle gelmek istemedi. Ben çıktıktan 10 dakika sonra annemizden 2 bin lira istiyor. Annemde ne yapacağını sorunca ‘bir şeyler alacağım’ diyor. Annemde ‘şimdi o kadar harcama yapma bayramdan sonra alırız’ diyor. Ablam kızıp ‘ben gezmeye çıkıyorum’ diyerek çıkıp gidiyor. O saatten sonra ablamdan haber alamadık. Ablamın dolandırıcılardan biriyle gittiğini zannetmiyorum. Ya onu biri yanına gelmesi için ikna etti ya da bizim yaptığımız baskıyla bunalıma girdi. Çünkü ilk dolandırıldığında bize söylemedi. Ne olduğunu sorduğumuzda ‘bu işin sonu ölüm, ben ölüp kurtulacağım’ şeklinde davranışlarda bulunuyordu. Ablamızın korkup geri gelmediğini düşünüyorum. Bugün gelsin başımızın üstünde taşırız. Yeter ki gelsin evimizde otursun. Çocukların, annemin ve bizim psikolojimiz bozuldu. İnsanların evine bayram geldi ama bizim evimiz cenaze evi gibi” ifadelerini kullandı.

Tank, günlerdir kayıp olan ablasına seslenerek, “Bu paralar çok büyük paralar değil. Biz bu paraları hallederiz. Sana bu evde hiç kimse kızmayacak. Sen gel, başımızın üstünde yerin var” dedi.

İHA