Türk Eğitim Sen Öğretmenlere Gelişim Raporu Doldurma Görevi Verilmesine İtiraz Etti
Türk Eğitim Sen öğretmenlere verilen gelişim raporları ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'na itiraz yazısı yazdı
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından liselerde görev yapan öğretmenlere hazırlık sınıflarında 9. sınıflarda ve 10. sınıflarda öğrenim gören öğrenciler için gelişim raporu doldurma görevi verilmiştir.
Gelişim raporu doldurma görevleri öğrencilerin e-okul sistemi üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen kriterler neticesinde tek değerlendirilmesi anlamına gelmektedir.
Türk Eğitim Sen tarafından yazılan resmi yazı
Bakanlığınızca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında uygulamaya konulan ortaöğretim kurumlarının hazırlık, 9. ve 10. sınıflarında uygulamaya başlanan öğrenci gelişim raporları hakkında Sendikamıza çok sayıda şikâyetler gelmektedir. Sendikamıza iletilen şikâyetler incelendiğinde birinci dönemin sonuna yaklaşılması nedeniyle öğretmenlerin iş yükünün çok fazla olduğu, mevcut raporları doldurma işinin öğretmenlerin iş yükünü artırdığı, uygulamanın angarya olduğu, çok fazla zaman aldığı yönündedir.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında uygulamaya konulan öğretim programlarının amacına uygun ve işlevsel bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda öğrencilerin beceri gelişimlerinin izlenmesi amacıyla hayata geçirilen Öğrenci Gelişim Raporu uygulaması, eğitim sürecine önemli katkılar sunmayı hedeflemektedir. Ancak, 2025-2026 eğitim öğretim yılı birinci döneminde, öğretmenlerden öğrenci gelişim raporu'nun e-Okul sistemine girişinin istenmesi; aynı dönemde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne uyum süreci, yazılı ve uygulamalı sınavların hazırlanması, okunması, değerlendirilmesi ve e-Okul'a işlenmesi gibi yoğun görevlerle birleştiğinde öğretmenlerin iş yükünü ciddi ölçüde artırmıştır. Özellikle hazırlık, 9 ve 10. sınıf düzeylerinde yeni öğretim programlarının uygulanması sürecinde öğretmenlerin hem pedagojik uyum sağlama hem de ölçme-değerlendirme süreçlerini eksiksiz yürütme sorumluluğu dikkat çekici bir yoğunluk oluşturmuştur. Örneğin, 9. ve 10. sınıflarda ortalama 30'ar öğrenciden oluşan 8 sınıfa ders veren bir öğretmen, toplam 240 öğrenci için değerlendirme yapmak zorunda kalmakta; bu durum öğretmenler açısından ciddi bir zaman ve emek gerektirmektedir.
Eğitimin niteliğini artırma amacıyla geliştirilen bu uygulamanın, öğretmenlerin mevcut iş yükü dikkate alınarak planlanması; uygulama takviminin esnetilmesi, dönemsel geçiş süreci tanınması veya öğretmenlere rehberlik ve teknik desteklerin artırılması, uygulamanın daha sağlıklı ve verimli şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır. Öğretmenlerin motivasyonunu ve uygulama kalitesini koruyacak düzenlemelerin yapılması, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacağı da unutulmamalıdır.
Bu bağlamda, ortaöğretim kurumlarının hazırlık, 9. ve 10. sınıflarında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında uygulamaya konulan öğrenci gelişim raporları uygulamasından vazgeçilmesi; mümkün olmaması durumunda ise içeriğin sadeleştirilerek uygulama takviminin esnetilmesi hususunda;
Gereğini arz ederiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.