15.01.2023, 13:26

ÖĞRETMENLERİN KAZANÇ GETİRİCİ FAALİYETTE BULUNMASI YASAK MI?

Öğretmenliğe başladığım ilk yıllarda, kamuda çalışan öğretmenlerin maaşları gerçekten çok düşüktü.  İstanbul gibi büyükşehirlerde özellikle eşi çalışmayan bir çok öğretmen ek iş yapmak zorunda kalıyordu.

Rahmetli Kemal Sunal’ın, bu minvalde öğretmenlerin durumunu anlatan filmi ibretliktir. O dönemler, öğrencilere özel ders vermenin yanında taksicilik, garsonluk, pazarlamacılık, oto alım-satımı, pazarcılık, inşaat ustalığı, müzisyenlik, ek iş olarak öğretmenler arasında revaçtaydı.

Öğretmenlerin özlük haklarında meydana gelen iyileşme ile birlikte ek iş yapma durumu azalmasına karşın, halen devam etmektedir.  İşi çığırından çıkarıp duvarlara, reklam panolarının yanlarına telefon numarasını bırakan, WhatsApp vb. platformlardan yaptıkları işe ait görüntüleri paylaşan, kart bastırıp çalıştığı yerin adresini dağıtacak kadar pervasız davranan öğretmenlere de rastlamaktayız. Bu öğretmenlerin bir kısmı konu ile ilgili yasal mevzuatı bilmediğinden, bir kısmı ise gerekli denetim mekanizmalarının bulunmamasından cesaret alarak bu şekilde davranabilmektedirler.

Konu ile ilgili 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. Maddesinde; “Memurlar Türk Ticaret Kanunu’na göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.” şeklinde bütün memurları kapsayan bir düzenleme bulunmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre tacir sayılmak için bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletmek; esnaf sayılmak için ise, yapılan faaliyetten elde edilen kazancın sermayeden çok bedeni çalışmasına dayanması ve elde ettiği gelirin TTK uyarınca çıkarılacak Kararnamede belirtilen sınırı aşmaması gerekmektedir.

Yukarıda bahsi geçen kanun maddesi devlet memurlarının kazanç getirici faaliyetlerde bulunmasını tam olarak yasaklamamaktadır. Memurun mesaisini ve yaptığı işi aksatmadan yapabileceği işler de vardır. Burada gözden kaçırılmaması gereken noktalardan birisi memurun sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilebileceği bir durumun olmamasıdır. Danıştay kararlarında memurların faaliyetlerinin “ticari yapma ve diğer kazanç getirici faaliyet yapma” yasağı kapsamına girebilmesi için; yapılan faaliyetin sürekli olması, sermaye şirketlerinde yönetimsel faaliyet olması, sözleşmeye bağlanması, sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Danıştay, bunların dışındaki tüm faaliyetleri isabetli olarak bu yasak kapsamından ayırmıştır.

Bir öğretmen, babasından kalan taksiyi kiraya verme yolu ile de olsa çalıştıramazken satın aldığı, kiraladığı veya miras yolu ile elde ettiği arazide tarımsal faaliyetlerde bulunabilir. Çiftçi belgesi alabilir. Bu kapsamda teşviklerden yararlanabilir. Burada sınır Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek bir durumun oluşmamasıdır. Gelir getirici büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği tacir veya esnaf sayılmayı gerektirdiğinden bu iş yasak kapsamındadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. Maddesi kapsamında olmadığından öğretmenlerin yazdıkları kitapların yayınlanmasından, yaptıkları resimlerin satılmasından, geliştirdikleri bir icadın kullanılmasından dolayı gelir elde etmeleri mümkündür. Ancak sınavlara hazırlık kapsamında soru bankası ve konu anlatım kitapları bu kapsamda değerlendirilemez. Zira bu tür kitapların masal, hikaye, romandan farklı olarak kültürel/sanatsal boyutundan çok ticari boyutu ön plandadır.

 Aynı durum öğretmenlerin icra ettikleri kültürel-sanatsal faaliyetlerde de söz konusudur. Mesela kültürel ve sanatsal yönü olan bir radyo programı sunan ve bunun karşılığında cüzi bir miktar para kazanan memura 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. Maddesi kapsamında soruşturma açılıp disiplin cezası teklif edilse bile bunun yargıdan döneceği açıktır. Ancak bir öğretmenin televizyonda yayınlanan bir dizide, reklamda bu kapsamda ücret karşılığı rol olması mümkün değildir.

Bir öğretmenin gayrimenkullerini kiraya vererek gelir elde etmesi de yasak kapsamında değildir. Yine öğretmenler şirketin yöneticisi ve denetçisi olmamak koşulu ile kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlere ortak olabilirler.

Öğretmenler uzlaştırmacı, bilirkişi ve hakemlik yapmaları da memurlara yasaklanan gelir getirici faaliyetler arasında değildir. Örneğin bir öğretmen spor müsabakalarında hakemlik yaparak gelir elde edebilir.

Memurların ücret karşılığı eğitici, panelist vb. olarak dernek faaliyetlerine katılmaları yasak kapsamındadır.

Memurların bir gazetede veya bir dergide köşe yazarlığı yapması yasak değildir. Ancak bu faaliyetin hizmet akdine bağlı olmaması ve memurların uymak zorunda oldukları sorumluluklar ve yasaklara aykırı olmaması gerekir.

Kamuda çalışan bir öğretmenin çevrimiçi, video, paylaşım ve sosyal medya platformunda kanal açmasının ve veya ilgili platforma içerik yüklemesinin doğrudan 657 sayılı devlet memurları kanununda Devlet memuruna yasaklanan faaliyetler kapsamında değerlendirilemez. Ancak söz konusu çevrimiçi, video, paylaşım ve sosyal medya platformu üzerinden yürütülen faaliyetlerin, mezkur kanunun kazanç getirici faaliyet yasağına ilişkin hükümleri başta olmak üzere memura ilişkin yasakları düzenleyen diğer hükümlerine aykırı olamayacağı ortadadır.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Namaz Vakti 06 Şubat 2023
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı