03.09.2020, 12:01

OKULLARDA “PSİKOLOJİK BUNALIM 19” PANDEMİSİ

Öncelikle ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu pandemiden bir an önce kurtulması ve normal yaşama tekrar dönmemiz, en büyük duamız olsun…

Yine eğitim çalışanlarımıza pandeminin başladığı ilk günden bu yana hem uzaktan eğitimde hem vefa destek gruplarında gösterdikleri özveri ve fedakârlıkları için teşekkürlerimizi buradan iletelim…

Tabi yaşadığımız ve adına “Yeni Normal” dediğimiz bu süreçte pergelin bir ucunu sabit tutmamız, her şeyin önüne “Önce Sağlık” dememiz, öğrencilerimizin, velilerimizin, eğitim çalışanlarımızın ve halkımızın sağlığını, her şeyin önüne koymamız gerekir…

Eğitim çalışanları olarak isteğimiz, kendimizi, öğrencilerimizi ve çevremizi tehlikeye atmayacak çalışma ortamına odaklanılması,  öğrencilerimizin öğrenme kayıplarının giderilmesi, bu zorlu süreçte herkesin üzerine düşeni yapması…

Sonuçta Bilim Kurulu’nun da tavsiyelerini de dikkate alan Milli Eğitim Bakanlığı 31 Ağustos'ta uzaktan, 21 Eylül'de ise yüz yüze başlayacak olan bir takvim ortaya koymuş oldu…

Takvim işlemeye devam ediyor… Yaklaşık yirmi günlük bir zaman var. Bu zaman zarfında acilen atılması gereken adımlar, yerine getirilmesi gereken yükümlülükler var.

Bürokrasi de ise, “Yeni Normal” dönemin gerektirdiği şartların yerine getirilmesinden ziyade, daha çok 21 Eylül’ e yaklaşınca Milli Eğitim Bakanı basının karşısına çıkacak yüz yüze eğitimin başlamasıyla ilgili ileri bir tarih güncellemesi yapacak beklentisi var…

Belki de bundan dolayı, pandemi sürecinde resmi yazışmalardan ziyade artık Whatsap, kurumlar arası iletişim kanalı olarak kullanılmaya başlandı… Gece gündüz, mesaiye bağlı kalmaksızın Bakanlığın taleplerini okul müdürlerimize atalım/yazalım, onlarda gereğini yerine getirirler düşüncesi, kurum müdürlerimizde tükenmişlik ve sıkışmışlık ile birleşince, psikolojik yorgunluğa dönüştü…

Peki, okullar pandemi sürecinde eğitime ne kadar hazır?

Bu soruya evet diyebilmek, okul yöneticilerimizin aşağıda ki beklentilerinin/ihtiyaçlarının ne kadarının karşılandığı ile ilgilidir…

Mesela alanda basitçe yapılan bir hesaplama sonucu asgari orta ölçekli bir okulda beş bin, büyük bir okulun ise ortalama on bin lira aylık giderinin olacağı ortaya çıkıyor. Bütçesi, kantin geliri olmayan, okul aile birliklerinin veli dayanışmasıyla aldığı bağışlardan yoksun kalan okullarımızın bütçe ihtiyacı giderilmiş midir?

Gelelim,  temizlik ve hijyen konusuna…

Tuvalet ve lavabo ihtiyaçları olan tuvalet kağıdı, kağıt havlu, sıvı sabunu, çöp kovası, dezenfaktan, okul içi yüzey temizliği gibi temizlik malzemelerinin yüklediği mali sorumlulukların yanında,  okullarımız da temizlik ve hijyen için yardımcı personel veya temizlik görevlisine duyulan ihtiyaç, önceki dönemlerden çok daha fazla… Örneğin okullarımızda yeteri kadar yardımcı personel/temizlik görevlisi ihtiyacı karşılanmış mıdır?

Pandemi sürecinde yine okullarımızda önemli bir diğer sıkıntı yönetici normlarının yetersizliğidir. 21 Eylül de açılacak okullarımızda en fazla eksikliğini göreceğimiz hususlardan biri de yönetici sayılarının yetersizliğidir. 500 öğrenciye 1 Müdür yardımcısı normu, okul yöneticilerimizin öğrencilerimizin sağlığını takip edebilmek için, bu süreçte acilen ele alınması gereken konulardan bir tanesi… Bu konu gündeme alınmış mıdır?

Yine eğitim çalışanlarımızda, velilerimizde, öğrencilerimizde bu süreçte kaygı ve endişe önceki dönemlere göre daha da artacaktır… Bunun için okullarımızda oluşması muhtemel kaygı ve endişelere karşı gerekli tedbirler alınmış mıdır? Pandeminin tespiti, acil müdahalesi ve devamında tedavi sürecin sağlıklı takibi için işleyen bir sistem oluşturulmuş mudur?

Ülkemizde son dönemlerde ve 1999 depreminde binlerce okul binamız kullanılamaz hale gelmiş, birçoğu da güçlendirme çalışmaları kapsamına alınmıştır. Bugün ikili eğitim yapan hatta iki farklı okulun aynı binada eğitim verdiği hatırı sayılır okulumuz var. Bu okullarımızda ki öğrenci yoğunluğu, eğitim çalışanlarımızın çokluğu dikkat alındığında daha fazla tedbir alınması gerekmektedir. Bu konuda gerekli tedbirler alınmış mıdır?

Eğitim de esas olanın yüz yüze eğitim olduğu gerçeğinden hareketle, “Yeni Normal” de ki şartlara uygun olarak,  mutlaka yüz yüze eğitim olması isteniyorsa ve eğer söz konusu takvim uygulanır ve okullarımız 21 Eylül de yüz yüze eğitime başlayacak ise, cevaplarımızın hepsinin “evet” olması gerekir.  

Cevaplarımızın hayır olması durumunda bu süreçten eğitim çalışanlarımız ve yöneticilerimiz sıkışmışlık ve çaresizlik psikolojisi yaşayacaklar. Bu durumda Sağlık Bakanlığı Covid 19 pandemisiyle mücadele ederken, Milli Eğitim Bakanlığı ise hem Covid 19 pandemisi hem de “Psikolojik Bunalım 19” rahatsızlığı ile mücadele etmek zorunda kalacak…

Rabbim her ikisinden de bizleri muhafaza etsin.(AMİN)

Yorumlar (2)
Vadettin Aktaş 2 hafta önce
Amin. Velilerin beklentisi okulların açılması. Zaten Avrupada hafta başı açıldı. Belki sokakta Korona kapmış 2 çocuğu TV ye çıkartıp reklam edersek yüzyüze eğitimden gözegöz dişediş eğitim modeline geçeriz.
Asafkoc 2 hafta önce
Eğt ve sağlık konulu fikir üretilir, frekans yükseltme, özbilincin artması gibi ,fikirlere değer vereni görmedik raporlarda raflara kaldırılıyor Eğt çalıştayı yapılıyor sonuç aynı hamam
24°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 21 Eylül'de Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 21 Eylül'de Açılmalı mı?
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 05:15
Güneş 06:41
Öğle 13:03
İkindi 16:31
Akşam 19:16
Yatsı 20:36