Siyaset üstü sendika söylemi ve iradesi eğitim çalışanlarından destek görmüştür. Bunun yanında bu çıkışımız sonuna kadar politize, siyasi partilerin yandaşı olmuş güç merkezlerini rahatsız etmiştir. Asılsız bir şekilde Eğitim Gücü Sen’i o ya da bu siyasi partiye yamamaya çalışmışlardır. Çünkü onlara göre siyaset üstü bir sendika olmaz ve kurulsa da yaşayamaz. Eğitim Gücü Sen zaman içinde siyaset üstü duruşunu daha net olarak ortaya koyacak, güçlenecek ve bundan eğitim çalışanları kazançlı çıkacaktır. Bununla birlikte Eğitim Gücü Sen’in kurulmasıyla birlikte, diğer sendikalar öğretmeni ve okulları hatırlamış sahaya inmek zorunda kalmıştır. Bu da işin olumlu tarafıdır.

Eğitim Çalışanları Üyesi Olduğu Sendikadan Sendikacılık Yapmasını Bekliyor
İttifaklara sıkışmış olan siyaset mekanizması, ülke sorunlarına çözüm üretemediği gibi var olan sorunların artmasını dahi önleyememiştir. Bu da kamu çalışanlarının refah düzeyini düşürmüş, idari hukuksuzlukları artırmıştır, Çalışma barışını bozmuştur. Liyakat ve kariyer yerini “bizden” anlayışına terk etmiştir. Öğretmenin ve memurun ekonomik – sosyal özlük haklarını geliştirmek olan yetkili ve etkili iddiasındaki sendikaların sesinin soluğunun çıkmaması, politize olması, tepkisiz kalması, dostlar alışverişte görsün tarzındaki cılız tepkileri sendikalar ve sendikacılara olan güveni bitirmiş, artarak devam eden bir dip dalga rahatsızlığına dönüşmüştür. Siyasi partilerin İttifaklara dahil olması, sivil toplumu zora sokmuş güçlü iktidara karşı demokratik tepkisini ortaya koymaktan men eder hale gelmiştir. Siyasi istikrarı sağlamak, koalisyonları önlemek için getirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve % 50 barajı, daha seçimler olmadan mecburi koalisyonlara – ittifaklara yol açmıştır. Kamu sendikacılığının kan kaybetmesi, sahiplerinin sesi olması, sorgulamalara ve yerini yeni arayışlara bırakmıştır. Eğitim Çalışanları, sendikaya üye olmanın siyasi tarafgirlik, siyasi tercihinin açık edilmesi olarak değerlendirilmesinden rahatsızlık duymaktadır. Eğitim çalışanları sadece sendikaya üye olmak istemektedir. Üyesi oldukları sendikalardan da sendikacılık yapmasını beklemektedir. Bu da en doğal haklarıdır.

Siyasetin çıkmaza girmesi, sendikacılığın çok kan kaybetmesi siyaset üstü bir sendikanın var olmasını – kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Bütün bu değerlendirmeler Eğitim Gücü Sen’in kurulması gerekçelerini oluşturmaktadır.Eğitim Gücü Sen yöneticileri, diğer sendikalarda koltuğunu kaybetmiş veya aday edilmemiş, seçime girememiş kişiler tarafından kurulmuş bir sendika değildir. Aynı idealleri, kaygıları, endişeleri ve ümitleri taşıyan insanların bir araya gelerek kurdukları doğal bir oluşumdur. Eğitim Gücü Sen, talimatla kurulmamış, her türlü zorluğu göğüslemeyi göze alarak şahsi çıkarlarını bir kenara bırakmış insanların kurduğu bir sendikadır. Bu düşüncelerle kurulan bir sendika da ancak siyaset üstü bir sendikacılık anlayışıyla kendine hareket alanı bulabilirdi. Eğitim çalışanlarının bu beklentiye karşılık vermesi tesadüf değildir.

Siyaset üstü sendika – sendikacılık- deyince neyi ifade ediyoruz?
1-Üyelerinin ideolojik, dini, duruşları ile ilgilenmediğimizi,
2-Herhangi bir siyasi parti yandaşı veya karşıtı olmadığımızı,
3-Eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmek, gündeme taşımak için iktidar ve muhalefet ile de görüşeceğimizi,
4-Kararlarımızı alırken üyelerimizin hak ve menfaatlerini gözeterek almak, dışarıdan gelecek tepkileri düşünmediğimizi,
5-Genel Merkez, il ve ilçe yönetimlerinin oluşması, tüzüğümüz doğrultusunda üyelerin ve delegelerin doğrudan iradesi ile meydana gelmesi, dış müdahalelere kapalı olmayı,
6-Eğitim çalışanlarına bir bütün olarak bakmayı,
7-Üst aklın olmadığını, irade, fikir ve kararların yönetim kurullarımıza, üyelerimize ait olduğunu,
8-Eğitim çalışanlarının ortak sorunlarına çözüm bulmak amacıyla diğer sendikalarla da birlikte hareket edebileceğimizi,
9-Günübirlik politik konularla ilgilenmediğimizi, genel problemler ve Kamu çalışanlarının problemleri her platformda dile getireceğimizi, ancak; ülkemizi ve milletimizi ilgilendiren konulardaki ümitlerimizi, kaygılarımızı, beklentilerimizi, itirazlarımızı yapmaktan da geri durmayacağımızı,
10-İktidarlara göre şekillenen sendikal anlayış yerine, ilkeli hareket ederek her daim çalışanın yanında yer alacağımızı,
11-Ülkemizin genel problemlerine karşı görüş açıklamanın, tepki koymanın politika yapmak olarak değerlendirilemeyeceğini, sivil toplum olmanın gereği olarak yapıldığını,
12-Aynı zamanda bir sivil toplum örgütü olarak ortaya çıkan gelişmelere kayıtsız kalamayacağımızı,
13-Sadece bilimi rehber edinmiş, eğitim çalışanlarının gücüne dayandığımızı, demokratik haklarımızı kullanacağımızı ifade ediyoruz.

Siyaset Üstü Sendika Mı Olur?
Eğitim Gücü Sen yönetici ve üyelerinin de elbette bu ülke için kaygıları ve ümitleri vardır. Kendilerine göre siyasi düşünceleri ve seçimlerde tercihleri vardır. Mesele siyasi düşüncelere sahip olmak değil, mesele sendikacılığı ruhuna uygun yaparak, kurumsal kimliği siyasi veya dini yapıya kurban etmemektir. Mesele iktidarlara göre pozisyon almamaktır. Ayrıca apolitik çizginin korunmasının Genel Merkez, il ve ilçe yönetimlerinin sorumluluğunda olduğunun bilinci ile her hal ve şartta siyaset üstü duruşumuzu koruyacağımızı haykırıyoruz. Bu inanmışlık ve adanmışlıkla yolumuza devam edeceğiz. Bu duruşumuz bazı kesimleri ciddi ciddi rahatsız etmektedir.

Siyaset üstü sendika mı olur diyenlere, bir çift sözümüz var: Politik sendika olur mu? Politize olmuş sendikalardan, kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek beklenebilir mi? Politize olmuş sendikaların kamu çalışanlarını getirdiği hali pür melalimiz ortada. Siyaset üstü sendikadan ve sendikal anlayıştan rahatsız olanlar: El cevap.

Oğuz ÖZAT
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen)
Genel Başkanı