25.09.2020, 00:06

Terapist öğretmenler!

Sadece öğretmenlik meslek grubunda değil, hiçbir meslek grubunda o mesleğe mensup bireylerin sınıflandırılmasını, gruplandırılmasını doğru bulmam. Bir mesleğe mensup tüm bireyler eşit koşullarda görevlerini yerine getirme gayreti içerisinde oluyorlarsa gruplandırılmaları elbette ki doğru olmaz. Yalnız şu da var; bazı kişiler, diğer meslektaşlarından daha fazla emek sarf ettikleri, daha çok özverili oldukları, kendi mesleğinin muhataplarına daha fazla hizmet ettikleri gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Hatta bazı kişiler mesleğini icra ederken zaman mefhumu gözetmeksizin çalışmakta, hangi mevkide, hangi makamda olursa olsun üstün bir gayretle, büyük bir özveri ile mesleğinin sorumluluklarını yerine getirmekte. İşte belki de bu nedenle sınıflandırmak, gruplandırmak, bir nebze olsun yapılabilir; anlamlı ve anlaşılır hale gelebilir.

Diğer meslektaşlarını ötekileştirmek, dışlamak, küçük düşürmek, hafife almak, sindirmek gibi iyi olmayan niyet ve duygular ile değil daha fazla emek sarf eden daha çok çalışan kişinin hakkını teslim etmek, takdirleri ifade etmek ve hatta aynı yolda aynı şevkle devam etsin diye teşvik etmek adına sınıflandırma ya da gruplandırma yapılabilir. Tanımlama ya da durum tespiti anlamında da gruplandırma/sınıflandırma yapılmasında herhangi bir sakınca görmüyorum.

Bazı kişilerin yetiştiği sosyal çevresi, aile yapısı, okuduğu kitaplar, izlediği filmler, gezip gördüğü yerler gibi dış faktörlere bağlı olarak kişisel gelişimini ve kişilik özelliklerini etkileyen unsurlar olabilir. Bu unsurlar o kişiyi, mesleği icra etmekte, diğer meslektaşlarına nazaran daha fazla ön plana çıkartır, görünür hale getirir ve dolayısıyla daha fazla başarılı hale gelmesine katkı sunabilir. Hangi mesleği icra ederseniz edin, şöyle dönüp etrafınıza baktığınızda muhakkak demin tanımlamaya çalıştığım türden bir meslektaşınızı görürsünüz.

Hayatımın merkezine eğitimi koyduğum ve hayatıma dair ne var ise eğitim ile ilişkilendirdiğim için haliyle ben de etrafımda var olan öğretmenleri, eğitimcileri bu gözle değerlendirdiğimde benim de etrafımda bu türden öğretmenler, yöneticiler olduğunu görüyorum. Hatta bazen öyle öğretmenler ile tanışma fırsatım oluyor ki, içimden keşke küçüklüğümde bu tür bir öğretmenden ders alsaydım diyesim geliyor. Çocuğum olsa muhakkak bu öğretmene teslim ederdim diyesim geldiği anlar oluyor.

Benim gibi yetişkin bir bireyi bile üslubu, yaklaşımı, tarzı, bakış açısı, bilgisi, derinliği, akademik yaklaşımı, özeni, özverisi ile etkileyen bir öğretmen, çocuğumu ya da minik yavruları nasıl etkilemesin? Onlara nasıl rol model olamasın ki? İmkansız bu…

Ben bile kendisi ile konuşunca adeta terapi görmüş gibi tüm dertlerimi, kederlerimi unutup yeniden doğmuş gibi hissediyor, bir kuş gibi hafifler hale geliyorsam minik yavrularımız nasıl etkilenmesin, rahatlamasın?

Ne kadar tevazu sahibi olduklarını bildiğimden cesaret edemiyorum; bana kızmayacaklarını bilsem isimlerini tek tek köşemde yazardım. Evet, sayıları belki çok değil ama hayatımızda iz bırakan terapist öğretmenlerin sayılarının artmasını yürekten diliyorum. Klonlamak mümkün olsa hiç düşünmeden hemen bu öğretmenleri klonlar, nicelik olarak artmalarını sağlardım.

Öğrencinin belleğine hitap eden öğretmen olmak kadar ruhuna, gönlüne, yüreğine, kişiliğine, karakterine, ahlaki yönüne hitap eden öğretmen olmak da en az o kadar önemli. Kendini önemseyen ve kendini önceleyen olmaktan öte öğrencisini veya muhatabını önceleyen, önemseyen öğretmen olmak apayrı bir duruş. Ve bu duruş terapist öğretmenlerde fazlasıyla var.

Bugün iki üniversite mezunu, bir kitap sahibi ve haftalık köşe yazıları yazan bir yazar sıfatlarına sahip biri olmuşsam; itiraf etmeliyim ki bendeki bu yönleri ortaya çıkaran, hayatımda kalıcı izler bırakan, henüz ben lisede iken dersime giren, benimle özel olarak ilgilenen, her yönden gelişimime destek çıkan matematik öğretmenim Ahmet Kaya sayesindedir. O benim sıradan bir öğretmenim olmaktan öte, terapistimdi aynı zamanda. Beni var eden, kendimi bulmamı sağlayan, bendeki gizli yönleri ortaya çıkaran, cesaretlendiren, yüreklendiren, destekleyen, yol gösteren, dertlerimle dertlenen terapist öğretmenimdi.

Bu yazı aynı zamanda tüm öğretmenlere bir çağrı mahiyetinde olsun. Kendi mesleki gelişiminiz açısından kişisel özelliklerinizin, tutum ve davranışlarınızın ne denli arzulanan, istenilen ölçüde olduğunu gözden geçirip kendinizi terapist öğretmen olup olmadığınız yönünden sorgulamaya ne dersiniz?

Yorumlar (0)
banner51
17°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadroya Geçen İşçiler Asıl İşkoluna Dahil Olmalı mı?
Kadroya Geçen İşçiler Asıl İşkoluna Dahil Olmalı mı?
Namaz Vakti 27 Ekim 2020
İmsak 05:57
Güneş 07:22
Öğle 12:53
İkindi 15:45
Akşam 18:14
Yatsı 19:34