İdrar kaçırma, yapamama ya da mesane ağrısı çeken hastaların sinirlerini kontrol eden bir tedavi yöntemi olan ‘mesane pili’ ile hastaların hayatı daha konforlu hale geliyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Önem, "Mesane Pili mesaneye giden sinirleri uyarmak için yaptığımız bir tedavi yöntemidir. İdrar yapmayan hastalarda ya da idrar kaçırması olan hastalarda gayet iyi oranda yanıt alıyoruz” dedi.

Bazı hastalar yaşadıkları kazalar veya geçirdikleri enfeksiyonlar sonucunda idrar, dışkı tutamama rahatsızlığı, idrar yapamama veya şiddetli mesane ağrısı çekiyor. Bu durum kişilerin sosyalleşmesini engelliyor, yaşam kalitelerini düşürüyor. OMÜ Tıp Fakültesi Üroloji Bölümünde ise bu tür hastalara ilk olarak ilaç, ikinci aşamada botoks tedavisi yapılıyor. Bu tedaviler olumlu yanıt vermeyen hastalara Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) tarafından karşılanan ‘sakral nöromodulasyon (mesane pili)’ uygulanıyor.

“3 hastalığın tedavisi için kullanılır”

Mesane Pili ile ilgili açıklamalarda bulunan Üroloji Uzm. Doç. Dr. Kadir Önem, “Mesane pili terminolojide ‘sakral nöromodulasyon’ olarak geçer. Mesaneye giden sinirleri uyarmak için yaptığımız bir tedavi yöntemidir. Mesane pili dediğimiz bu tedavi yöntemi 3 hastalığın tedavisi için kullanılır. Biz idrar kaçırmada ilk önce ağızdan alınan ilaçlar veriyoruz hastalara, ikinci aşamada ağızdan alınan ilaçlar fayda etmediyse mesaneye botoks yapıyoruz. Üçüncü aşamada da mesanenin, mesanenin sinirlerini uyaran mesane pili uygulamasını yapıyoruz. İkinci kullandığımız hasta grubu idrar yapamayan, idrar yapması için temiz aralıklı kateterizasyon(TAK) dediğimiz bir yöntem var TAK veya CIC dediğimiz. Hastalar bu ‘kateterle’ günde 4 sefer ya da 6 sefer kendi idrar yollarına takarak mesaneyi boşaltırlar. Eğer hasta bundan kurtulmak istiyorsa belli bir seçilmiş grupları bütün hastalar değil o zaman mesane pili önerebiliyoruz. Mesane pili taktıktan sonra bu sistemi yeniden regüle ediliyor. Mesane pili refleksleri yeniden düzenliyor. Hasta idrarını tekrar yapmaya başlayabiliyor. Üçüncü dediğimiz hasta grubu ise ağrılı mesane sendromu dediğimiz hastalardır. Bunlarda da idrarını yapsın ya da yapmasın her an ağrı oluşan mesanesinde bacak arasına doğru ağrı yayılan ya da suprapubik bölge dediğimiz karnın alt kısmına doğru ağrı yayılan, mesaneden kaynaklanan bir ağrı sendromudur. Dünya genelinde birçok tedaviler denenmiştir. Bunlardan bir tanesi de mesane pilidir. Bu da ağrılı mesane sendromlu hastalarda sık sık tuvalete çıkmayı mesanede oluşan ağrıyı azaltmaya yönelik tedavi hedeflerimiz vardır. Bunlarda da mesane pili etkin bir tedavi yöntemidir. Tabii tüm hastalar da değil ortalama başarı oranları var bunlarda da en düşük ağrılı mesane sendromunda daha az yanıt alıyoruz. Evet, yanıt belki yüzde 50’den fazla alıyoruz ama diğer gruplara göre birazcık daha düşük bir oranda yanıt aldığımızı söyleyebilirim. İdrar yapmayan hastalarda ya da idrar kaçırması olan hastalarda gayet iyi oranda yanıt aldığımızı belirtmek isterim” diye konuştu.

“Çocukluktan yaşlılığa kadar her yaş grubunda kullanabileceğimiz bir tedavi yöntemi”

Doç. Dr. Kadir Önem mesane pili tedavisinin yaş aralığı ile ilgili şunları söyledi:

İl Müdürü Görevinden İstifa Etti İl Müdürü Görevinden İstifa Etti

"Sigorta ya da devlet kurumlarının ödemesinin olması ya da olmaması da etkili bir faktördür. Yaş grubu olarak aslında çocukluk yaş grubundan, yaşlılığa kadar her yaş grubunda kullanabileceğimiz bir tedavi yöntemidir. Şimdiye kadar sanırım en küçük yaş 9 yaşındaki bir hastamıza takmıştık. Erzurum’dan gelen, yaşlı olarak ise 65 yaşında bir hastama da taktığımı hatırlıyorum üst limit olarak. Dördüncü grubumuz ise tabi Türkiye’de şu anda özel sigortalar hariç SGK’nın ödemesi kapsamında idrar kaçırma, mesane sendromu ve idrar yapamama durumlarında SGK tarafından karşılanıyor. Örneğin; bir trafik kazası geçirdi hasta idrar yapamıyor ya da idrar kaçırması var bu grup hastalarda mesane pili kullanabiliyoruz ki bunlar da erken yapılan mesane pillerinde mesanenin uzun dönemde daha iyi korunduğuna dair veriler de yakın zamanda yayınlandı. Nörojen grubu hastalarda da mesane pili öneriyoruz. Cilt altında hissedebilir hasta pili tabi pillerin artık biraz daha ufakları, şarj edilebilirler, MR uyumlu olan formları piyasa sürüldü bunları kullanabiliriz. Eski piller bir parça büyük yeni piller biraz daha küçük. Bazen hastalara kart veriyoruz güvenlikten geçerken cihazlardan hafif bir elektrik çarpması hissedebiliyor hastalar havaalanlarına girerken, alışveriş merkezlerine girerken o yüzden bir kart veriyoruz hastanın üzerinde elektronik bir cihaz olduğuna dair onlardan geçmeyebiliyorlar. Onun dışında voltajı çok yüksekse bir ağrı hissedebiliyor zaten voltajını hastanın rahatsız olmayacağı en yüksek oranda ve fayda sağlayacağı bir oranda tutmaya çalışıyoruz. Şarj edilebilir piller 15 yıla kadar gidebiliyor, şarj edilmeyen piller de genelde voltaja bağlı olarak 4 ya da 5 yılda bir değiştirilebiliyor. Türkiye’de bazı olmazsa olmazlar var. Özel sigortalar değil de SGK’da mesela aşırı ağrılı mesaneden örnek verecek olursak önce botulinum toksin enjeksiyonu yapılsın ondan sonra fayda görmezse sakral nöromudasyon geçilsin diyor. Fakat yabancı ülkeler de mesela hap kullandı hasta faydası olmadı, o zaman botoks mu ya da nöromodülasyon mu diye hastaya sorulabiliyor. Yani botulinum toksin yapılması olmazsa olmaz olmayabiliyor. İkinci sırada kullanılabiliyor. Türkiye’de bir parça daha farklı önce botulinum toksin yapılsın ondan sonra nöromodülasyona geçelim denilebiliyor. Aslında uygun her hastaya kullanabiliyor. Buna da tabi hastanın hekiminin karar vermesi gerekiyor" şeklinde konuştu.