15.08.2022, 14:54

ÜSTÜN DÖKMEN HADDİNİ BİL. BAŞÖRTÜLÜ PSİKOLOGLAR SENİ CEBİNDEN ÇIKARIR

Türkiye siyasi tarihini araştırdığımız zaman İslam'a karşı kesim ne zaman iktidar olduysa dindar'ın giyimiyle, namazıyla, orucuyla ve özellikle başörtüsüyle ciddi bir kavgaya girişti. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit "çıkarın şu kadını.. haddini bildirin" diye başörtülü milletvekiline Türkiye Büyük Millet Meclisin'de nasıl azarladığını ve salyasını döktüğünü gayet iyi hatırlıyoruz ve unutmadık. Bu din düşmanlıkları ve dindar düşmanlıkları her alanda devam etti ve hiçbir zaman bitmedi. Muhafazakar iktidarlar döneminde ise kimse onların inancına karışmamış ve istedikleri gibi inanmış, istedikleri gibi giyinmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir diyorlar, lakin kendi kinleri içinde boğulup hukuku sadece kendilerine hizmet eden bir yapıya büründürüyorlar. Oysa hukuk herkes için aynı, Adalet herkese lazım ve devletin temeli olan en önemli unsurdur. Biz bu adalet anlayışını aynı zamanda askeriyeye girmek isteyen vatansever gençlerin annelerinin başını açtırıp fotoğraflarını çektirip Türk Silahlı Kuvvetlerine bu şekilde başvurmak zorunda kaldıkları ve mezun olurlarken de tören alanına alınmayıp dikenli teller arkasından evladının mezuniyetini izleyen anneler şeklinde çok gördük.
Birçok mecrada etkin olarak din düşmanlığı yapan sivil toplum kuruluşları ve kişileri görüyoruz. Özellikle siyasiler arasında ömrünü din düşmanlığı ile geçiren nicelerini gördük. Fakat koşulsuz kabul ilkesi üzerine çalıştığını ima ederek ve bunu derslerinde anlatarak bir vazife icra eden   Prof.Üstün Dökmen "Başörtülü psikolog, psikiyatrist ve PDR uzmanı olması meslek etiğine aykırıdır" çıkışıyla toplumu ayrıştırmış, insan haklarını ve kişi özgürlüğünü çiğnemiştir. Ayrıca toplumsal çatışmaya da zemin hazırlamaktadır.  Dökmen bu çıkışı ile bu mesleklerde çalışanlara yani başörtülüye hakaret etmiştir. Bu da gerçekten malum zihniyetin geldiği acı noktayı gösteriyor. Mesele sadece örtü değil İslam ile kavgalarını bu şekilde yansıtıyorlar. Bırakın koşulsuz kabul ilkesini, başörtülünün tarafsız olamayacağı için, nötr olamayacağı için psikologluk yapamaz, psikolojik danışmanlık yapamaz gibi bir safsataya imza atan Üstün Dökmen mesleğe de ihanet etmiştir. Bu meslek koşulsuz kabulü gerektiren bir meslektir. Başörtülü de olsa, mini etekle de olsa, danışman danışmanlığını yapması gerektiği gibi çarşaflı olduğu takdirde dahi yine mesleğin gereği yerine getirilir. Yine bir psikolojik danışman örtülü olduğu takdirde, örtülü örtüsüz ayrımı yapmamaktadır. Karşısına seri katil de çıksa, hırsız da çıksa yine mesleğinin gerektirdiği kriterler ve ilkeler ile danışmasını yapar. Dökmen gözden kaçırıyor; Genellikle baş örtülü olan danışan kendisi gibi örtülü danışmana gider. Dökmen'e ise ya kendisi zihniyetinde olan gider, ya da Dökmen'in ne olduğunu yani bozuk zihniyetini bilmeyen danışanlar gider. Ve yine nice örtülüler vardır ki Dökmen gibilere ders verir, cebinden çıkarır.
 Bir psikolojik tahlil yapacak olursak Üstün Dökmen bu sözü ile lisanı hal diliyle diyor ki "ben asla danışmaya gelen bir başörtülüye tarafsız ve koşulsuz kabul ilkesi ile danışma yapamıyorum. Üstün Dökmen dili ile söyleyemese de  bu çıkışı ile lisanı hal diliyle diyor ki ben karşıma başörtülü seansa oturduğu takdirde, ona karşı mesleğimi icra edemiyorum, onu içime sindiremiyorum, ilmimden onu istifade ettiremiyorum, ona çözüm bulmak için çaba sarf etmiyorum, gelsin bana parasını ödesin gitsin... Psikoloji dili ile yansıtma yapıyor. Yani başörtülü tarafsız psikolojik danışma yapamaz derken ben tarafsız psikolojik danışma yapamıyorum diyor. 
28 Şubat dönemini unutmadık. Kimin nerde yer aldığını da unutmadık.
Bana gelen nice danışanlarımdan, böyle danışmana gittiği için ve örtüsü, giyiminden dolayı danışman tarafından hakir görüldüğü ve bunu bütün beden dili ile yansıttı için bunalıma girdiğini söyleyenler oldu. 
Haddini bil Üstün Dökmen! Bu millet senin gibi dili tatlı, lakin ağzındaki, kalbideki, özellikle zihnindeki zehri kusanları çok iyi biliyor. 
Bir aile danışmanı olarak defalarca aranıp örtülü danışman olup olmadığını soran danışanlarım  oldu. Defalarca bana gelen insanlar milli manevi değerlere sahip olduğumun tercih sebebi olduğunu dile getirdiler. Evet milli manevi değerlere sahip bir danışman olarak bize dili,rengi, ırkı ve diğer unsuriyeti ne olursa olsun koşulsuz kabul ilkesi ve danışmanlığın gerektirdiği tarafsızlık ve gayreti sonuna kadar sarf ediyoruz. Senin gibi örtüyle inançla bir sorunumuz yok. Örtüsüz ve inançsızla da...  Sonunda seni imamın yıkayacağı inanca biraz daha saygılı olmanı tavsiye ederim. Ve yine örtülü örtüsüz ayrımı yapmaksızın herkesin bu mesleği fıtratında olduğu takdirde yapabileceğini ve hatta birçoğunun senden çok çok daha iyi bu mesleği yapabileceğini bilmeni isterim. Sana bir diğer bir tavsiyem; artık yaşlandın, şimdiye kadar içinde sakladığın şeyleri dışa vurmaya başlamışsın. Bu kimliğine ciddi zarar verir. Daha fazla konuşup insanları örtülü örtüsüz ayrımına sebep olup birbirine düşürmek yerine git bir bağ evinde, yayla evinde veya sana daha çok uyacağını düşündüğüm deniz kenarında bir yazlık evinde vaktini geçir. Emin ol sana iyi gelecektir. Eğer bu bozuk düşüncelerinle başedemez hale gelmişsen bak sana yine çok kaliteli psikyatrist abilerimizden Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Prof. Dr. Sefa Saygılı'ya git. Seans al. Emin ol sana bu hakaretine rağmen koşulsuz kabul ilkesi ile danışma vereceklerdir. Çünkü ideolojik değil inançlı uzmanlardır. Ha bir de bu kadar zihnin bulanıkken unutmuş olabilirsin " bu tür zihin hastalıkları bazen uzun tedavi/terapi gerektirebilir, erken pes etmeyesin... Biz bu vatanda yaşayan senin bile iyi olmanı isteriz ki hem kendine hem başkasına zarar verme diye...
Biz de dil, din, ırk, renk gibi hiçbir unsuriyet gözetmeden bu millete hizmete devam edelim. Gelen tesettürlü tesettürsüz, inançlı inançsız her kim varsa, her danışanımıza "birlikte yaşama anlayışıyla" hizmete devam edelim. Bu hizmeti senin gibi ideolojik kişilerin değil, bizim gibi birlikte yaşama psikolojisine sahip, milli manevi değerlere saygılı uzmanlar yapsın. Böylece hem mesleğin itibarını senin gibilerin elinden kurtarmış olacağız, hem bu vatana bu millete daha ciddi bir hizmet yapmış olacağız. Bir nesil ve medeniyet inşa edeceğiz. Siz istemeseniz de... 
Adnan Kalkan
Aile Danışmanı
Aile Bilim Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı
Türkiye Aile Birliği Genel Başkan Yardımcısı 

Yorumlar (7)
Hüseyin Denizli 2 ay önce
Oysa hukuk herkes için aynı, Adalet herkese lazım ve devletin temeli olan en önemli unsurdur.
Seyfullah 2 ay önce
Tebrikler
Kenan gözütok 2 ay önce
Allah cc razı osun
M.İnal 2 ay önce
Allah razı olsun Adnan hocam. Diline,kalemine sağlık. Tüm müslümanlar olarak örtülü -örtüsüz, erkek -kadın farketmeksizin adı üstün kendisi ÇUKUR bu zata tavrımızı koyup hiç bir kitabını almamalı, hiçbir seminerine gitmeliyiz.
Kenan gözütok 2 ay önce
Allah cc razı olsun
Ahmet Aktaş 2 ay önce
Adnan Hocam çok güzel ifade etmişsiniz en başta bir insan olarak,bir müslüman olarak insanlığın sesi olmuşsunuz bu zihniyet maalesef hep böyle olmuşlardır . Yazık bu ülkenin imkanlarıyla sözde ilim adamı ol,sonra bu insanlara ,insanlarımıza hakaretler et ,ne yazsak ne söylesek yeridir fakat kendi haline bırakalım Allah müstehakkını versin milletimize birlik beraberlik ve kardeşlik içerisinde şuur ve basiret versin, bunların içlerinin dışa yansımaları uyanmamıza vesile olmasını temenni selam ve dua ile Allah a emanet olunuz.
Ahmet Aktaş 2 ay önce
Hocam çok teşekkür güzel ifade etmişsiniz böyle zevata ne söylense yeridir fakat kendi haline bırakalım inşAllah kafaları tahtaya degmeden ayıkırlar
Günün Anketi Tümü
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Namaz Vakti 04 Ekim 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı