Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın afet bölgesinde görevlendirilmek üzere 45 bin öğretmen ataması yapılacağını açıklamasının ardından, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) “45 bin sözleşmeli öğretmen ataması” ile ilgili atama takvimini yayınlamış ve kontenjanlar açıklanmıştır.

ÖĞRETMENLERE KARİYER BASAMAĞI HAMLESİ ÖĞRETMENLERE KARİYER BASAMAĞI HAMLESİ

MEB öğretmen atama takvimini Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimi sürecine uygun olarak hazırlamış ve seçimlerin hemen öncesinde tamamlanacak şekilde düzenlemiştir. Türkiye’de resmi verilere göre, 150 bine yakın öğretmen açığı bulunmaktadır. Öğretmen açıkları özellikle son yıllarda en önemli sorunlar arasında bulunmasına rağmen, 2022 yılının tamamında ataması yapılan sözleşmeli öğretmen sayısı sadece 19 bin 969 olmuştur. Açıklanan sözleşmeli 45 bin öğretmen atamasının yapılması önemli olmakla birlikte, mevcut öğretmen açığını kapatmadığı gibi sayıları yarım milyonu aşan ataması yapılmayan öğretmenin “en az 100 bin atama” talebinin yarısını bile bulmamaktadır.

MEB tarafından yayınlanan öğretmen atama takvimine göre, atamaların daha önce olduğu gibi “sözlü sınav/mülakat” uygulaması sonucunda ve “sözleşmeli öğretmenlik” şeklinde yapılacağı anlaşılmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda sözleşmeli öğretmenlik mülakat sınavında sorulan sorular üzerinden ortaya atılan iddialar, mülakat uygulamasının iktidar tarafından siyasi kadrolaşma amacıyla nasıl kullanıldığını açıkça göstermiştir. Geçtiğimiz yıllarda öğretmen alımında yapılan mülakat sonuçları açıklandığında, yazılı sınavdan yüksek puan almasına rağmen çok sayıda öğretmenin düşük puan verilerek elendiği görülmüştür. Mülakat sonucunda elenenler arasında kendi alanında doktora yapan ve KPSS’de birinci olan öğretmenler de bulunmaktadır.

Sözleşmeli öğretmen istihdamında, AKP iktidarı döneminde “torpil” kelimesi ile eş anlamlı hale gelen ve yüksek yargı tarafından “objektif olmama”, “taraflılık” gibi gerekçelerle defalarca iptal edilen “sözlü sınav” uygulamasında ısrar edilmesi, iktidarın önceliğinin nitelikli öğretmen istihdamı olmadığını göstermektedir.

Öğretmen atamaları konusunda geçtiğimiz yıllar içinde ortaya konan pratik, MEB’in hemen her konuda olduğu gibi, öğretmen atamaları ve mülakat konularında da en güvenilmez bakanlık olduğunu göstermektedir. Eğitim sistemine yönelik olarak yapılmak istenen değişiklikler başta olmak üzere, yapılan her atama ve sınavın şaibeli olduğu yönünde kamuoyunda geniş bir yargı bulunmaktadır. Bugüne kadar mülakatlarda yüksek puan almasına rağmen düşük sözlü not verilerek elenenlerin durumu bu düşünceyi pekiştirmektedir.

Kamu personelinin işe girme ve görevde yükselmelerinde tamamen taraflı bir uygulama olan ve doğrudan siyasal torpili çağrıştıran bütün uygulamalardan vazgeçilmeli, öğretmen ya da kamu görevlisi olma koşullarını taşıyan herkes cinsiyet, inanç farklılığı, etnik kimlik ya da siyasi görüş ayrımı yapılmadan istihdam edilmelidir.

15 Temmuz 2016 sonrasında tek bir kadrolu öğretmen ataması yapılmazken, Kasım 2022 itibariyle MEB bünyesinde görev yapan sözleşmeli öğretmen sayısı 115 bin 767’dir. Ülke çapında görev yapan ve tamamına yakını asgari ücretin altında ücret alan ücretli öğretmen sayısı ise yaklaşık 90 bindir. Resmi verilere göre geçtiğimiz 21 yıl içinde atanan öğretmen sayısının toplam öğretmen sayısına oranı yüzde 75’dir. Aynı süre içinde KPSS’ye giren her 100 öğretmenden sadece 15’inin ataması yapılmış, geriye kalan 85 işsiz öğretmen ya tekrar sınava girmek ya da başka alanlarda çalışmak zorunda bırakılmıştır. Ataması yapılmayan öğretmenlerin zorunlu olarak meslekleri dışında işler yapmaya zorlanması ve meslekleri ile ilgisi olmayan alanlarda çalışmak zorunda bırakılması Türkiye için utanç vericidir.

Eğitim Sen olarak talebimiz öğretmen açıklarının kapatılması için ilk aşamada en az 150 bin öğretmen atamasının yapılması, sonraki süreçte atamaların planlanarak ataması yapılmayan öğretmen sorununun kalıcı olarak çözülmesidir.