Konge bitti ancak Eğitim Bir Sen İstanbul 1 Nolu Şubesinde gerginlik bitmiyor. EBS Genel Başkan Yardımcısı Ramazan ÇAKIRCI uyguladığı çifte standrtlarla teşkilat içi huzursuzluğu tırmandırmaya devam ediyor.

Eğitim Bir Sen teşkilatlarında Kasım ayında şube başkanlığı seçimleri gerçekleştirildi. Kasım ayında gerçekleştirilen Eğitim Bir Sen İstanbul 1 Nolu Şube başkanlığı seçimlerinin ardından mevcut başkan Ferhat ÖZTÜRK seçimi kaybetmiş, yerine Genel Başkan Yardımcısı Ramazan ÇAKIRCI'nın da desteklediği Mükremin KÖSE son anda aday yapılarak seçimi kazanmıştı. 

İstanbul 1 Nolu Şube'de Şube Başkanı Ferhat ÖZTÜRK Ali YALÇIN'ın genel başkanlığı sürecinde Ahmet ÖZER'in listesine yer aldığı ve 5 Nolu Şube Eski Başkanı Celal DEMİRCİ ile birlikte, İstanbul'daki  diğer şube başkanlarının aksine  İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk YELKENCİ'ye biat etmeyip, muhalefet ettiği için hedef haline gelmişti.

Ve bu muhaliflikleriniin bedelini Celal Demirci ile birlikte şube başkanlıklarından alınarak ödediler. 

Ancak Eğitim Bir Sen İstanbul 1 Nolu şubede sular durulmuyor. Kasım 2018'de yapılan seçimin ardından başkan olan Mükremin KÖSE'ye karşı muhalif blok muhalefetini arttırarak şubeyi tekrar olağanüstü kongreye götürmek için mevcut 156 delegeden yasal çoğunluktan daha da fazlası olan  80 delegenini imzasını alarak Genel Merkeze Olağanüstü kongre talebiyle Mayıs ayında başvuru yaptılar. 

Eğitim Bir Sen 6. Olağan Genel Kurulunda karşısında bir çok adayın rakip olarak çıktığı EĞitim Bir Sen'in Genel merkez yönetiminde en sevilmeyen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan ÇAKIRCI teşkilat içinde uyguladığı etnik milliyetçilik politikaları ve istemediği şube başkanlaraının üzerini çizip istediklerini göreve getirme gibi uygulamalarına aralıksız devam ediyor. 

Sendika Kanuna göre ve Eğitim Bir Sen tüzüğüne göre olağanüstü kongreye gitmesi gereken İstanbul 1 Nolu Şubede Genel Merkez Teşkilatlarının emanet edildiği Kara Kutu Ramazan ÇAKIRCI devreye girerek , hukuken garabet konumundaki zorlama yorumlarla, kongreye gidilemeyeceğini,  kongre isteyen muhaliflere cevabi bir yazı ile bildirdi. 

İşte o Yazı: 

 

Eğitim Bir Sen Genel Merkez Yöneticisi Ramazan ÇAKIRCI  aynı Demokratik ( !) tavrı Eğitim Bir Sen'in Sivas Şubesi seçimlerinde ise nedense göstermemiş, şubenin bir an önce kongreye gitmesi için jet hızıyla karar almış ve vargücüyle çalışmıştı.  

Şöyle ki 2014 Yılında Sivas 1 Nolu Şube başkanı olarak seçilen İlhan KARAKOÇ'un gitmesini isteyen Eğitim Bir Sen Genel Merkez yöneticisi ÇAKIRCI, 2014 Yılında Sivas 1 Nolu Şube başkanı olan İlhan KARAKOÇ 1 yıl dolmadan daha muhaliflerin olağanüstü kongre taleplerine haklı gerkeçe vb. aramadan kongre yapılmasına jet hızıyla onay vermişti.

Aynı durumda olan şu anda Eğitim Bir Sen İstanbul 1 Nolu Şubesinde kongreye gidemezsiniz diyen hatta Sivas'ta Mahkemenin verdiği kararı da İstanbul 1 Nolu Şubeye  yazdığı yazıda gerekçe olarak sunan    "Eğitim Bir Sen'in Demokrasi anlayışı bu kadar dedirtecek olan" Ramazan ÇAKIRCI ; Sivas 1 Nolu Şubeye kongreye gideceksiniz demişti.

İşte o çifte standardın belgesi: 

 

 

Ve yapılan kongrede Sivas şube Başkanı İlhan KARAKOÇ kaybetmişti. Ancak Sivaş Şube Başkanı hukuki yoldan mücadele başlatarak 2017 yılında aldığı kararla kongreyi iptal ettirip Şube başkanlığı koltuğuna tekrar oturmuştu. 

İlgili Haber: https://www.ajanskamu.net/haber/egitim-bir-sen-kongresi-mahkeme-karariyla-iptal-oldu-h90482.html 

Ama bu yaptıklarının bedelini son yapılan kongrede o da koltuğundan olarak ödedi. Son kongrede yerine bir başkası Şube başkanı olarak geldi. 

Eğitim Bir Sen teşkilatlarının en rahatsız olduğu Genel Merkez yöneticisi olan ve Ahmet Gündoğdu döneminde de Ali YALÇIN döneminde de teşkilatın kara kutusu olarak bilinen her devrin adamı Ramazan ÇAKIRCI, son yaptığı çifte standard ile adeta sendikada demokrasiyi askıya almış durumda.

İstanbul  1 Nolu Şubedeki muhalif isimler ise Mahkeme yolundalar. Mahkeme kararıyla şubeyi kongreye götürecekler.

Şu anda Perofesyonelliğe ayrılmış olan Eğitim Bir Sen şube Başkanlarının Mayıs ayı bordrolarında 13 bin 400 tl maaaş aldığı, Sendikanın aracını, telefonunu, kredi kartını, yemeğini , misafir , ağırlama, tatil yaptığını vb düşünecek olursanız 13 bin 400 tl maaş + sıfır masraf ile aylık 20-30 bin tl gibi bir gelir ile ballı imkanlara sahip olduğunu düşünürseniz, Sendikada şube başkanlığı koltuğunun ne anlama geldiğini ve neden vazgeçilmez olduğunu herhalde anlatmamıza gerek kalmaz. 

Hele Eğitim Bir Sen Şube Başkanı olup aynı zamanda Memur Sen İl Temsilciliği yapanların masraflarını ise X2 ile çarpabilirsiniz.

Dolayısıyla Sendikada Şube Başkanı olmak ve şube başkanlığını korumak, bunun için "muuhaliflerin çıkmasını engelleme"  nin ne derece önemli olduğu , sendikacılığın geldiği noktayı ve bundan sonrası için neler olabileceği konusundaki yorumları okuyucularımıza bırakıyoruz.

www.ajanskamu.net