Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart 2019 günü İstanbul'da yapılan seçimlerde bazı usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmişti. YSK, İstanbul'da görevli İl Seçim Kurulu üyeleri, İlçe Seçim Kurulu üyeleri ile İl ve İlçe Seçim Müdürleri hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin ortaya çıkan iddialarla ilgili soruşturma başlatıldı. İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu bünyesinde yürütülen soruşturmada ilk etapta 43 sandık kurulu başkanı ve üyesinin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile irtibatı belirlendi. 43 kişiden 2'sinin FETÖ'nün kriptolu haberleşme uygulaması ByLock kullanıcısı olduğu belirlendi.

ŞENER'İN YANI SIRA 10 BAŞKAN İFADE VERDİ

Soruşturma çerçevesinde yeni bir gelişme de yaşandı. İl Seçim Müdürü Fidan Şener'in ardından 10 İlçe Seçim Kurulu Müdürü'nün daha şüpheli sıfatıyla ifade verdiği öğrenildi. Bu isimler şu şekilde: Şişli İlçe Seçim Kurulu Müdürü Hatice Çelebi, Fatih İlçe Seçim Kurulu Müdürü Bayram Alhan, Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu Müdürü Necati Avşar, Arnavutköy İlçe Seçim Kurulu Müdürü Zeki Kayalı, Kağıthane İlçe Seçim Kurulu Müdürü Aysel Tunç, Sarıyer İlçe Seçim Kurulu Müdürü Filiz Yıldız Yıldırım, Beşiktaş İlçe Seçim Kurulu Müdürü Remziye Şen, Bayrampaşa İlçe Seçim Kurulu Müdürü Cahit Köroğlu, Gaziosmanpaşa İlçe Seçim Kurulu Müdürü Fatih Baylan, Sultangazi İlçe Seçim Kurulu Müdürü Yıldıray Akın.

İŞTE O İFADE

Şüpheli sıfatıyla ifade verenler arasında yer alan Şişli İlçe Seçim Kurulu Müdürü Hatice Çelebi'nin ifadesi ortaya çıktı. Çelebi ifadesinde şunları söyledi: "Bundan önceki hiçbir seçimde bu şekilde görevlendirilen sandık kurulu başkan ve üyelerine herhangi bir güvenlik soruşturması yapılmamıştır. Bizim mevzuatımızda bu yönde bir hüküm bulunmadığından bu yönde bir araştırma yapılması da mümkün değildir. Bu sebeple de görevlendirilen sandık kurulu başkan ve üyelerinden çeşitli terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı olan kişiler olması muhtemeldir. İstanbul özelinde bizim görevlendirdiğimiz kişileri şahsen tanıma gibi bir imkânımız da bulunmadığından bu yönde tedbir almamız da mümkün değildir. İzah ettiğim biçimde eksiklikler, aksaklıkları ve yetersizlikler içerisinde oluşturulmaya çalışılan sandık kurullarının kanuna aykırı oluşturulduğu yönündeki ithamları kabul etmem. Benim bu hususta kastım olmamıştır. Kamuoyunda 100 binlerle ifade edilen kamu görevlisi kavramı fiiliyatta yerel şartlarla uyumluluk göstermemektedir. Bu sorunun giderilebilmesi maksadıyla il genelinde havuz oluşturulmalıdır. 23 Haziran seçimlerinde benze bir aksaklığın yaşanmaması maksadıyla güvenlik soruşturması yapmaktayız. Ayrıca kurada çıkan kişilerin parti üyesi olup olmadığı dahi sorulmaktadır. Ancak bu yapılan araştırmaların hiçbirisi bizim erişim sağladığımız sistemler değildir. 31 Mart seçimlerindeki meydana çıkan tablonun gerekçesi tamamıyla izah ettiğim şekildedir. Herhangi bir kastım bulunmamaktadır."

Başsavcılıkça yürütülen soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Nazif Karaman / Sabah