Süleyman Soylu'nun açıklamaları:

Şehit Yener Kılıç'ın cenaze merasimine ailesinin talebi doğrultusunda 21 Nisan 2019 Pazar, Çubuk ilçesinde gerçekleştirmek üzerine gerekli hazırlıklar yapılmıştır. Milli Savunma, Milli Eğitim Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, il-ilçe protokolümüz ile yaklaşık 12 bin vatandaşımız katılmıştır. Cenaze merasiminin güvenliğini sağlamak üzere 1 Jandarma Komando Bölüğünün yanı sıra, 1 TOMA, KOBRA aracı ve istihbarat unsurları ayrıca trafik ve asayiş ekipleri de olay yerinde mevcuttur.

Cenaze namazı kılınmamışken önce Mansur Yavaş alana gelmiştir, köylü kadınların kısmi protestosu söz konusu olmuştur. Daha sonra Kılıçdaroğlu gelmiştir, kendisine yönelik yoğun sözlü protestolar olmuştur. Namaz kılındıktan sonra cenaze, top arabası ve merasim eşliğinde mezarlığa intikal ettirilmek üzere arabaya konulmuştur. Bu kısım sona erdikten sonra şehit yakınlarının alanından Kılıçdaroğlu aracına giderken önce sözlü ardından da bir saldırı söz konusu oldu. Kendisinin aracına güvenli şekilde ulaşması mümkün olmadığı anlaşılınca mahalledeki bir eve giriliyor ve güvenliği sağlanıyor. Ardından merasimin yapıldığı alandaki yol tek yön olduğu ve araçlarla kapandığı için yoğunluğun azalması bekleniyor, oradaki arkadaşlarımızın genel değerlendirmesi üzerine. 300 çevik kuvvet, 9 özel harekat timi dahil olmak üzere birçok takviye gerçekleşti. Kalabalığın dağılması için gerek il jandarma komutanımız gerek vali vekilimiz yatıştırıcı mahiyette konuşmalar yapıyorlar.


Bunlar da ilginizi çekebilirHiçbir şey göründüğü gibi değil! Başta kimse anlam veremedi ama...
Şuhut’ta Kapalı Pazar Yeri çalışmalarında sona geliniyor
Şanlıurfa’da CHP'lilerden Kılıçdaroğlu’na saldırı tepkisi
Bakanlarımız, belediye başkanımız vatandaşlarımıza aynı mahiyette teskin edici konuşmalar yapıyor. Durum kontrol altına alınınca CHP Genel Başkanı güvenli şekilde evden çıkarılıyor.


Elbette ki siyasetçiler zaman zaman şehit cenazelerinde bir takım sitemlerle tepkilerle karşılaşabilirler ama burada tepkinin fiziki saldırıya dönüşmesi söz konusudur. Bizim bunu tasvip etmemiz mümkün değildir. Bu itibarla adli ve idari soruşturma başlatılmış olup 4 kişi tespit edilerek ilçe jandarma karakoluna getirilmiş, yine fiziki saldırıya karışan şehit yakını da savcılığa teslim edilmiştir. Toplam 5 kişi. Ardından biri kadın olmak üzere 4 kişi daha teslim edilmiştir. 9 kişinin tamamı Akkuzulu köyündendir. Akkuzulu köyüne kısa süre önce bir plaka tanıma sistemi kurulmuştur. Cenazeye kimin katıldığı bellidir. Kameralarla bunları tespit etmek mümkündür. Arkadaşlarımız da olaydan hemen sonra tüm görüntüleri izleyerek ilk verileri elde etmiştir. İletişim imkanlarının etkisi ile son yıllarda meydana gelen toplumsal olayların ilk saatlerinde ciddi bilgi kirliliği ile karşılaşıyoruz. Güvenlik kuvvetlerimiz tam bilgilere ulaşabilmek için yoğun bir çalışma ortaya koydular. Bu olayda da bazı yanlış bilgilerin olduğunu gördük.
"PROVOKASYON BULGUSUNA RASTLANMADI"

CHP yöneticileri tarafından hadisenin başka yerden kaynaklandığı iddiaları getirildi. Biz de ilgili birimlerimizi görevlendirdik. Olayın dışarıdan bir provokasyonla ilgisi olduğuna dair bulguya rastlamadığımızı belirtmek isterim. Yumruk atan kişi de şehidimizin köylüsü, yakınıdır. Gözaltına aldıklarımız ile olaya karıştıklarını tespit ettiklerimiz de Akkuzulu sakinleridir.


"KILIÇDAROĞLU'NUN CENAZEYE GELİŞİ HABER VERİLMELİYDİ"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu cenazeye gelişi haber verilmeliydi. Birimlerimize herhangi bir bilgi verilmesi söz konusu olmamıştır. Ne kendileri ne parti yetkilileri bu yönde hareket etmemiştir. Örgütlü bir provokasyon iddiasında bulunmak hakkaniyetli değildir.

Sürekli şahsımı hedef göstermeleri, siyasi rant çıkarmaya çalışmaları, sosyal medya üzerinden şahsıma, çocuklarıma, eşime hakaretler ettirmeleri bu meseleyi değerlendirirken hangi anlayışta olduklarını açıkça göstermektedir.

Kılıçdaroğlu meseleyi İçişleri Bakanlığı'na yıkacağına bu olayın nedenini siyasi ortaklarına, hatta şu sıralarda ziyaret gerçekleştiren ortaklarına sorabilir. Her seçimde elbette ki partilerin söylemleri olmuştur ve olacaktır. Seçimler yapılmıştır ve bitmiştir. Herkes PKK terörü karşısında tavrını almak zorundadır. İkircikli tutumlar millet tarafından kayıt altına alınmaktadır.
Bugün HDP, PKK ile arasına herhangi bir duvar örmemiştir. Seçim sonrası ve öncesi söylem ve eylemlerine devam etmektedir. Bu psikolojik iklime de, bu iklimi oluşturmak isteyenlere de teslim olmayız.


Maalesef kendisi de dahil olmak üzere tüm yöneticilerinin yaptığı açıklamalar yangına körükle gitmek, kendilerinin dışında bir görüşe yer vermemektir. Benim için ülkemin ve milletimin menfaati her şeyden önce gelir. Memleketime, ülkeme, milletime yapmış olduğum hizmetin de bedelini ödemeye hazırım. Bunun tayin edicisi bana bu görevi veren sayın Cumhurbaşkanımız ve milletimizdir.