Açlık yoksulluk rakamlarına bakınca Asgari ücrette 2 bin TL dahi az bir rakam olarak kalıyor. Asgari geçim rakamlarını her ay açıklıyoruz. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6 bin TL üzerinde. Bunları dikkate almak lazım

Döviz kuru geriliyor ama zamlar miras kaldı. Çalışan, asgari ücretli ve diğer kesimler bu zamlarla başbaşa kaldı. Çalışanın verimliliğini artırmak adına sorunlarını çözmek lazım. Bu çerçevede hak ettikleri ücretleri vermek gerek

KPDK toplantısında bütün sorunları masaya taşıyacağız. Ek gösterge, sözleşmeliler, yardımcı hizmetler, ek zam bunlardan sadece bazıları. Birileri bizi masada istemese de biz kamu çalışanlarının hakları için mücadele edeceğiz.

Ek gösterge bir vaad olarak kalmamalı. Sn. Cumhurbaşkanı bizzat kendisi bu işin takipçisi olmalı.

2018 yılı çalışanlar için kayıp bir yıl oldu. Bir sendikacı ise kayıplara bakmıyor işi gücü bırakıp bizi masada istemediğini söylüyor. Bunların derdi memur felan değil. Biz kimsenin lutfu ile oraya oturmadık.Kanunun verdiği hak ile oradayız.

Avrupa bunlara, "Siz bağımsız değilsiniz, sarı sendikasınız" diyor. Çalışanlar artık bir değerlendirme yapmalı ve buna göre karar vermeli.

Gelin yetkili sendika tespitini referandumla yapalım, sonuca göre yetkili sendikayı belirleyelim. Biz buna varız.

Sözleşmeli diye bir istihdam modeli sağlandı kamuda. Biz bu sistemi doğru bulmuyoruz. Geleceğe güvenle bakilabilecek bir sistem değil bu.aile bütünlükleri parçalandı hepsi perişan. Bu kanayan yara artık tedavi edilmeli

Ailelerin bütünlüğü sağlanırsa bu insanlar mutlu olacak. Bu insanlara kadro verilmeli. geleceğe dair endişeleri ortadan kaldırılmalı ve motive edilmeliler. Kamu-Sen olarak SÖZLEŞMELİLERİN YANINDAYIZ.

Ücretli öğretmenlik meselesi artık kaldırılmalı. Kadrolu öğretmene ihtiyaç var ise neden ücretli öğretmen çalıştırıyoruz? Atama bekleyen öğretmenlerimizin yolu açılmalı. Yaşanan bu trajedilere son verilmeli.