Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ eleştirileri de beraberinde getirdi. Hürriyetçi Eğitim Sen Manisa Şube Başkanı Taner Çetin, 10 yılda hazırlandığı söylenen müfredatın, öğretmenlerin görüşlerinin alınmadan yapıldığını ileri sürdü.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (ÖMK) da aynı şekilde, öğretmenlerin görüşleri alınmadan düzenlendiğini savunan Çetin, “Hazırlanan ÖMK ile çalışma koşullarının, ekonomik ve sosyal hakların düzeltilmesi beklenirken cezaların bulunduğu ama ödülün bulunmadığı bir kanunla karşı karşıyayız. Aynı kanun taslağına göre; Milli Eğitim Akademisi kurulacağı, atama bekleyen öğretmenlerin KPSS sınav puanına göre akademide eğitim aldıktan sonra ve başarılı olmaları durumunda öğretmen olma şartı getirilmektedir. Birincisi, Milli Eğitim Bakanı eğitim fakültelerinin verdiği eğitime güvenmediğini açıkça beyan etmiş oluyor. İkincisi, kanun taslağına bakıldığında Akademi’ye seçilecek akademisyen ve öğretmen seçiminin bir kriteri bulunmamaktadır. Yani akademi, adam kayırmanın ve torpilin yolunu açmaya namzettir.  Üçüncüsü, Akademiler bağımsız ve özerk yapılardır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı açılacak Akademi tüm ön şartlardan yoksundur. Mili Eğitim Bakanlığı yetkililerince Rotasyon düzenlemesinin taslakta olmadığı ifade edilmesine rağmen, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 48. maddesinde öğretmenlerin bulunduğu kurumda azami çalışma süresinin 12 yıl olduğu şeklinde daha önceden mevcut olan bir düzenlemeyi kanuna koyarak zaman içinde rotasyona yasal dayanak oluşturmaya çalışmaktadır” dedi.

Çetin sözlerine şöyle devam etti:

Manisalı öğrenci Gaziantep’teki yarışmadan ödül aldı!

“Kanunda önemli bir husus ise ‘uzman ya da başöğretmen olmak için aranan şartlardan birinin de kademe ilerleme cezası almamak’ olmasıdır. İdari bir cezayla cezalandırılan öğretmen ikinci defa mali olarak cezalandırılmak istenmektedir. Ayrıca bürokraside FETÖ’cülerin güçlü olduğu dönemde birçok vatansever öğretmen kademe ilerleme cezasına mahkûm edilmiştir. Birçok meslektaşımıza ceza veren müfettişler, uygulayan idareciler ve mahkemelerde reddeden hakimlerin bir kısmının bugün cezaevlerinde olduğu gerçeği de ortadadır. İlgili Kanunda yer alan ‘yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle iş birliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar, bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile bakan onayıyla doğrudan bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri bakan tarafından yapılır.’ maddesiyle proje okullarında var olan keyfi, eş, dost, akraba ve yandaş idareci ve öğretmen atamaları kanun korumasına alınmaktadır.”

Tüm sendikaların çağrısına rağmen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in bildiğini okuduğunu iddia eden Çetin,

“Temel taleplerimiz şunlardır. Uzman ve Başöğretmenlik tazminatları emekliliğe yansıtılmalıdır. Daha önce verilen söz gereği Uzman Öğretmenlik başvuru süresi 5 yıla Başöğretmenlik için 10 yıla düşürülmelidir. Uzman ve Başöğretmenlik için sınav şartı kaldırılmalıdır. Ek ders ücretleri yüzde 100 oranında artırılmalıdır. Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması kaldırılmalı ve kadrolu istihdam modeline geçilmelidir. En düşük öğretmen maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlere tazminat ödenmelidir. Kamuda ilk işe alımlarda Mülakat uygulamasına son verilmelidir. Öğretmen atamalarında KPSS puan üstünlüğü tek kriter olmalıdır.” şeklinde konuştu.

MEB sendika yöneticisi hakkında soruşturma başlattı MEB sendika yöneticisi hakkında soruşturma başlattı

Kaynak:manisakulishaber

Editör: Serhat SALİMOĞLU