18.06.2022, 17:32

İLKOKULA KAYIT YAŞININ BAŞARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Bir kısım veli, çocuğunun erken yaşta okuldan mezun olmasının ona ileride avantaj sağlayacağını düşünerek erken yaşta ilkokula kaydını yapmak için uğraşmaktadır. Bu konuda MEB’de aynı fikirde olacak ki Okulöncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde “66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilir.” diyerek bu durumu teşvik etmiştir.

Yönetmelik’te İlkokulların birinci sınıfına, yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydının yapılacağı belirtilmekle birlikte, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 69, 70 ve 71 aylık olanların velisinin yazılı talebi bulunması halinde okulöncesi eğitime yönlendirilebileceği veya kayıtlarının bir yıl ertelenebileceği de belirtilmiştir.

Yönetmeliğe göre birinci sınıfa kaydı yapılan öğrencilerin yaş skalasına baktığımızda, 66 aydan başlayıp 83 aya kadar uzanan bir öğrenci grubu karşımıza çıkıyor. Bu durum, 66 ile 83 ay arasında bulunan çocukların aynı sınıfta, aynı programa tabi olarak eğitim, öğretim görebileceği anlamına geliyor.

Peki, öğrenci yaşları arasında bu kadar fark olmasının başarı açısından bir sakıncası var mı?

Malcolm Gladwell, Outliers (Çizginin Dışındakiler) adlı kitabında, Kanadalı psikolog Roger Barnsley tarafından 1980’lerde ortaya atılan rölatif yaş fenomeni kavramını tartışma konusu yapmıştır. Rölatif yaş fenomeni, Barnsley’in bir hokey maçını eşi ve oğlu ile izlerken eşi Paula’nın elindeki maç programında yer alan listedeki oyuncuların doğum tarihlerine dikkat çekmesi ile tesadüfen farkına vardığı bir durum. Baktıkları listedeki takımı oluşturan oyuncuların büyük bir kısmı ocak, şubat ve mart aylarında doğmuştu. Bu olaydan sonra Barnsley, eve gidip bulabildiği bütün Kanadalı profesyonel buz hokeyi oyuncularının doğum tarihlerini inceledi.  Ardından eşi ve meslektaşı Thompson ile Ontario Junior Hokey Ligindeki her bir oyuncunun istatistiklerini incelediler. Sonuç aynıydı. Ocak ayında doğan oyuncu sayısı diğer aylarda doğan oyuncu sayısından fazlaydı.  Şubat ikinci, mart üçüncü sıradaydı.

Bu bir tesadüf müydü?

Kanada'da hokey yaş sınıfları için seçilebilirlik sınırı 1 Ocak. Bu durumda 2 Ocak'ta 10 yaşını dolduran bir erkek çocuk, yıl sonuna kadar 10 yaşını doldurmayan biriyle yan yana oynayabiliyor ve bu yaşta 12 aylık bir aralık, fiziksel gelişim açısından çok büyük bir farkı temsil ediyor. Barnsley bu tür asimetrik yaş dağılımlarının üç şeyin olması durumunda ortaya çıktığını ileri sürüyor: “Seçme, yönlendirme ve farklılaştırma deneyimi. Kimin iyi olup kimin iyi olmadığına erken bir yaşta karar verirseniz, yetenekli olanı yeteneksiz olandan ayırırsanız ve yetenekli olana üstün bir deneyim sağlarsanız, seçilebilirlik sınırına en yakın tarihte doğmuş olan küçük bir gruba büyük bir avantaj sağlamış olursunuz.” diyor.

Anne babaların büyük bölümü küçük bir çocuğun anaokulunda yaşadığı dezavantajların zaman içinde uçup gideceğini düşünüyor olabilir. Ancak tıpkı buz hokeyinde olduğu gibi kayıt yılının başında doğmuş bir çocuğun, kayıt yılının sonlarında doğmuş bir çocuğa göre sahip olduğu yaştan kaynaklı başlangıçtaki, küçük avantaj eğitim hayatı boyunca devam ediyor. Bu da çocukları yıllarca uzayıp giden başarı ve başarısızlık teşvik etme ve cesaret kırma modelleri içine hapsediyor.

Bu durum Kelly Bedard ve Elizabeth Dhuey adlı iki ekonomistin eğitim üzerine yaptıkları çalışma ile tescillenmiştir.  Kelly Bedard ve Elizabeth Dhuey, birçok ülkede çocuklara 4 yılda bir uygulanan matematik ve fen testleri olarak adlandırılan, TIMSS sonuçları ile çocukların doğdukları aylar arasındaki ilişkiyi incelediler. Dört sınıf öğrencileri arasında yaşça en büyük çocukların puanlarının en küçüklere göre 100 üzerinden 4 ile 12 puan arasında değişen oranlarda daha iyi olduğunu gördüler. Dhuey göre zihinsel açıdan eşdeğer ancak doğum günleri sınır olarak kabul edilen tarihin iki ayrı ucunda kalan 4. sınıf öğrencisi söz konusu olduğunda, yaşça büyük olan öğrenci 100 üzerinden 80 alırken küçük olan 68 alabilecektir. Bu üstün zekalılar için hazırlanan programı hak kazanmakla, kazanmamak arasındaki farktır. Tıpkı sporda olduğu gibi diyor Dhuey, yetenek sınıflamasına küçük yaşta yapıyoruz, ileri okuma gruplarımız ve ileri matematik gruplarımız var. “Çocukları erken yaşta anaokulunda ve 1. sınıfta değerlendirdiğimizde öğretmenler yetenekle yaşı karıştırıyor ve yaşça daha büyük olan çocukları daha iyi eğitim alacakları ileri seviye grubuna yerleştiriyorlar.” Ertesi yıl yine aynı şey oluyor ve bu kez daha da başarılı oluyorlar.

Bu sorun, Yönetmeliklerde yapılacak küçük bir düzenleme ile çözülebilir. Şöyle ki ilk ve orta dereceli okullar, Eylül’den Aralık’a kadar doğmuş olanları bir sınıfa; Ocak'tan Nisan’a kadar dolmuş olanları diğer bir sınıfa ve Mayıs’tan Ağustos’a kadar doğmuş olanları da üçüncü bir sınıfa yerleştirebilir. Böylece öğrencilerin kendileri ile aynı düzeydeki öğrencilerle birlikte eğitim almaları ve kendileri ile aynı düzeyde olan öğrencilerle rekabet etmeleri sağlanabilir.  

Yorumlar (2)
Sinan Kahraman 6 gün önce
Çok Doğru
hocam. 6 gün önce
her okulda 3 şube olmuyor be hocam.
Günün Anketi Tümü
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Şu an seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?
Namaz Vakti 28 Haziran 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı