Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kaldı. Okul öncesi dönemden liseye her kademeden öğrenci, uzun yaz tatilinin ardından okula başlamanın veya bir üst sınıfa geçmenin heyecanını yaşıyor. Bu konuyu, İstanbul Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Psikolog Yeliz Arda ile değerlendirdik.


Çocukların alıştığı, güvende hissettiği ailesinden ayrılarak, yeni yaşantılar deneyimleyeceği toplumsal çevreye ilk adım attığı okul hayatı bir miktar kaygı, korku oluşturabilir. Çocuk okula neden gittiğini ve gideceği yerin nasıl bir ortam olacağını bilmelidir. Çocuğun yaşına, mizacına deneyimlerine uygun, net ve anlayacağı şekilde açıklamalıyız. Sorular kaçamak şekilde, konu değiştirerek ya da doğru olmayan şekilde yanıtlanmamalı.

Ebeveynler de, öğretmenler de 'Neden ağlıyorsun?' demek yerine 'Üzgün olduğunu görüyorum. Bu çok normal. Öğretmenine ve arkadaşlarına alıştıkça bu duyguların değişecek' demelidir.

Yurt dışı çıkış harcı 3 bin TL'ye mi çıkıyor? Yurt dışı çıkış harcı 3 bin TL'ye mi çıkıyor?


Bu durum sadece okul öncesi çocuklarda değil, 5 ve 8'inci sınıflarda da yaşanabiliyor. Aynı okulda olsalar bile farklı bir eğitim veya farklı öğretmenlerin olduğu okul hayatında, okula gitmek istememe, psikosomatik durumlar ve isteksizlik görebiliyoruz.

EBEVEYNLER NELER YAPABİLİR?


İlk başta okula güven ve merak duygusu çocuğa hissettirilmeli. İkinci olarak, okulun içerisinde ne olduğu, arkadaşlarının olacağını söylemek hayal etmesini, okulun cezbedici hale gelmesini sağlar. Üçüncü olarak, okul öncesinde öğretmeniyle, okul açılmadan tanışması okula ve öğretmene daha kolay uyum sağlamasına yardımcıdır.
Dördüncü adımda, okulu çocuğunuzla birlikte araştırabilirsiniz. Beşinci olarak, okulda ne kadar süre kalacağını, ne yiyip içeceğini, onu okula kimin alıp kimin bırakacağını çocukla paylaşın. Altıncı adımda okul alışverişini birlikte yapabilir, aynı şekilde odasının düzenlenmesi için de alışveriş yapabilirsiniz. Yedinci adımda çocuklarınıza kitap okuyabilir, birçok öykü kitabından yararlanabilirsiniz. Sekizinci adımda, okula en sevdiği oyuncağı götürmesine izin verebilirsiniz. Öğretmen oyuncağını ve onu sınıfa tanıtır, sosyalleşmesini sağlar.

Dokuzuncu adımda, çocuğun en ciddi işi oyundur. Çocuklara bolca oyun oynatarak okula uyum süreci kolaylaştırılabilir. Onuncu adımda, müziğin ve resmin gücünden yararlanarak çocukları motive etmek etkili bir yöntemdir. Derslerde şarkılar çalınıp resimler çizdirilebilir. Küçük sürprizler hazırlanıp gün sonunda takdir edilebilirler. Sınıf kuralları çocuklarla birlikte belirlenmeli, tutarlılık sağlanmalı. Fikirleri de kurallara dahil edildiğinde çocukların daha çok uyum sağlayacağı unutulmamalıdır.

Kaynak:sabah.com.tr

Editör: Haber Merkezi