Türk Eğitim Sen Öğretmenler Günü Anketinin Sonuçlarını Açıkladı

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 24 Kasım Öğretmenler Günü anketinin sonuçlarını açıkladı.

Öğretmenler 23.11.2020, 20:57 23.11.2020, 21:07
Türk Eğitim Sen Öğretmenler Günü Anketinin Sonuçlarını Açıkladı

Eğitimin gücünün; kalitesinde ve verimliliğinde olduğunu kaydeden Geylan, bunun da sadece öğretmenler ile başarılabileceğine dikkat çekti. Öğretmenlerin eğitim sürecinin en önemli öğesi olduğunu bildiren Geylan, “Nesiller yetiştiren, onları geleceğe hazırlayan, bilgisini, birikimini, tecrübesini öğrencilerine aktaran öğretmenlerimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Unutulmamalıdır ki; en iyi okulları da yapsanız, o okulları en son teknolojiyle de donatsanız şayet öğretmeniniz yoksa, öğretmeninize kıymet verilmiyorsa, öğretmeniniz huzurlu ve mutlu değilse, eğitimde hiçbir ilerleme sağlayamazsınız” diye konuştu.

Geylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Sokrates, “Dünyada her şeye bir değer biçilebilir, fakat öğretmenin yaptıklarına asla. Çünkü o her şeydir. Belki de hiçbir şey!” diyerek öğretmenin önem ve değerini çok net olarak ifade etmiştir.

Büyük Önderimiz, Başöğretmenimiz Atatürk “Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakârlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır…” diyerek öğretmenlik mesleğinde fedakârlığa vurgu yapmıştır.

İçinde yaşadığımız 21. yüzyıl bağlamında eğitim süreçlerinde yaşanan sorunlarla birlikte, öğretmenin rol ve sorumluluklarına ilişkin beklentiler de artmıştır. Bu süreçte eğitim ordumuzun neferleri öğretmenlerimiz birçok sorunla karşı karşıyadır.”

24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili yaptığımız çalışmada öğretmenlerimizin sorunlarının belirlenmeye çalışıldığını söyleyen Geylan, “Araştırma sonuçlarının öğretmenlerimizle ilgili politikaların belirlenmesine ışık tutmasını temenni ederim” dedi.

Genel Başkan Talip Geylan araştırma sonuçlarını şu şekilde açıkladı:

Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına 09-16 Kasım tarihleri arasında 15 bin 811 öğretmen katılmıştır.

Demografik Değişkenler:

Ankete katılanların % 66,3’ü erkek, % 33,7’si kadındır. Yüzde 89’u kadrolu, % 9’u sözleşmeli, % 2’si ücretli öğretmendir. % 35.9’unun kıdemi 1-10 yıl, % 33’ünün kıdemi 11-20 yıl, % 31,1’inin kıdemi 21 yıl ve üstüdür. % 82,5’i öğretmen, % 9,6’sı müdür yardımcısı, yüzde 6,1’i müdür, yüzde 1,8’i de diğer cevabı vermiştir. % 3,6’sı okul öncesi, % 31,1’i ilkokul, %31,7’si ortaokul, %33,6’sı lisede görev yapmaktadır.

Araştırmaya katılan öğretmenlerin;

Ekonomik sorunlar

  • % 71,7si aldıkları maaşın yaptıkları işi karşılamadığını, % 22,7’si kısmen karşıladığını söylüyor.
  • % 52si daha iyi iş bulursa mesleği bırakacağını ifade etmektedir.
  • Öğretmenler bütçelerinden en çok gıdaya pay ayırmaktadır. Katılımcıların % 69,5’i ilk üç harcaması içinde en çok gıdanın olduğunu, % 52,2’si ilk üç harcaması içinde en çok kredi ödemesinin olduğunu, % 44,6’sı ilk üç harcaması içinde en çok konut-kira olduğunu ifade etmiştir.
  • Öğretmenlerin % 42si salgın döneminde kredi çekmişlerdir. Kredi çekenlerin %21,9u 10.000-30.000 arası; %19,1i 100.000 den fazla; %16,6sı 30.000-50.000 arası; %15,8i 5.000-10.000 arası; %12,7si 50.000-70.000 arası;%10,9u 70.000-100.000 arası ve % 3ü 5000 TL den az kredi çekmiştir.
  • Öğretmenlerin % 51,1i ay sonunda ceplerinde hiç para kalmadığını söylerken; % 20,5’i 100-300 TL, % 10’u 300-500 TL, % 8,7’si 900 TL ve üzeri, % 5,6’sı 500-700 TL, % 4,1’i de 700-900 TL arasında kaldığını ifade etmektedir.
  • Öğretmenlerin % 14’ü ek iş yapmaktadır.
  • Öğretmenlerin % 82,8’i salgında mutfak harcamalarının arttığını ifade etmişlerdir.
  • Öğretmenlerin % 32,7si bütçelerinin % 31-40 arasını; % 29,2si bütçelerinin % 21-30 arasını; %16,5i bütçelerinin % 41-50 arasını; % 9,6sı bütçelerinin %51-60 arasını; % 7si bütçelerinin % 10-20 arasını; % 5’i bütçelerinin % 61 ve üzerini MUTFAĞA harcadıklarını ifade etmişlerdir.
  • Öğretmenlerin % 2’si maaşlarına haciz konulduğunu söylemiştir.
  • Öğretmenlerin % 39u uzaktan eğitim için tablet ya da bilgisayar almışlardır.

Salgın dönemi sağlık hizmetlerinde görev almaya yönelik sorunlar

  • Öğretmenlerin % 15,6’sı Vefa Destek Grupları/Filyasyon Ekipleri/Mahalle Denetleme Ekiplerinde gönüllü çalışmışlardır.
  • Ekiplerde gönüllü çalışan katılımcıların % 62,6sı koruyucu malzeme ve ekipman verilmediğini belirtmişlerdir.
  • Gönüllü ekiplerde görev alanların % 30u ekiptekilerden birilerinin Covid-19a yakalandığını belirtmişlerdir.
  • Gönüllü ekiplerde görev alan katılımcıların % 41,2si kendilerini en çok yıpratan hususun toplumun öğretmenlerin özverili çalışmasını görmezden gelmeleri olduğunu ifade etmiştir. Bunu % 25,9 ile insanların salgına karşı umursamaz tavırları; %19,7 ile zorunlu gönüllülük; %10,7 ile sağlığını kaybetme korkusu ve % 0,7 ile yıpranma takip etmektedir. Bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı % 1,8’dir.
  • Gönüllü katılımcıların sadece % 27si ödül almıştır.

Salgın dönemi yüz yüze eğitim süreçleri ile ilgili sorunlar

  • Katılımcıların % 45,9u okullarda maske kullanımının yeterli; % 13,4’ü çok yeterli; %26,5’i kısmen yeterli; % 8,9u yetersiz ve % 5,3ü çok yetersiz olduğunu belirtmiştir.
  • Katılımcıların % 34,3ü okulda hijyen kurallarının kısmen yeterli; %18,2si çok yetersiz; % 22,9u yetersiz; % 19,8i yeterli ve % 4,7si çok yeterli olduğunu ifade etmiştir.
  • Katılımcıların % 36,5i okulda mesafe kuralına uymanın yeterli; % 10,6sı çok yeterli; % 31,7si kısmen yeterli; % 13,2si yetersiz ve % 8,1i çok yetersiz olduğunu ifade etmiştir.
  • Katılımcıların % 55,6’sı okulların açılmasından tedirgin olmuşlardır.
  • Salgında yüz yüze eğitim veren katılımcıların % 54,2’si okullarında Covid-19 vakası görüldüğünü ifade etmişlerdir.
  • Vaka görüldüğünü ifade eden katılımcıların % 65,7si vaka tespit edildikten sonra eğitim öğretime devam edildiğini; % 30u vaka görülen sınıfın tatil edildiğini ve öğrencilerin karantinaya alındığını; % 3,2si öğrencinin evde karantinaya alındığını; % 0,9u öğretmenlerin karantinaya alındığını ve % 0,2si ise bu konuda bilgilerinin olmadığını ifade etmişlerdir.
  • Katılımcıların % 55i okula kendi aracını kullanarak gitmektedir.

Salgın dönemi emeklilik ile ilgili sorunlar

  • Emekliliği gelen katılımcıların % 61,7’si emekli olmayı istememektedir. Emekli olmak istemeyenlerin çoğunluğu ise emekli maaşı ile geçinemeyeceğini düşündüğü için emekli olmak istememektedir. Emekli olmak istemeyen katılımcıların % 62,3ü seçilen ilk iki nedeninde ilk sıraya emekli maaşı ile geçinmenin mümkün olmadığını; % 48,7si ilk sıraya 3600 ek göstergeyi, % 42,1i çocukların eğitimini ve % 11,7si ise hazır olmamayı koymuşlardır.
  • Emekli olmak isteyenlerin çoğunluğu mesleğin kendilerini yıprattığı için emekli olmayı istemektedirler. Emekliliği gelen katılımcıların % 44,2si seçilen ilk iki nedeninde ilk sıraya mesleğin kendilerini yıprattığını; % 33,8i ilk sıraya mali ve özlük hakların mesleki doyumu sağlamadığını; % 21,1i ilk sıraya Covid-19u koymuşlardır. % 7,5i çalışma ortamındaki huzursuzluğu, % 2,6sı ise amir-meslektaş sorununu belirtmiştir.

Mesleki imajla ilgili sorunlar

  • Öğretmenlerin % 62si salgın döneminde kendilerini değersiz hissetmişlerdir.
  • Katılımcıların % 69,8i öğretmenliğin toplum tarafından saygın bir meslek olarak görülmediğini; % 27,2si kısmen; % 2,9u ise saygın olarak görüldüğünü düşünmektedirler.
  • Katılımcıların % 59,3’ü MEB uygulamalarına göre öğretmenlik mesleğinin profesyonel bir meslek olarak algılanmadığını düşünmektedirler.
  • Katılımcıların % 90,3ü salgın döneminde öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen ilk üç neden içinde en çok "Öğretmenler çalışmadan ücret alıyor" algısını; % 46,5i ilk üç neden içinde en çok liyakatsizliği; % 11,5i sendikal ayrımcılığı ve % 3,8 ise diğer seçeneğini belirtmişlerdir.
  • Katılımcıların % 70,3ü öğretmenlik mesleğinin toplum tarafından saygın görülmemesinde ilk iki neden içinde en çok "Siyasilerin tutum ve davranışlarını", % 47,4ü ilk iki neden içinde en çok "Toplumun tutum ve davranışlarını", % 44,3ü  "Merkezi eğitim yöneticililerinin tutum ve davranışlarını", % 20,9u ise "Yerel yöneticilerin tutum ve davranışları" olduğunu belirtmiştir.
  • Katılımcıların % 63,6sı öğretmenlerin mesleki imajlarına katkıda bulunmak için MEBin yapması gereken ilk iki husus içinde en çok Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması gerektiğini, % 49,5i görevde yükselmenin hakkaniyet ve liyakate göre olması gerektiğini, % 47,2si karar alma süreçlerinde öğretmen görüşlerinin alınması gerektiğini, % 32,1i disiplin ve sınıf yönetmeliğinin değiştirilmesi gerektiğini, % 30u öğretmenlere asli vazifeleri dışında görev verilmemesi gerektiğini, % 25,1i öğretmenlik kariyer basamaklarının uygulanması gerektiğini ve % 19,4ü okul şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.

Mesleki doyum ve tükenmişlikle ilgili sorunlar

  • Katılımcıların % 41,7si kendilerini okullarında kısmen değerli hissettiklerini; %26,2si değersiz hissettiklerini; %32,1i ise değerli hissettiklerini ifade etmişlerdir.
  • Katılımcıların % 54ü mesleklerinden kısmen memnundurlar.
  • Katılımcıların % 43,2’si mesleklerini yaparken kısmen tükenmiş olduklarını, %31,2si tükenmiş olduklarını ve % 25,6’sı tükenmişlik yaşamadıklarını ifade etmektedirler.
  • Katılımcıların % 82si öğretmenlerin de yıpranma payı ile emekli olmasını desteklemektedir.
  • Katılımcıların % 82si proje okullarına yönetici ve öğretmen atamalarının herhangi bir kritere bağlı olmamasını doğru bulmuyor.
  • Katılımcıların % 87,8i maaş karşılığı girilen derslerdeki ek ücretin branşlara göre farklılık göstermesini doğru bulmamaktadır.
  • Katılımcıların %69,1inin Bakan Ziya Selçuktan ilk üç beklentisi içinde en çok olanı 3600 ek göstergedir. Katılımcıların % 59,2sinin ilk üç beklentisi içinde en çok olanı öğretmenlerin mali haklarının çözülmesidir. Katılımcıların % 50,1inin mesleğin itibar kaybının önlenmesidir. Katılımcıların % 34,8inin Öğretmenlik Meslek Kanununun çıkarılmasıdır. Katılımcıların %26,4ünün yönetici atamalarında liyakate önem verilmesidir. Diğerleri ise öğretmen yetiştirme sorunu, tayin özlük hakları sorunu, kadrolu-sözleşmeli ayrımı ve nicel eksikliklerdir.

En büyük temennimiz anket çalışmasında da açık şekilde ortaya konulan sorunların çözülmesi, beklentilerin karşılanmasıdır. Biz şuna inanıyoruz: Eğitimin taşıyıcı kolonu öğretmendir. Diğer tüm değişkenler öğretmenden sonra gelir. Öğretmeni huzurlu kılmadan, öğretmenlerimizin beklentilerini karşılamadan, öğretmen eksikliğini gidermeden eğitimde başarı elde etmek mümkün değildir.

Ayrıca belirtmek isteriz ki; Millet Mekteplerinin açıldığı ve Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’e Başöğretmenlik unvanının verildiği 24 Kasım tarihi bizim için çok anlamlıdır, değerlidir. Devletimizin kurucusu, Başöğretmenimiz Atatürk’ü bu özel günde özlem, minnet ve rahmetle anıyoruz. Öte yandan kalleş PKK tarafından katledilen Neşe Alten, Aybüke Yalçın, Necmettin Yılmaz ve daha nice şehit öğretmenimizi de minnetle yâd ediyoruz. Toprak bütünlüğümüze, birlik ve dirliğimize kast eden, bir ülkenin kalkınmasının itici gücü olan eğitimi zayıflatmaya çabalayan bölücüler bilsin ki; bu ülkede “Neşe Altenler”, “Aybüke Yalçınlar”, “Necmettin” Yılmaz’lar tükenmez.

Varlığını, bilgisini, birikimini ülkemizin geleceğine adayan öğretmenlerimiz, Öğretmenler Günü’nün gururunu yaşıyorlar. Bu vesileyle tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bu vesileyle kutlarız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ VİDEOMUZU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

GENEL BAŞKANIN AÇIKLAMALARI İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynak: www.ajanskamu.net
Yorumlar (0)
14°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
WhatsApp yerine hangi uygulamayı kullanmayı düşünüyorsunuz?
WhatsApp yerine hangi uygulamayı kullanmayı düşünüyorsunuz?
Namaz Vakti 26 Ocak 2021
İmsak 06:45
Güneş 08:13
Öğle 13:22
İkindi 15:56
Akşam 18:20
Yatsı 19:43