Eğitim Bir-Sen'den yapılan açıklama şu şekilde;

Günümüzde eğitim ve yükseköğrenim hakkının bir uzantısı görünümünde olan doçentlik süreci ve doçentlik adaylarının değerlendirilmesi süreçleri, Üniversitelerarası Kurulu Başkanlığı (ÜAK) tarafından yerine getirilen bir kamu hizmeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Bütün kamu hizmetlerinde olduğu gibi, ÜAK tarafından sunulan doçentlik inceleme/değerlendirme sürecinde de hizmetin yürütülmesi ile temel hak ve özgürlüklerin kullanılması arasında adil bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. 

Hakkaniyet, bazı durumların ve şartların önceden bilinip belirlenememesinin doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının eksik veya esnek bıraktığı durumlarda etkisini gösteren belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini sağlayan ilkedir. Özetle, hakkaniyet, somut olayların özelliklerine uygun düşen çözüm yollarına ilişkin en yüksek moral temeldir. 

Bu bağlamda, bir kısmı aynı zamanda üniversitelerde öğretim görevlisi/araştırma görevlisi sıfatıyla akademisyenlik görevi icra eden, bir kısmı ise doktora sürecini tamamlama hedefindeki yükseköğrenim öğrencisi statüsünde bulunan doçent adaylarından başvuru ücreti olarak 4.336,96 TL gibi fahiş bir rakamın alınması hukuka, kanuna, hakkaniyete ve adalete aykırı olup vicdanları rahatsız etmektedir. 

Önder Kahveci: Refah payı şart oldu Önder Kahveci: Refah payı şart oldu

Öğretim elemanı yetiştirme sürecinin esası olan doçentlik başvurularında, adayların külfete girmelerine neden olacak, öğretim elemanı yetiştirme ve sayısını artırma hedefini sekteye uğratacak nitelikte bir başvuru ücreti istenmesi, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırıdır. 

Bu nedenle, 2024 Mart dönemi doçentlik başvuruları için adaylardan talep edilen başvuru ücreti makul bir rakama indirilmelidir.