VELİLER MÜDAHİL OLMASIN
Okullar açıldı, eğitim öğretim başladı. Okulu fiziki yönden hazırlamak, sınıfların düzeni, sınıf oluşumları derken sorunlarda beraberinde geldi. Bütün zorluklara rağmen en iyisini yapmaya çalışırken destek beklerken özellikle ve özellikle velilerimizin istek ve beklentileri bizleri her şeyden çok yormaktadır. Yeter artık! Diye haykırasımız var.
Velilerce okulların yönetimine, düzenine bu kadar müdahale edilmez ki. Şeffaf yönetim, paylaşımcı yaklaşım dedikçe daha da işin içine girmeye, işleri çıkılmaz hale sokmaktadırlar. Velilerimizi de anlamaya çalışıyoruz, haklı gerekçeler sunanların yanında, çok da geçerli olmayan isteklerde bulunanlara ne demeli. Çocuklarının istek ve arzularını, şımarıklıklarını olumlu davranışa yönlendirme yerine, onlara müdahale etme yerine, okul işleyişini çocuklarının arzularına göre şekillendirme çabalarından darma duman olduk. Eğitim öğretime odaklanmamız gerekirken, velilerden gelen istekleri dinlemekten, anlatıp anlatıp anlamamalarından veya anlamazlıktan gelmelerinden, tepkilerinden, bütün enerjimizi tüketip, zamanımızı harcamaktadırlar. İstekleri karşısında aldıkları ve beğenmedikleri cevaplardan sonra küçük, büyük makamlardan kimleri kimleri devreye sokmuyorlar ki. Makam sahipleri de büyük büyük işlerinin arasında, uygulamaya konulan yönetmelik, genelge v.s.leri göz ardı ederek telefonlara sarılıyorlar. Belki de haklıdırlar. Bizi nasıl bezdiriyorlarsa onları da bezdirene kadar durmuyorlardır. Bu istek ve beklentiler memleket meselelerinden daha vahim ve daha elzem haldedir çünkü. Yurtiçi bitip, yurtdışı kaynaklı kişilere ulaşıp, Başkan Obamayı da arattırırlarsa hiç şaşırmayacağız. Maşallah velilerimizin ulaşamayacakları mercii yok gibi. Velilerimiz bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olarak ön yargıları ile iyi öğretmen, iyi sınıf arıyorlar ya; biz eğitimcilerde eğitimli veli arıyoruz. Velinin eğitemediğini eğitmeye çalışmak çok zorluyor. Öğretmenlerimizde oluşan kırgınlık ve yılgınlıkta tuzu biberi oluyor. Öğrencilerimizdeki olumsuz yansımaları daha bir derinleşiyor.
Aslında çözümü var ve kolay. Bu yıl için geçti ama özellikle şu sınıf listeleri merkezden
e-okul üzerinden düzenlense sıkıntı bitecek. Okullar rahatlayacak. Lakin bu seferde Türkiyenin dört bir yanından Ankaraya akınlar başlar. Bakanlığın bahçesinde yatanlar, isteklerini bakanımıza, müsteşara, danışmanlara, genel müdüre, sekretere, hizmetliye anlatıp anlatıp biraz da onlarla haşır neşir olurlar. Bizzat yaşayıp görmeli bu durumu.
Lafın özü şu ki; Eşekten düşenin halini anlamak için öncelikle eşekten düşmek lazım.
Neşe VURAL

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.