YEREL seçimin üzerinden tam 7 ay geçti… Bu zaman diliminde CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde 5 bin 831… İzmir'de bir 194, Adana'da bin 300, Antalya'da 915 işçi kapının önüne kondu… Bu insanların tek suçu AK Parti döneminde işe girmiş olmaları.
Sürekli yoksulluk ve işsizlik edebiyatı yapan CHP yönetimi sudan sebeplerle işlerine son verilen gariban emekçileri görmüyor, duymuyor.
Onların bu tavrından cesaret alan belediye başkanları son sürat kıyıma devam ediyor. CHP'li belediyelerde işçilerden sonra sıra 4/B statüsünde çalışan sözleşmeli personele geldi.
31 Aralık öncesinde binlerce sözleşmeli personel kapının önüne konulacak. Sözleşmelerinin yenilenmeyeceğini evlerine yollanan tebligatlardan öğrenen 4/B'liler ne yapacaklarını şaşırmış durumda.
Çoğu 10 yılı aşkın bir süredir belediyelerde hizmet veriyor.
Her yıl 31 Aralık'ta yenilenen sözleşmeleri bu yıl "Hizmetinize gerek kalmamıştır" denilerek sona erdiriliyor. Belediyelerde bu durumda olan sözleşmeli personelin sayısı 20 bin civarında.
Bu insanlar yeni yıla işsiz olarak girecek. Henüz evlerine tebligat ulaşmayanlar huzursuz ve tedirgin.
Her akşam eve "Acaba sıra bana geldi mi" korkusuyla gidiyorlar.
Aileleriyle birlikte yaklaşık 80 bin kişiyi bu psikolojide yaşamaya mecbur bırakanlar utansın.
Memur ve işçi sendikaları başta olmak üzere bütün siyasilere bu sorunun çözümünde önemli görevler düşüyor. Belediyelerdeki işçi ve sözleşmeli personel kıyımına karşı mücadele etmek artık bir insanlık görevidir. Partizanca hesaplarla kışın ortasında kapının önüne konulmak istenen bu insanlara sahip çıkmak zorundasınız.
Sözde solcu ve emekçi dostu olduklarını iddia edenlerle bugün kararlı bir şekilde mücadele etmez, gerçek yüzlerini topluma göstermezseniz yarın sizin için de çok geç olabilir. Bunu sakın unutmayın….

Zafer ŞAHİN / TAKVİM