Asgari ücretli eşin nafakası kesilmez

Anayasa Mahkemesi (AYM), 1.100 TL emekli maaşı alan Esat İ.'nin, iki yıl evli kaldığı, ortak çocuğu bulunmayan ve asgari ücretle çalışan eski eşi F.İ.'ye 125 TL yoksulluk nafakası ödemesine vize verdi. Karar, nafakanın kaldırılmaması nedeniyle yapılan hak ihlali taleplerinin reddi anlamını taşıyor.

Hürriyet 24.09.2020, 13:00
Asgari ücretli eşin nafakası kesilmez

Esat İ. 2006da F.İ. ile evlendi. Çift iki yıl sonra geçimsizlik nedeniyle boşandı. Antalya 1. Aile Mahkemesi Esat İ.nin boşandığı eşine ayda 225 TL yoksulluk nafakası ödemesine hükmetti.

Esat İ. 2013te dava açarak, eşinin çalıştığını, mali durumunun iyi olduğunu iddia edip nafakanın kaldırılmasını istedi. Mahkeme nafakayı 125 TLye indirdi ve davayı reddetti. Esat İ. 9 Temmuz 2015te hak ihlali iddiasıyla AYMye başvurdu. AYM başvuruyu reddetti. AYMnin kararında özetle şu ifadeler yer aldı:

ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR

Hürriyetten Oya Armutçunun haberine göre;"Somut olayda başvurucu, eski eşine daha önce aylık 225 TL nafaka ödemekte iken açtığı dava sonucunda miktarın azaltılmasına ve başvurucunun aylık 125 TL nafaka ödemesine karar verilmiştir. Derece mahkemesi, nafakanın kaldırılmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığını incelemiştir. Mahkemece tarafların ekonomik durumları araştırılmış, başvurucunun 1111 TL emekli maaşı aldığı, Antalyada adına kayıtlı bir evi ve ayrıca bir arsasının olduğu, bir aracının bulunduğu, boşandığı eşinin ise bir ilköğretim okulunda güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, aylık 860 TL maaş aldığı, taşınır ve taşınmaz malının bulunmadığı, 200 TL kira ödediği, daha önceki evliliğinden olma çocuğuna bakmakla yükümlü olduğu tespit edilmiştir.

İHLAL YOK

Derece mahkemesinin karar gerekçelerinin incelenmesinde tarafların hukuki menfaatleri arasında bir dengeleme yapıldığı ve yargısal makamlarca takdirlerinin gerekçelerinin ayrıntılı şekilde ortaya konulduğu, bu kapsamda kararlarda yer verilen tespit ve unsurlar itibarıyla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı yönünden yargısal makamların takdir yetkilerinin sınırının aşıldığına ilişkin bir bulguya rastlanılmadığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkına ilişkin devletin pozitif yükümlülüklerinin somut olayda yerine getirildiği, başvurucunun söz konusu hakkına yönelik açık bir ihlalin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir."

Yorumlar (0)
banner51
16°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadroya Geçen İşçiler Asıl İşkoluna Dahil Olmalı mı?
Kadroya Geçen İşçiler Asıl İşkoluna Dahil Olmalı mı?
Namaz Vakti 27 Ekim 2020
İmsak 05:57
Güneş 07:22
Öğle 12:53
İkindi 15:45
Akşam 18:14
Yatsı 19:34