Murat Muratoğlu: 40 yıllık fırıncıların görmediği pişkinliği yapmak kolay mı? Kampanyayı yakalamışken iki tane alsaydı!

Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve THY Teknik A.Ş. çalışanlarının bağlı olduğu Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, 1 milyon 300 bin TL'ye 'kampanya'dan BMW marka makam aracı aldı. "Aracı kampanyayla 1.3 milyona, 3 hafta önce aldım" diyen Değirmenci, maaşının '30 bin ile 50 bin lira arasında' olduğunu söyledi. Söz konusu haberi köşesine taşıyan Sözcü yazarı Murat Muratoğlu Değirmenci'yi “ Tam 500 bin lira ucuza aldığını söyleyip 40 yıllık fırıncıların görmediği pişkinliği yapmak kolay mı? Kampanyayı yakalamışken iki tane alsaydı!” sözleriyle eleştirdi. Muratoğlu yazısını “Çok şükür bugün de başkası adına utanmak bize kaldı!” sözleriyle bitirdi.

Murat Muratoğlu’nun Sözcü gazetesinde yayımlanan "Bas gaza başkan bas gaza" başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:


"Bakın, buraya kadar sustum, içime attım. Sonunda dayanamadım. Dalga mı geçiyorlar yoksa sabır mı sınıyorlar? Nereye gidiyor bu ülke?

Kimse kusura bakmasın ama hem Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı olacak hem de Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanlığı'nı yapacak ve dört yıl sonra duracak 800 bin liralık Audi ile dolaşacak! Yakışır mı başkana? Tabii ki 10 yıl gidecek 1 milyon 300 binlik BMW olacak altında!

***


İstese Ferrari, Maserati, Rolls Royce alamaz mıydı? Araba satıcısı sert kayaya çarpmıştı. Nitekim kendi de; “Ben Kayseriliyim tasarrufu iyi bilirim” deyip sırrını açıklamıştı.

Koskoca sendikanın başkanı ne de olsa hesap adamı... Tam 500 bin lira ucuza aldığını söyleyip 40 yıllık fırıncıların görmediği pişkinliği yapmak kolay mı? Kampanyayı yakalamışken iki tane alsaydı!

***


Maaşının 50 bin lira olduğunu söyleyenlere “30.000-50.000 arası alıyorum” deyip tokat gibi cevabı yapıştırdı. Bu ortamda yeter mi maaşı?

Yani kendi de tam bilmiyor ne aldığını…

Bir anlamda amme hizmeti ama önemli olan sevabı… Sendikanın üyesi olup, asgari ücretle çalışıp ay sonunu getiremeyen işçiler kim bilir ne övünüyordur şimdi…

***


Bu paralar sendika üyelerinin alın terlerinin karşılığı… Çocuklarının rızkından keserek ödediği sendika aidatları…

Herhalde rahatsız olsalardı ağızlarını açarlardı. İşçiler sesini çıkartmıyorsa isterse gemi alır, kim karışır?

***

Çok mütevazı yerli ve milli sendika başkanı kendi hakkında kitap yazdırdı. “Çelik gibi iradesi ve sabrı ile tornacılıktan başlayarak basamakları ağır ağır, hazmederek çıkmış, bu göreve de bileğinin, emeğinin, yüreğinin hakkıyla geldi” önsözüyle “Bizim Yunus” adıyla bastırıldı.

Kitap, şirketlere, firmalara koli koli dağıtıldı. Çok şükür bugün de başkası adına utanmak bize kaldı!"

Yazının tamamı için Tıklayınız