ajanskamu @ gmail.com

Üzerinden günler geçmesine rağmen Osmangazi Köprüsü'nden geçiş ücretlerinin birinci sınıf araçlar için 103 liraya yükseltilmesine tepkiler dinmiyor.

Öyle birilerinin iddia ettiği gibi bu tepkiler sosyal medyadaki birkaç kişinin gazlamasından kaynaklanmıyor. AK Parti'ye oy veren vermeyen herkes yapılan bu fahiş zammı kıyasıya eleştiriyor. 

Kusura bakılmasın ama ben bu eleştirileri hayli yerinde buluyorum. 

Gerek Yavuz Sultan Selim Köprüsü gerekse Osmangazi Köprüsü bir geçiş yolu olmaktan çıktı, insanların adım başı durdurulup para istendiği bir güzergâh haline geldi. 

Misal...

İstanbul'dan Bursa'ya mı gideceksiniz? 

TEM'e çıktığınız andan itibaren çarkın içine düşüyorsunuz. Gişelerden geçip otobana çıktığınız için para ödüyorsunuz. Devam edip Osmangazi Köprüsü'ne geliyorsunuz. Hadi bir daha para ver. 

Yola devam ediyorsunuz, durup bir daha otobana çıkış bedeli ödüyorsunuz. 

İkide bir "Dur! Para ver! Devam et!"

Bursa’ya varıncaya kadar 124 lira para ödüyorsunuz. 

Sadece gidişte değil, dönüşte de aynı rezillik. Üstelik dönüşte bu rakamdan daha fazla bir bedel ödüyorsunuz. Daha önce gidiş dönüş 200 liraya mal olurken, şimdi yaklaşık 300 lira ödemek zorunda kalıyorsunuz. Yıl uzadıkça bu bedel daha da artıyor. 

Bu nedir ya?

Altı üstü İstanbul Bursa arası yol gidiyorsunuz, ülke değiştirmiyorsunuz ki? Bu ne fahiş fiyat böyle? Anlamakta güçlük çekiyorum. 

Bahsini ettiğim güzergahı kullananlar şu sözlerime katılacaktır. Zamlı fiyatlar devreye girmeden önce dahi bu köprü ve otobanlarda arada bir tek tük araç geçiş yapıyordu. 

Şimdi adeta in cin top oynamaya başladı. 

Topçular İskelesi'nde arabalı vapurlar dakika başı kalkış yapıyor ve gidiş dönüş toplamda 100 lira. 

Zamandan tasarruf etmek, Bursa'ya yarım saat önce gitmek isteyenler daha önce biraz daha fazla para ödeyerek köprü ve otobanı kullanıyordu. Ama şimdi feribotla köprü arasındaki fiyat farkı 200 lira oldu. 

Kim nasıl kullanacak söyler misiniz?

Benim anlamadığım nokta şurası:

Devlet bu köprüyü yapan taşeron firmaya belli bir geçiş ve ödeme garantisi verdi, tamam. E o zaman neden sürümden kazanma yoluna gidilmiyor?

Çok basit bir mantık yürütelim.

Günde 103 liradan 50 araç geçiyorsa, 35-45 lira yaparsın fiyatı, 50 araç değil de 500 araç geçirirsin. 

Ha geçmeyen araç bedelini devlet olarak ödemişsin, ha daha çok geçen araçlardan dolayı oluşan açığın bedelini ödemişsin ne farkı var? 

Bunun matematiği çok mu zor anlamıyorum?

Yapılan bu zammın hiçbir haklı gerekçesi yok. Bunu vatandaşa anlatmakta da büyük güçlük çekildiği görülüyor. Ulaştırma Bakanlığı'nın hemen devreye girip yeni bir fiyat ayarlaması yapması gerekiyor.

Dikkatinizi çekerim!

100 liraya yurt içi, 250 liraya yurt dışı uçak bileti satılan bir ülkede yaşıyoruz.

Bir köprünün geçiş bedeli uçak biletinden bile fazlaysa, bunu kimseye anlatamazsınız.