Akıllı adam aklını, daha akıllı adam başkalarının aklını da kullanır denilir. CFR ve Bilderberg de “Yeni Dünya Düzeni” veya Globalizm denilen düzeni planlayanların bu hedef için kullandıkları yarı açık örgütlenmelerdir. Hem kendi üyeleri vardır, hem de politikacılar, sanayiciler, kamuoyunu etkilemekte ve planlananın insanlığın yararına olacağına toplumları ikna etmede yararlı olabilecek yazar-çizer-bilim adamlarından oluşan konukları.

        Kültürel, askeri, politik, ekonomik her konu ile ilgililer.

        Bu toplantılarda kendi dış politika uzmanlarını, yüksek dereceli memurlarını, başkan adaylarını da eğitirler, konuk olarak davet edilen diğer ülkelerin politikacılarını, sanayicilerini ve medya mensuplarını da.  

        ABD’nin Dış işleri ve gizli servis görevlilerinin büyük kısmı buradan devşirilir. 

        ABD dış politikasını oluşturmada başka ülkelerden gelen askeri, ekonomik, siyasi, medyada önemli yer tutan kişilerin hem bilgilerinden ve görüşlerinden faydalanılır, hem de onlara kendi çıkarlarına uyacak fikirlerini benimsetmek için konuşmalar yapılır.

          Görüşmeler halka ve basına kapalıdır.

          Bu çalışmalara göre ABD yararına yeni stratejiler belirlenir. Diyelim ki, bir ülkede etnik veya dini farklılık vardır. Çatışma çıkmaması için yapılabilecekler, hassas noktalar o ülkenin iyi bilenlerinden öğrenildikten sonra, söylenenin tersi yapılarak insanlar birbirine düşürülebilir.

          Bu şuna benziyor: Diyelim ki, karı koca ikisini de çok sevdiğiniz arkadaşlarınız arasında sorun var. Ayrılmalarını istemiyorsunuz. O zaman her ikisinin de bildiğiniz olumlu taraflarını öne çıkararak, çocuklar varsa, aile ortamında büyümesinin önemine dikkat çekerek barıştırmaya çalışabilirsiniz. Ama ikisinden birini sevmiyorsanız, ya da evlilik kurumuna karşıysanız, yine iyi bildiğiniz olumsuz taraflarını ve anlaşmazlık konularını öne çıkarıp, çocukların mutsuz ortamda büyümesindense ayrılmalarının hem kendileri için daha iyi olacağına,  hem de çocuğun anne veya babadan birinin yanında daha huzurlu olacağına ikna edebilirsiniz. Her iki durumda da, onları çok iyi tanıyan ve onların en doğru olanı yapmalarına destek olan iyi arkadaş olabilirsiniz.

          Ayrıca, en iyi ajan, ajan olduğunu bilmeyendir denilir.

           Dostluk ortamında mesleki bilgi paylaşma veya yardımcı olma görüntüsü altında herhangi bir ülkedeki sorun veya olay hakkında kendi planlarınızın, düşüncelerinizin çözüm olduğu konusunda karşı tarafı ikna edebilirseniz o kişi sizin fikirlerinizi artık kendi görüşleri olarak samimiyetle ve gayretle savunarak farkında olmadan size hizmet edecektir.

          CFR toplantıları ile ilgili olarak Cüneyt Zapsu, Akşam Gazetesinden Ayşegül Kömürcü’ye :

”Amerika’nın asıl karar vericileri ile bir araya geliniyor. Kalıcı karar vericilerle irtibat kuruluyor. (..) CFR üyeleri sadece ABD değil, dünyanın ‘kalıcı’ karar vericileri top beşindendir.”

           CFR, (The Council on Foreign Relations- Dış İlişkiler Konseyi)

         1921 yılında, New York’ta kurulmuştur.

         “Foreign Affairs”isimli aylık dergi çıkarır. Londra’daki “Royal Institute of International Affairs” (Chatnam House olarak bilinir.) ile kardeş kuruluşlardır.

           CFR, kendi internet sitesine göre gizli değil, açık bir örgüttür. Ama kapalı kapılar ardında konuşulanları kimse bilmiyor. Gerekçe, konuşulanların gizli olması değil, sisteme göre üyelerin diğer üyelerle yeni fikirleri test etmesi.

Yani, isteyenin istediği konuda kayıt altına alınmadan istediği görüşleri ortaya koyması, aklından geçeni sorumluluk olmaksızın söyleyebilmesi önemli. Bu görüşlerin kamuoyuna yansımasının olumsuz etkileri olabileceği için görüşmeler gizli tutuluyor deniliyor.

Üyeler arasında Rockefeller (onursal başkan), Colin Powell, Henry Kissinger, Bill Clinton, Baba George Bush gibi isimleri var.

CFR toplantılarına katılanlar arasında Abdullah Gül, Kamran İnan, Oktay Vural ve pek çok başka Türk de var.

2012’de Türkiye ile ilgili bir de rapor sundu CFR. Raporun başlığı, ABD-Türkiye İlişkileri: Yeni bir ortaklık. 

           Bilderberg Toplantıları

Bilderberg Toplantıları 1954 yılında düzenlenmeye başlamıştır.

İsmini toplantının ilk kez düzenlendiği yer olan Hollanda’daki Bilderberg otelinden almıştır.

Dünyanın yönetimi ve küreselleşme konulu toplantılar yapılmaktadır. ABD’ye karşı yükselen tepkilere karşı ABD ve Avrupa ülkeleri arasında işbirliğini öngörür.

           Kuruluşunda CIA’nın rolü vardır.

Türkiye’den de bu toplantılanlara katılanlar var. Bunlar arasında, Devlet Bakanı Ali Babacan, Mustafa Koç, Suzan Dinçer Sabancı, Ferit Şahenk, Gazetecilerden  Zeynep Göğüş, Ruşen Çakır, Fehmi Koru, Sami Kohen sayılabilir.

          Niyeti ABD egemenliğinde ulus devletleri yok etmek olan bir projenin mühendisliğini yapan örgütlere davet edilmenin amacı elbette diğer ülkeleri de  ABD seviyesine çıkarmak değil, akıllarındaki projeyi hayata geçirmek için istenen politikaları uygulatmak, hedefe giden yolu döşetmektir.

           Bu sabah Dünya yeni bir güne uyandı ama dün den fazla bir değişiklik olmayacak. Trump kazandı kazanmasına ancak clinton kazansaydı da değişen birşey olmayacaktı. yine müslüman kanı akacak, yine müslüman coğrafyalar kaos ve trajedilere sahne olacak. Kimin yaptığı ya da aktörlerin kim olduğu değil, Rothschild  , Rockefeller CFR Bilderberg gibi dünya karar alıccıları değişmeden durum değişmeyecek. 
          
             Ne zaman ki Dünya ABD başkanı kim olacak? ya da Kim Kazanırsa ne olur ? değil de Halife kim olacak, Halife filan olursa Müslümanlar ne yapar der işte o zaman müslümanlar için bişeyler fark eder.